Şifalı Bitkiler admin | 27 Nis 2008
KUŞOTU
Orjinal Adı Stellaria media
Diğer Adları Serçedili, Serçeotu
Bilgi
Karanfilgiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmemekte, ancak Anadolu’da yol kenarları, duvar dipleri ve bahçelerde
yaygın olarak yetişmektedir. 10-30 cm. kadar boylanabilen, biryıllık otsu
bitkidir. Çok dallı, gevrek yapılı, açık kahverengi gövdesinin bir tarafı tüylü
olur. Oval biçimli, etli ve sulu yapraklan, sapsız ve karşılıklı olarak gövde
üzerinde dizilmiştir, ilkbaharın başlarından kış başına kadar aralıksız açan
küçük kırmızımsı beyaz renkli çiçekleri yıldız biçimindedir. Yer seçmeyen,
nemli olmak koşuluyla her türlü toprakta yetişen kuşotu bitkisi, döktüğü
tohumlarıyla çoğalır.
Bitkinin topraküstü kesimleri organik asitler, potasyum tuzlan, fosfor ve C
vitamini içerir. Ülkemizde pazar yerlerinde satılan kuşotu, çiğ olarak
yenilebilecek kadar lezzetlidir. Bu nedenle salatalara konulur, börek harcına
girer ya da sebze olarak pişirilir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Kuşotu bitkisinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
özetlenebilir:
• İdrar söktürücüdür. Böbreklerin çalışmasını hızlandırır.
• Balgam söktürücü etkisi de vardır.
• Müshildir, pekliği giderir.
• Romatizma yangılarını ve ağrılarını hafifletir.
Bu etkileri sağlamak üzere, kuşotunun tüm topraküstü bölümleri bitki yeşil
olduğu sürece toplanır ve gölgelik yerde kurutulur. Kurutulmuş bitkiden 2 tatlı
kaşığı alıp üzerine 1 bardak kaynar su konularak 5 dakika süreyle
demlendirilir. Böylece elde edilen infüzyon, günde üç kez birer bardak olarak
içilir.
• Hemoroite (basur) karşı iyileştirici etkiler gösterir.
• Kaşındırıcı ve rahatsız edici sedef hastalığı ve egzamada rahatlatıcıdır.
• Cildi yumuşatır.
Bu etkiler için, kurumuş bitkiden 2-3 tatlı kaşığı alınıp 1 bardak suda kaynama
noktasına kadar ısıtılır. Sonra ateşi kısılarak 15-20 dakika daha ısıtmaya
devam edilir. Böylece hazırlanan yoğun dekoksiyon dıştan uygulanır.
• Kuşotu ayrıca yara iyileştiricidir: Yara, kesik ve çıbanların tedavisinde
kullanılır. Bunun için toplanan taze bitki ezilerek yara lapası hazırlanır. Bu
lapa şikayetli yerlere dıştan uygulanır.
Şifalı Bitkiler admin | 26 Nis 2008
KOYUNGÖZÜ
Orjinal Adı Tanacetum parthenium (ya da Bellis perennis)
Diğer Adları Çayırpapatyası, Koyun çiçeği
Bilgi
Bileşikgiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmeyen, ancak yurdumuzda Marmara, Ege ve Karadeniz bölgelerindeki
çayırlarda, bahçe, tarla ve yol kenarlarında yabani olarak yetişen çokyıllık
dayanıklı otsu bitkidir. 60 cm’e kadar boylanabilir. Yuvarlak kesitli gövdesi
hafif tüylü, açık yeşil renkli ve dallara ayrılan yapıdadır. Hoş kokulu yapraklan
derin girintili, yeşil, kimi zaman da sarı-yeşil renkli olur. Yaz ortalarında
küçük ve gevşek salkımlar halinde uzun sapların ucunda açan çiçekleri bazı
papatya türlerininkine benzer. Çiçeğin ortası, Matricaria türü papatyalarınki
gibi basıktır. Dışta beyaz dilsi ve ortada sarı renkli tüpsü çiçekleri yer alır.
Olgunlaşan çiçekleri açık kahverengi, minik, dar ve yassı tohumlarını
oluşturur.
