Yazılar veya Yorumlar 16 May 2008

Şifalı Bitkiler admin | 14 May 2008

Pireotu

Orjinal Adı Tanacetum cocineum
Diğer Adları Oltuotu, Pirekapan
Bilgi

Bileşikgiller familyasındandır. Anayurdu Kafkasya olup ülkemizde Erzurum
yaylalarında yetişmektedir. 25-30 cm. boylanabilen çokyıllık otsu bitkidir.
Ortada sarı tüpsü ve yanda soluk ya da koyu pembe dilsi çiçekleri
papatyanınkine benzer. Bu çiçeklerin bileşiminde %5 oranında uçucu yağ ile
sabit yağ, reçine ve piretrin adlı madde bulunur. Piretrin; pire, kene vb. kan
emici hayvanlar için çok zehirli; insan, kedi, köpek vb. için az zehirlidir.
Piretrin kan emici hayvanlara değince öldürücü etkisini gösterir. Bu nedenle
pireotunun çiçekleri toplanır ve kurutulur.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı

El değirmenlerinde öğütülüp toz haline getirilir. Eskiden Erzurum Oltu
ilçesinde piyasaya çıkarıldığı için Oltuotu adıyla tanınmıştır. Bu ilaç özellikle
pirelere ve öteki böceklere (sözgelişi hamamböceği, tahtakurusu, kene, karınca
ve örümceklere) karşı evlerde gerekli yerlere serpilerek kullanılır.

Şifalı Bitkiler admin | 13 May 2008

Papatyalar

Orjinal Adı Anthemis ve Matricaria türleri
Bilgi
Bileşikgiller familyasindaki bitkiler gibi Anthemis
ve Matricaria cinsi papatya türleri, ortada sarı tüpsü çiçekleri ile bunların
çevresinde beyaz ya da sarı renkli dilsi çiçeklerinden oluşan bileşik çiçekleri
ve çok parçalı yapraklan ile dikkati çeker. Papatya türleri ilkbaharda çiçek
açmaya başlar, yaz boyunca çiçekli kalır.
Anthemis cinsi papatyaların tür sayısı 100 kadar olup bunların anayurdu
Avrasya’dır. 20-30 cm. kadar boylanabilen, dayanıklı çokyıllık otsu bitkilerdir.
Ülkemizde 50 kadar Anthemis türü papatya yetişmektedir. Bunlar, çiçekleri
gösterişli olduğundan çoğu yerde süs bitkisi olarak üretilir. En önemli türü 75
cm. kadar boylanabilen Alman papatyası (A. nobilis) türüdür.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Alman papatyasının tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri:
• Yatıştırıcı, tonik ya da boğaz ağrıları antiseptiği olarak, yaş veya kurumuş
çiçeklerinden hazırlanan infüzyon, günde birkaç kez içilebilir.
• Uykusuzluğa karşı aynı infüzyondan gece yatmadan önce bir bardak içilir.
• Akne durumunda bu infüzyonla yüz yıkanıp kurulanırsa cildi temizler.
• Romatizma ağrılarına karşı, zeytinyağında 10-15 gün kadar bekletilen
çiçekleriyle elde edilen eriyiği (özütü) ağrılı yerlere uygulanır.
• Saçlara çok yararlı olan bir banyo suyu hazırlamak üzere çiçekleri suda
kaynatılır. Bu banyo suyuna daldırılan tarakla saçlar taranır.
Köpek papatyası (A. cotula), ülkemizde çok yaygın olarak yetişen, kötü kokulu
bir papatya türüdür. Ama; gaz söktürücü, uyarıcı ve adet söktürücü ilaç olarak
kullanılır. Bu amaçlarla taze ya da kurumuş çiçekleriyle hazırlanan infüzyon,
günde bir-iki kez içilebilir.
Matricaria cinsi papatyalar içinde anayurdu Avrasya olan ve ülkemizde de çok
yaygın yetişeni, Adi ya da Tıbbi papatya (M. chamomilla) türüdür. 25-50 cm.
kadar boylanabilen, dayanıklı çokyıllık otsu bitkidir. Sarı renkli tüpsü
çiçeklerinden oluşan çiçek başı kubbe gibi çıkıntılı ve içi boştur. Bunların
çevresindeki dilsi çiçekleri beyaz renkli olur.
Adi papatyanın tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri de şöyle
sıralanabilir:
• İştah artırıcı, yatıştırıcı; mide ve bağırsak gazları ile safrayı söktürücü, idrarı
artırıcıdır. Bu etkilerinden yararlanılmak üzere iki-üç tutam taze veya kurumuş
çiçekleriyle hazırlanan infüzyon günde bir-iki kez içilebilir.
• Boğaz ağrılarına karşı, iki-üç tutam taze veya kurumuş çiçekleri kaynatılarak
bir dekoksiyon hazırlanır. Bu dekoksiyonla günde birkaç kez derin gargara
yapılır.
• Yaraları iyileştirici olarak aynı dekoksiyon yaralara dıştan kompres olarak
uygulanır.
• Saç rengini açmak üzere, gene bu dekoksiyon kullanılır.

Şifalı Bitkiler admin | 12 May 2008

ÖKSEOTU

Orjinal Adı Viscum albüm
Diğer Adları Burç, Çekeni, Göbelek, Gökçe
Bilgi
Ökseotugiller familyasından, kimi ağaçlar üzerinde
asalak olarak yaşayan, 100′ü aşkın türü bulunan ufak çalı halindeki bitkilerin
genel adı Ökseotu’dur. Burada açıklaması yapılacak olan Adi ökseotu (V.
albüm) türü, Avrupa ve Akdeniz ülkeleri ile Türkiye’de pek çok ağaç türünün
(çam, göknar, söğüt, kavak, meşe, ıhlamur ve bazı meyve ağaçları) dalları
üzerinde gelişir. 30-100 cm. boylanabilen, kışın yaprakçıklarını dökmeyen,
sarımsı renkte çiçekler açan bitkilerdir. Buruşuk yüzeyli, sarımsı renkli,
kokusuz ve tatsız meyveleri 1 cm. kadar çapında, küre biçiminde ve tek
tohumlu olur. özellikle ardıç kuşları bu meyveleri sever ve kondukları ağaç
dallarına dışkılarıyla ökseotu tohumlarını bırakıp bitkinin çoğalmasını
sağlarlar.
Adi ökseotunun yaprakçıkları tanen, urson, inosit, viskotoksin, sapotoksin ve
glikozit adı verilen maddeleri içerir. Bitkinin meyvelerinin etli bölümünde
visin adlı yapışkan madde bulunur. Bununla kuşları tutmak üzere ökse
hazırlanır.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Ökseotunun yaprakçık ve genç sürgünlerinin tıbbi etkileri şöyle sıralanabilir:
• Sinirleri yatıştırıcı, sinirsel spazmları gidericidir.
• Yüksek tansiyonu düşürür. Yüksek tansiyon nedeniyle oluşan baş ağrılarını
geçirir.
• Damar çeperlerindeki kireçlenmeyi azaltır. Damar sertliğine karşı yararlıdır.
• Sinirsel taşikardilerde çarpıntıyı hafifleticidir.
• Metabolizmayı düzene sokar.
• Son zamanlarda yapılan bazı kanser araştırmalarında ökseotunun tümör
oluşumunu engellediği saptanmıştır.
Bütün bu etkilerini sağlamak üzere, ökseotunun yaprakçık ve taze sürgünleri
ilkbaharda toplanır, gölgelik, havadar yerde kurutulur. 1-2 tatlı kaşığı kurumuş
yaprakçık ve genç sürgün üzerine bir bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika
süreyle demlendirerek hazırlanan infüzyon, günde üç kez içilir.
UYARI
• Hazırlanan bu infüzyona ökseotu meyveleri konulmamalıdır.

Şifalı Bitkiler admin | 12 May 2008

OĞULOTU

Orjinal Adı Melissa officinalis
Diğer Adları Kovanotu, Melisa
Bilgi
Ballıbabagiller familyasındandır. Akdeniz
havzasının bitkisi olup Güney Avrupa’da yaygın biçimde tarımı yapılmaktadır.
Ülkemizde de Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetişir. 100 cm. kadar
boylanabilen, dayanıklı çokyıllık otsu bitkidir. Gövdesi dört köşe kesitli, tüylü
ve dallara ayrılan yapıdadır. Oval biçimli, kenarları dişli ve tüylü yapraklan
limon kokulu olur. Yaz mevsiminden sonbahara kadar salkımlar oluşturarak
açan, çok açık sarı ya da beyazımsı küçük çiçekleri iki dudaklı; koyu
kahverengi, minik ve gözyaşı biçimli tohumlan parlaktır. Tohumu ile
yetiştirilmesi çok ağır gerçekleştiğinden bitki ya bölünerek ya da gövde
çelikleri alınarak çoğaltılır.
Oğulotu sitral, stranellal, linalol ve pinemi içeren uçucu yağlar ile flavon ve
reçine içerir. Körpe yaprakları hoş limon kokusunu vermesi için salatalara,
bazı yiyecek ve içeceklere katılır. Melisa çayı olarak demlenip sevilerek içilir.