Güneşli yerleri, kuru ve süzek toprakları seven koyungözü, döktüğü
tohumlarla çoğalır. Koyungözü bitkisi uçucu yağlarla partenolit gibi bazı
esterleri içerir. Anadolu’da kimi yerlerde körpe yapraklan sebze olarak yenilir.
Kimi yerlerde de acımsı tadı nedeniyle bitkinin yaprakları bazı yiyeceklere
çeşni vermesi için katılır. Gene bu yapraklar, güveleri kaçırması için koku
torbalarına konulur.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Baş ağrısını kesici etkisi Antik çağlarda da bilinip bu amaçla kullanılan
bitkinin, tıbbi etkileri ve onlardan yararlanma yöntemleri şöyle sıralanabilir:
• Koyungözü bitkisinin baş ağrısı ve migreni kesme etkileri son zamanlarda
yeniden keşfedilmiş gibidir.
• Kaslardaki spazmı çözücüdür. Belki de bu nedenle baş ağrısı ve migrene
karşı yararlı etkileri bulunmaktadır.
• Baş dönmesi ve kulak çınlamalarında diğer ilaçlarla birlikte alındığında
onların etkilerini artırarak yararlı olur.
• Hafif yatıştırıcı etkisi vardır.
• Bedeni güçlendirici toniktir.
• Yangılı artride karşı etkili olur.
• Ağrılı aybaşı dönemlerinde ağrıları hafifletir. Aybaşı gecikmelerini önler.
Bu etkilerinden yararlanmak üzere, ilkbahar ve yaz mevsimi boyunca, daha
iyisi bitki çiçek açmadan önce körpe yapraklan toplanır. Taze ya da
dondurulmuş (çözüldükten sonra) 3-5 yaprağı, ekmeğin arasına konulup
yenilerek kullanılır. Bu şekilde, o anki baş ağrıları ve migrene iyi gelen
koyungözünün, migrenin kalıcı tedavisi için alımına 3-6 aylık sürelerle devam
edilmelidir. Baş ağrısı ve migrenin o anda geçiştirilmesi ve diğer etkilerinden
yararlanılması için, bitkinin körpe yapraklarından 3-5 tane alınıp kaynar suda
10-15 dakika demlendirilerek elde edilen infüzyonu, çay gibi içilebilir.
UYARI
• Bitki, ağzı duyarlı kişilerde ağız ülserlerine neden olabilir.
• Gebe kadınlar koyungözü bitkisini almamalıdır.
Şifalı Bitkiler admin | 23 Nis 2008
KİRAZLAR VE VİŞNE
Orjinal Adı: Cerasus türleri
Bilgi
Gülgiller familyasındandır. Anayurdu, Kuzey
Anadolu bölgesidir, öyle ki, Giresun ilimizin adı, yörede yetişen ve o dönemde
adına ceresia denilen yabani kiraz ağacından gelmektedir. Kiraz, Antik
çağlarda Avrupa’ya götürülmüş ve oradan dünyaya yayılmıştır. Yabani kiraz
ağacı (C. microcarpa), günümüzde de Doğu Karadeniz Bölgesi ormanlarında
dikenli ve dikensiz türleriyle çok bulunur ve 10-15 m. boylanabilirken, Avrupa
ormanlarında 25-30 m’ye yükselen örnekleri görülmektedir. Dikine büyüyen ve
piramit görünüşünü alan yabani kiraz ağacının çiçekleri beyazdır, ilkbaharda
çiçeğinden önce yaprakları açar. Yabani kiraz ya da aynı familyadaki Mahlep
(Idris) ağacına aşı yapılarak Bahçe kirazı ağacı (Prunus-Cerasus-Avium) türü
elde edilir. Bahçe kirazının çiçekleri pembe-beyazdır. Meyvesi tek çekirdekli
tohumunu taşır. Serin yerleri ve süzek toprakları seven kiraz ağaçları,
tohumuyla çoğalır.
Kiraz ağacının meyvesi, bulunduğu bölgeye göre nisan sonu ile temmuz ayı
arasında olgunlaştığında, siyaha yakın kırmızı ya da sarı renkte olur. 1-3 cm.
çapında yuvarlak biçimli, etli, sulu, az lifli, aromalı ve lezzetli olan meyveyi,
dallara ince uzun bir sap bağlar. Fosfor, B3 ve C vitamini ile meyve şekeri
yönünden zengin olan kiraz sevilerek yenen bir meyvedir. Ayrıca pastacılık,
şekerlemecilik ve içki yapımında kullanıldığı gibi reçeli de yapılır. Olgun kiraz
ağacının kerestesi marangozlukta kullanılır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Kiraz ağacının kabuğu, yaprakları, çiçekleri ve meyve saplan bedene yararlı
etkiler taşır. Bu tıbbi etkiler ve onlardan yararlanma yöntemlerini şöyle
sıralayabiliriz:
• Kabuğu peklik verici ve ateş düşürücüdür. Bunun için ağacın gövde ya da
dallarının kabuğu soyulup kaynatılarak dekoksiyonu yapılır ve içilir.
• Yapraklan müshildir. Kaynar suya daldırılan yaprakların demlendirilmesiyle
hazırlanan infüzyonu içilir.
• Çiçekleri göğsü yumuşatır ve öksürüğü geçirir. Bunun için ağacın çiçekleri
kaynar suya daldırılıp demlendirilerek yapılan infüzyonu içilir.
Kiraz ağacının tıbbi bakımından en etkili ve önemli bölümü meyve saplarıdır.
Kirazın ve hatta vişnenin (Cerasus vulgaris) meyveleri yenilirken sapları
atılmayıp gölge ve havadar bir yerde kurutulursa aşağıdaki tıbbi etkileri taşıyan
doğal bir ilaç elde edilir:
• Kiraz ya da vişnenin meyve sapları idrar söktürücüdür.
• Böbrekleri ve idrar yollarını temizler.
• İçerdiği bazı mineraller nedeniyle bedenin su dengesini düzenler.
• Kabızlığı giderir.
• Bedeni güçlendirici toniktir.
Bu etkileri sağlamak için 2-3 tatlı kaşığı kurumuş kiraz ya da vişne sapı
alınıp 1 bardak suya konularak kaynama noktasına kadar ısıtılır. Daha sonra
ateş kısılarak 10-15 dakika daha ısıtma sürdürülür. Böylece elde edilen
dekoksiyondan günde üç kez birer bardak içilir.
Şifalı Bitkiler admin | 22 Nis 2008
KETENLER
Orjinal Adı: Linum türleri
Diğer Adları: Bezir, Zeyrek
Bilgi
Ketengiller familyasının örnek bitkileridir.
Anayurdu Akdeniz havzasıdır. 100 kadar keten türü olup bu türlerden bazısı
ülkemizde yetişmektedir. Bunlardan Yabani ketenin (L. angustifolium) kültüre
alınmasıyla elde edilen Keten bitkisi (L. usitatissimum) konumuzla en çok
ilgili olan türdür. 30-100 cm. boylanabilen biryıllık bir tarım bitkisidir.
Bitkinin tepesine doğru dallara ayrılan yeşil renkli gövdesi; almaşık dizili, ucu
sivri ve uzunca biçimli yalın yaprakları; yaz boyunca açan gök mavisi renginde
5 taçyapraklı, süs çiçeği gibi güzel görünüşlü çiçekleri vardır. Olgunlaşan
çiçekleri, bir ucu sivri, yuvarlak biçimli, her biri 2 tohum taşıyan 5 gözlü
kahverengi meyvelere dönüşür. Kireçli topraklan ve ılıman iklimi seven keten
bitkisi, tohumlarıyla üretilir.
Keten bitkisinin tohumlarında linoeik, linolenik ve oleik asitleri içeren %
30-40 oranında sabit yağ; yapışkan bitki sıvısı, protein ve promarin adı verilen
glikozit bulunur. Bitkinin tohumlarından elde edilen ve boyacılık, muşamba
yapımı, kimi zaman da besin endüstrilerinde sıkça kullanılan bu yağa bezir ya
da beziryağı denilir. Bitkinin tohumları ezilip yağı alındıktan sonra kalan
küspesi değerli bir hayvan yemi olur. Ketenin gövdesinden elde edilen lifler
de, makbul sayılan keten ipliği yapılmak üzere dokumacılıkta kullanılır.