Tibbi Etkileri ve Kullanımı

Bitkinin tıbbi etkileri ve bu etkilerden yararlanma yöntemleri şöyle
özetlenebilir:
• Yatıştırıcıdır; endişe ve depresyonla oluşan gerginlikleri giderir.
• Gaz söktürücüdür. Sindirimi kolaylaştırır, sindirim sistemindeki spazmları
yok eder.
• Terleticidir; ateşli soğuk algınlıkları, nezle ve bronşitte etkili olur.
• Kalp ve kan dolaşımı sistemi üzerinde tonik etkisi vardır. Tansiyonu düşürür.
Bu etkileri sağlamak üzere körpe ya da gölgede kurutulmuş yaprakları
kullanılır, 1 bardak kaynar su, 2-3 tatlı kaşığı kuru ya da 4-6 kaşık körpe
yaprak üzerine dökülüp 10-15 dakika süreyle demlendirilirken, içilene kadar
üzeri sıkıca kapalı tutulur. Böylece hazırlanan infüzyon, sabah ve akşamları
birer kez ya da gerektikçe bir bardak olarak içilir.

Şifalı Bitkiler admin | 09 May 2008

NANELER

Orjinal Adı Mentha türleri
Bilgi
Ballıbabagiller familyasındaki aynı cinsten 25 kadar
çokyıllık dayanıklı otsu bitkinin genel adı Nane’dir. Dünyanın tüm ılıman ve
astropikal bölgelerine yayıldığı gibi ülkemizde de 7 türü yetişmektedir. Nemli
ve gölgelik yerleri çok seven nane türleri, 3-100 cm. arasında boylanabilirler.
Dört köşe kesitli, kırmızımsı gövde ve dalları; karşılıklı dizilen, kenarları dişli,
keskin ama hoş kokulu koyu yeşil yaprakları ve dal uçlarında kümeler
oluşturarak temmuz-ağustos aylarında açan leylak, pembe ya da beyaz renkli
çiçekleri vardır. Koyu kahverengi, minik taneli ve küremsi biçimli tohumları
olur. Nane türleri, döktüğü tohumlarıyla çoğalır ya da çoğaltılır.
Türleri arasında en çok kültürü yapılanı (yani insan eliyle üretileni) Bahçe
nanesidir (M. piperita). Bu türün yaprak, sap ve çiçeklerinde mentol, menton,
jasmon vb. maddeleri içeren uçucu yağ ile tanen, reçine, acı bitki esansı ve
bazı organik maddeler bulunur. Nanenin tazesi ya da kurutulmuşu baharat
olarak kullanıldığı gibi ilaç, yiyecek ve parfümeri alanlarında da kullanım yeri
bulur.


Tibbi Etkileri ve Kullanımı

Nanenin tıbbi etkileri şöylece sıralanabilir:
• Sindirim salgılarını artırdığından mide ve bağırsaklardaki sindirim işlemini
kolaylaştırır.
• İç organların kaslarında yatıştırıcı etkiler yapar.
• İçerdiği uçucu yağlar nedeniyle mide bulantılarını keser. Gebelikteki ve
yolculuklardaki kusma refleksini bastırır.
• Mide ve bağırsak gazlarını söktürücüdür.
• Beden üzerinde güçlendirici (tonik) etkisi vardır.
• Bağırsaklardaki kolit yaralarının iyileşmesinde etkili rol oynar.
• Grip ve nezlede yüksek ateşin düşürülmesinde değerli bir yardımcıdır.
Bu etkilen sağlamak üzere, nane şöyle kurutulur: Bitki çiçek açmadan önce
sap, yaprak ve goncah dalları toplanıp çok sıkmadan demetler halinde bağlanıp
gölgelik ve havadar yerlere asılır. Böylece kurutulmuş yaprak, sap ve çiçek
goncalarından bir büyük tutamı alınır. Üzerine bir bardak kaynar su dökülüp
10 dakika demlendirilerek infüzyon hazırlanır. Hiçbir yan etkisi olmadığından
istenilen sıklıkta içilir.
Nanenin yukarda sayılan tıbbi etkilerinden yararlanmak için, ikinci kullanım
şekli, taze yapraklarının suyla damıtılarak nane ruhu elde edilmesidir. Böylece
elde edilip piyasada satılan naneruhunun 2-10 damlası bir şekerin üzerine
damlatılarak alınır.

Şifalı Bitkiler admin | 08 May 2008

Mor Süsen

Orjinal Adı İris germanica (ya da İ. versicolor)
Diğer Adları Mezarlık zambağı, Mor zambak
Bilgi

Süsengiller familyasındandır. Kuzey Yarıküre’nin
sıcak ve ılıman iklim kuşağındaki bölgelerde yetişen ve gösterişli çiçekler açan
mor süsen, ülkemizde de birçok yerde süs bitkisi olarak üretilmektedir.
100-150 cm’ye kadar boylanabilen, çokyıllık dayanıklı otsu bitkidir. Sivri uçlu
yaprakları, 50 cm. kadar uzunlukta kılıçsı biçimli, paralel damarlı ve açık yeşil
renklidir, ilkbahar sonu ile yazın başaklar halinde açan baygın kokulu ve mor
renkli iri çiçekleri üçer adet çanak ve taç yaprağından oluşur. Bu çanak ve taç
yaprakları almaşık olarak dizilmiştir. Çiçeğin çanak biçimini alan ortası sarı
renktedir. Burada erkek ve dişi organları yer alır. Mor süsenin rizomu
(kökgövdesi) kalın, güçlü ve dallara ayrılan yapıdadır. Bitki 2-3 yılda bir,
yerinden sökülerek rizomları bölünür. Bunlar ayrı yerlere dikilerek bitki
çoğaltılır.
Mor süsenin konumuzu en çok ilgilendiren bölümü olan rizomu uçucu yağ,
yapışkan bitki sıvısı, nişasta, şeker, reçineli maddeler, tanen, salisilik asit ve
iridin adlı maddeyi içerir. Mor süsenin güçlü kokulu çiçekleri parfümeri ve
kozmetik endüstrilerinde kullanılmaktadır.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı

Bitkinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:
• Safra söktürücüdür.
• Karaciğer ve safrayla ilgili peklik durumlarında değerli bir müshil etkisi
sağlar.
• İdrar söktürücüdür.
• Bedendeki yangıları hafifletir.
• Tükürük salgısını artırır.
Bu etkilerinden yararlanmak üzere, mor süsenin rizomu sonbahar mevsiminde
toprağı kazılarak çıkarılır. Temizlenir ve havadar, gölge bir yerde özenle
kurutulur. Parçalanan rizomundan 1/2-1 tatlı kasığı alınıp 1 bardak suda
kaynama noktasına kadar ısıtılır. Daha sonra ateş kısılarak ısıtma işlemi 10-15
dakika daha sürdürülür. Böylece elde edilen dekoksiyondan, günde üç kez
birer bardak içilir.
• Egzama ve sedef hastalığı gibi kronik deri sorunlarında iyileştirici etkiler
yapar.
Bu durumlarda şikâyet edilen yerlere bu dekoksiyon dıştan ovularak uygulanır.