Tibbi Etkilerive Kullanımı
Eski Mısırlılar döneminden beri bedene yararlı özellikleri bilinen ve kullanılan
ketenin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece özetlenebilir:
• Pekliği giderici müshildir. Veterinerlikte de bu amaçla sıkça kullanılır.
• Sindirim sisteminde, mide ve bağırsaklardaki enfeksiyon ve tahrişlere karşı
koruyucu etkileri vardır.
• Karaciğer ve safra kesesinin ani sancılanmalarına karşı yararlı etkileri
görülür.
• Yatıştırıcıdır.
Bu etkileri sağlamak üzere sonbahar başlarında iyice olgunluğa erişen
tohumlan toplanır ya da
piyasadan sağlanan bu tohumlardan 2-3 tatlı kaşığı alınıp üzerine bir bardak
kaynar su dökülür. 10-15 dakika demlendirilerek hazırlanan infüzyondan,
günde iki kez sabah ve akşamları birer bardak içilir. Alımında zorluk çekilirse
meyve suyuyla karıştırılıp içilebilir.
• Keten tohumları ayrıca çıbanların olgunlaştırılmasında; yara ve yanıkların
iyileştirilmesinde yararlı olur.
• Şirpençe, zona ve sedef hastalıklarında rahatlatıcı ve iyileştirici etkileri
görülür.
• Cildi yumuşatıcı ve ciltteki ağrıları kesici işlev yapar.
• Akciğer enfeksiyonları, özellikle nezle sonrası ortaya çıkan bronşit ve
öksürükte yararlı etkileri vardır.
Bu etkileri sağlamak için olgun keten tohumları ezilerek sıcak suya konulup
2-3 dakika süreyle kaynatılır. Suyu süzülüp bir tülbenteya da gazlı beze serilen
tohumlar şikayetli yerlerin üzerine ya da akciğerle ilgili rahatsızlıklarda
göğsün üzerine konularak bastırılır.
Şifalı Bitkiler admin | 20 Nis 2008
KEKİKLER
Orjinal Adı Thymus türleri
Diğer Adları Çahkekiği
Bilgi
Ballıbabagiller familyasındandır. Anayurdu
Avrupa’nın güneyi olup ülkemizde kekik türlerinden 40 kadarı güneş gören
kurak tepeler ve sırtlarda kümeler oluşturarak yaygın ve doğal biçimde
yetişmektedir. Bu türlerden en çok bilineni Adi kekik (T. vulgaris) 25-30 cm.
kadar boylanabilen ve kışın yapraklarını dökmeyen çokyıllık çalıdır.
Yeşil-kahverengi dörtgen kesitli gövdesi, bitkinin ikinci yılında odunsulaşır.
Tüylerle kaplı gri-yeşil renkli, hoş kokulu ince yaprakları 1 cm. kadar
uzunlukta olur. Bitkinin soluk erguvani renkli çiçekleri, yaz başı ile ortası
arasında açar. Küre biçimli minik tohumları parlak kahverengidir. Bol güneşli
yerleri ve suyu iyi akıntılı alkalik toprağı seven kekik, döktüğü tohumlarıyla
çoğalır. Ayrıca, Avrupa’da bazı yerlerde kültürü yapılmakta, kış mevsimi
dışında her zaman gövde çelikleri alınarak ya da ilk ve sonbaharda bitkinin
tamamı veya kökü bölünerek de üretilmektedir.
Adi kekikte timol, karvakrol, simol, linalol ve borneol maddelerini içeren % 1
oranında uçucu yağ; acı esanslar, tanen, flavonit ve tripenoit bulunur. Kekik
bitkisine hoş kokusunu veren, timol ve karvakrol adlı maddelerdir.