Şifalı Bitkiler admin | 05 May 2008

MISIR PÜSKÜLÜ

Orjinal Adı Zea mays
Bilgi

Buğdaygiller familyasındandır. Anayurdu Güney
Amerika olan mısır, Amerika Kıtası’nın keşfinden sonra denizciler tarafından
Avrupa’ya getirilmiştir. Oradan da, Afrika anakarasından, Mısır üzerinden
ülkemize getirildiğinden, dilimizde bu bitkiye mısır adı verildiği
sanılmaktadır, 2 m’ye kadar boylanabilen, biryıllık dayanıklı tahıl ve kültür
bitkisidir. Mısırın kökleri toprakta derine kadar iner, kalın ve bol saçaklıdır. 4
cm. çapa ulaşabilen dik gövdesi boğumludur. Bu boğumlar arasında gövdenin
içi boş olur. Gövde üzerinde almaşık dizili uzun yaprakları şerit biçiminde,
paralel damarlı ve uçları sivridir. Aynı bitki üzerinde ayrı kesimlerde yer alan
dişi ve erkek çiçeklerden erkek olanları, gövdenin ucunda başaklar; dişi
olanları, yaprak koltuklarında koçanlar halinde görülür. Dişi çiçeklerin
olgunlaşmasıyla meydana gelen mısır tohumları, tek ve kalın bir sap olan
koçan üzerinde düzgün sıralar halinde dizilmiş iri taneler şeklinde olur.
Konumuza yararı olan kısımları, dişi çiçeklerin olgunlaşıp tane biçimine
gelmeden önce koçanın ucunda 10-30 cm. uzunlukta oluşturdukları ve adına
mısır püskülü denilen ipliksi uzantıları (stigma’ları)dır. Bol güneşli sulak
alanları seven mısır bitkisi, ülkemizin su bulunan hemen hemen her yerinde
kültür bitkisi olarak yetiştirilirken çok gelişip fazla yer kapladığından
tohumlarının toprağa seyrek olarak ekilmesine dikkat edilir.
6000 yıl kadar önce Güney Amerika’daki And Dağları bölgesi yerlileri
tarafından yetiştirildiği ve tüketildiği saptanan mısır bitkisinin taneleri, yüksek
oranda nişasta ile doymamış yağ asitleri, A vitamini ve sterolleri içerir. Bu
yüzden mısır taneleri hem insanlar hem de hayvanlar için değerli bir besin
kaynağıdır, ilaç olarak kullanılan mısır püskülünün içerdiği maddeler ise
şunlardır: Glikoz ve maltoz gibi şekerler, steroller, reçine, potasyum tuzları ve
uçucu yağ.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı

Açık esmer ya da kırmızımsı renkli hafif ve özel kokusu bulunan mısır
püskülünün tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
özetlenebilir:
• Sakinleştiricidir.
• Bedeni güçlendirici toniktir.
• Romatizma tedavisinde yardımcı olur.
• İdrar söktürücüdür.
• Mesane taşlarını düşürür.
• Üretrit (idrar yolları enfeksiyonu), sistit (mesane enfeksiyonu) ve prostatit
(prostat bezi enfeksiyonu) tedavilerinde etkilidir, özellikle ayrıkotu ve
civanperçemi ile birlikte kullanılırsa daha etkili olur.
• Çocuklarda böbrek sorunlarının atlatılmasına yardımcı olur.
Bu etkilen sağlamak üzere, mısır koçanındaki dişi çiçeklerin döllenme olayı
gerçekleşmeden
önce ortaya çıkan püskülleri alınır. Bunlar kurutulduğunda bazı etkilerini
yitirdiğinden kurutulmadan kullanılması daha doğru olur. 1 bardak kaynar
suyun içine 2 tatlı kaşığı kuru ya da taze mısır püskülü konur. 10-15 dakika
demlendirilerek elde edilen infüzyondan günde iki-üç kez birer bardak içilir.
• Mısır tanelerinden elde edilen mısırözü yağının, sıvı bitkisel bir yemeklik
yağ olarak, damar sertliğini önlediğini, kullanan kişilere bu konuda büyük
yarar sağladığını belirtmeden geçemeyeceğiz.

Şifalı Bitkiler admin | 04 May 2008

MERSİN

Orjinal Adı Myrtus communis
Diğer Adları Mort, Murt, Sazak ağacı
Bilgi

Mersingiller familyasında yer alan aynı cinsten 1000
kadar bitki türünün genel adı Mersin’dir. Anayurdu Amerika, Avustralya ve
Yeni Zelanda olan, kış mevsiminde yapraklarını dökmeyen ve 2-5 m’ye kadar
boylanabilen ağaç ya da ağaççıklardır. Burada sözünü edeceğimiz, Yabani ya
da Adi mersin (M. communis) adı verilen tür, Akdeniz Bölgesi’nin bitkisi olup
Batı ve Güney Anadolu kıyı şeridimizde bulunan güneşli ve kurak alanlardaki
makiler arasında bol bol yetişmektedir. Üst yüzeyinde pek çok saydam nokta
(yağ bezeleri) bulunan yaprakları sert, meşinimsi, kenarları düz, küçük, üzeri
koyu yeşil, altı daha açık yeşil ve tam ortası boydan boya çizgili olur. Mersinin
yaz ortasından sonbahara kadar açan altın renkli erkek organlı beyaz çiçekleri
ve yuvarlak kesitli, kırmızımsı renkte dalları vardır. Bitkinin ikinci yılında
dalları bej renge dönüp odunsulaşır. Başlangıçta etli ve beyaz olan meyveleri,
olgunlaştığında koyu mavi-siyah renge döner. Mersin bitkisinin dal, yaprak,
çiçek ve meyveleri hoş kokuludur. Bitki, döktüğü tohumlarla kendiliğinden
çoğalır ya da gövde çelikleriyle üretilir.
Mersinin yaprak ve çiçekli dallarında tanen, reçine, acı birtakım maddeler ile
uçucu yağlar; meyvelerinde yüksek oranda A vitamini, tanen, şeker ve asitler
bulunur. Tatlı ve hoş kokulu meyveleri pazarlarda satılır ve yenir. Körpe
yaprakları ise, defne gibi, et yemeklerine çeşni vermesi için kullanılır.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı

Bitkinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:
• Peklik verici ve özellikle çocuklarda diyareyi kesicidir.
• İştah açıcıdır.
• İdrar yolları enfeksiyonlarında antiseptik etkisi vardır.
• Doku ve damar büzücü niteliği nedeniyle kanı dindirici etkileri görülür.
Sayılan bu etkilerinden yararlanmak üzere, bitkinin yapraklan her mevsimde
toplanır ve gölgelik, havadar bir yerde kurutulur, 1 tatlı kaşığı kurumuş mersin
yaprağı üzerine 4 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika süreyle
demlendirilerek hazırlanan infüzyon, günde iki kez birer bardak içilir.
• Mersin, antiseptik etkiler taşır. Bu etkisinden yararlanmak üzere, bitkinin
yaprakları suda kaynatılıp buharı damıtılarak elde edilmiş ve piyasada satışa
sunulmuş suyu, dıştan bedene uygulanır.
• Ayrıca A vitamini yönünden zengin olan mersin meyvesinden şurup
yapılarak içilmesinin, görme yeteneğini artırdığı ileri sürülmektedir.

Şifalı Bitkiler admin | 04 May 2008

MENEKŞE

Orjinal Adı Viola türleri
Diğer Adları Benevşe, Menevşe
Bilgi
Menekşegiller familyasındaki Viola cinsinden 500
kadar, bir-iki ya da çokyıllık dayanıklı bitki türünün adı menekşedir. Bu
türlerden 20 kadarı ülkemizde yetişmekte olup en çok tanınan ve konumuzla
ilgili alanı Kokulu menekşe (V. odorata)’dir. Kokulu menekşe, doğada
özellikle nemli yerlerdeki ağaç altlarında ve ormanlık alanlarda kendiliğinden
yetişen, bulunduğu yere yayılıp toprağı iyice örttüğü için bahçelerde süs bitkisi
olarak yetiştirilen, güzel kokusu olan ve 10-15 cm. kadar boylanabilen,
çokyıllık bir bitkidir. Bitki, bu güzel kokusunu, ancak koparıldığı zaman
çevresine yayar. Kalp biçiminde koyu yeşil yaprakları; kış sonu ile ilkbaharda
açan mor ya da seyrek olarak beyaz taçyapraklı çiçekleri; açık sarımsı
kahverengi, minik, sert ve yuvarlak tohumları ve gene sarımsı kahverengi
rizomu (kökgövdesi) vardır. Bitki, tohumlarıyla ya da rizomundan uzayıp
toprağa yapışarak yeni bitki oluşturan kök saçaklarıyla çoğalır.
Kokulu menekşe saponin, mentil salisilat, alkaloitler, flavonitler ve uçucu yağ
içerir. Güzel kokulu çiçeği, şekerleme yapılarak pasta ve tatlıcılıkta, ayrıca
parfüm endüstrisinde kullanılır. Salatalara konularak çiğ olarak yenilir.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı

Bitkinin tıbbi etkileri ve bu etkilerden yararlanma yöntemleri şöyle
sıralanabilir:
• Soğuk algınlığı, anjin, boğmaca, öksürük ve bronşit durumlarında iyileştirici
ve rahatlatıcıdır. Göğsü yumuşatır, balgamı söktürür. Kronik bronşite bile iyi
gelir.
• İdrar söktürücüdür. idrar yolları enfeksiyonlarında iyileştirici etkisi vardır.
• Hafif bir müshil etkisi yapar.
• Egzama, akne ve öteki cilt sorunlarında iyileştirici etkisi görülür.
• Baş ağrısı, sinirlilik hali ve uykusuzluğa karşı olumlu etkileri vardır.
• Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre, kokulu menekşenin bedende ur
oluşumunu engelleyici etkileri de saptanmıştır.
Bütün bu etkilen sağlamak üzere çiçek açtığı sürece kokulu menekşenin
topraküstü kısımları toplanır. Bunlar ya yaş,olarak ya da gölge bir yerde özenle
kurutularak kullanılır ve infüzyonu şöyle hazırlanır: 1 tatlı kaşığı yaprak, sap
ve çiçek karışımının üzerine 1 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika süreyle
demlendirilir. Bu infüzyondan, günde üç kez birer bardak içilir.

Şifalı Bitkiler admin | 02 May 2008

MAYDANOZ

Orjinal Adı Petroselinum sativum
Bilgi
Maydanozgiller familyasının örnek bitkisidir.
Anayurdu Akdeniz havzası olup yurdumuzun hemen hemen her yerinde
yetiştirilen, iki yıllık dayanıklı otsu bitkidir.
Maydanoz, ilk yılında bol yaprak ve sapından oluşan bir rozet, ikinci yılında
80-100 cm’ye kadar boylanabilen gövdesini meydana getirir. Gövde ve yaprak
sapları, içi dolu dairesel kesitli ve yeşil renklidir. Yaprakları düzgün ve çok
parçalı kesimli, parlak yeşil, altı biraz daha açık renktedir. Maydanozun kök,
gövde, sap ve yapraklan güzel kokulu olur. Yazın açan sarı renkli küçük
çiçekleri şemsiye görünüşü alarak bir araya gelirler. Bitkinin minik tohumlan,
esmer renkli ve orak biçimli olup en güçlü kokusunu taşıyan kazık kökü,
dallara ve sonra ince saçaklara ayrılan yapıdadır. Bol güneşli ya da kısmen
gölgeli yerleri; zengin, nemli ve derin kazılmış toprağı seven maydanoz,
tohumuyla çoğatılır.
Eski Yunan ve Romalılar döneminden beri yemeklere çeşni katmak, sofra ve
yemekleri süslemek üzere kullanılan maydanoz, başta C olmak üzere A, B ve
K vitaminleri, demir, kalsiyum ve magnezyum gibi mineraller ile apiol adlı
uçucu yağ yönünden zengindir. Salatalara ve bazı yiyeceklere çiğ olarak, kimi
yemeklere pişmenin son anında ya da pişme işi biter bitmez katılarak bolca
tüketilir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Maydanozun tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
sıralanabilir:
• Terletici; balgam, idrar ve safra söktürücüdür. İdrar söktürücü etkisi kanı
temizleyerek yararlı olmakla birlikte, varsa bedendeki aşın ödemin nedenleri
araştırılmalıdır.
• Kadınların aybaşı ağrılarını hafifletir. Aybaşını düzene sokar.
• İştahı açar ve sindirimi kolaylaştırır.
• Mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür. Karın ağrılarını da hafifletir.
• Bedeni güçlendirici bir toniktir.
• Afrodizyak (cinsel gücü artırıcı) etkisi olduğu varsayılmaktadır.
Bu etkilerinden yararlanmak üzere, bitkinin kazık kökü, tohum ve yapraklan
bir araya getirilir. Bu karışımdan 1-2 tatlı kaşığı alınıp üzerine bir bardak
kaynar su dökülür. Kabın üzeri kapatılarak 5-10 dakika demlendirilir. Elde
edilen infüzyondan, günde üç kez birer bardak içilir.
• Maydanozun sap ve yaprakları soluğun kokusunu temizlemek ve sağlıklı bir
cilt elde etmek üzere çiğ olarak bolca yenilmelidir.
• Ayrıca zengin ve doğal bir C vitamini kaynağı olduğundan grip ve nezlenin
kolayca atılması için maydanozun yaprak ve sapları gene çiğ olarak bolca
tüketilmelidir.
UYARI
• Maydanoz dölyatağını uyardığından, gebelikte aşırı miktarda alınmamalıdır.

Next Page »


eXTReMe Tracker