Kurutulmuş kekik yaprakları, çeşni vermesi için özellikle çorba ve et
yemeklerinde baharat olarak kullanılır. Ancak kokusu çok keskin, bitkinin tadı
da acı olduğu için, kekik, yemeklerde çokça tüketilmemelidir. Bal arıları kekik
türlerini çok sever ve makbul olan kekik balı yaparlar.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Bedene yararlı nitelikleri ta Antik çağlardan beri öğrenilerek kullanılagelen
bütün kekik türlerinin tıbbi etkileri birbirlerine benzer. Bu etkileri ve bitkiden
yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:
• Midevidir: iştahı açar, sindirimi kolaylaştırır. Dispepsi (hazımsızlık)
durumunun atlatılmasında etkilidir.
• Aşırı içki içilmesi sonrasında bedende meydana gelen rahatsızlıkları
atlatmaya yardımcı olur.
• Gaz söktürücüdür.
• Yatıştırıcıdır.
• İdrar söktürücüdür.
• Spazm çözücüdür.
• Kan dolaşımını hızlandırıp artırır.
• Solucan (kurt) düşürücü etkisi vardır.
• Terletici ve balgam söktürücüdür.
• Soğuk algınlığı, nezle, boğaz ağrıları ve taciz edici öksürüğün atlatılmasında
yararlı olur.
• Saman nezlesinin iyileştirilmesinde etkilidir.
• Bronşit, boğmaca ve astım tedavilerinde başarıyla kullanılır.
• Doku ve damar büzücü etkileri nedeniyle çocuklarda diyare ve yatak ıslatma
durumlarının iyileştirilmesinde yardımcı olur.
• Bedeni güçlendirici tonik etkisi vardır.
Bütün bu etkilerinden yararlanmak üzere, kekik türlerinin yaprakları kurumuş
dallarının üzerinden elle sıyrılarak alınır. Bitkinin çiçekli tepeleri ise yaz
başından sonuna kadar yağışsız günlerde toplanır. Bunlar, gölge ve havadar
yerde özenle kurutulur, kuru yapraklarla karıştırılır. Karışımdan 2 tatlı kaşığı
alınıp 1 bardak kaynar suya dökülür. 10 dakika süreyle demlendirilerek elde
edilen infüzyon, günde üç kez birer bardak olarak içilir. Tadı acı olduğundan
içine biraz bal katılarak alımı kolaylaştınlır.
• Kekik ayrıca antiseptik (mikrop kırıcı) bir bitkidir. Özellikle iltihaplı
yaraların temizliğinde ve iyileştirilmesinde etkili olur.
• Akne tedavisinde de temizleyici ve iyileştirici etkileri görülür.
Bu etkilerinden yararlanılmak için piyasada satılan ve her türlü kekiklerin
damıtılmasıyla elde edilen kekikyağı, sulandırılarak yara ve aknelere dıştan
uygulanır ya da yukarda anlatılan kurumuş kekik karışımdan 2-3 tatlı kaşığı
alınıp suda kaynatılarak elde edilen dekoksiyon yaralara ve akneli yerlere
dıştan uygulanır.
• Kekik, larenjit (gırtlak iltihabı) ve tonsilit (bademcik iltihabı) durumlarında
da iyileştirici olur. Bunun için yukarıda tarifi verilen dekoksiyonla ağızda derin
gargara yapılır.
• Kekiğin içerdiği karvakrol adlı madde bazı kişilerin cildinde yakıcı ve
kızartıcı etkiler yapabileceğinden, kekikyağı sulandırılarak uygulanmalıdır.
Şifalı Bitkiler admin | 12 Nis 2008
Kedinanesi
KEDİNANESİ
Orjinal Adı Nepeta çatarla
Diğer Adları Nezleotu, Pisikotu
Bilgi
Ballıbabagiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmemekte; ülkemizde iç ve Doğu Anadolu bölgelerinde doğal olarak
yetişmektedir. 50-100 cm. boylanabilen, çokyıllık dayanıklı otsu bitkidir. Dört
köşe kesitli, boydan kabarık çizgili, hafif tüylü, keskin acı kokulu ve yeşil
renkli gövdesi dallara ayrılan yapıdadır. Kalp biçiminde, üzeri sarı lekeli,
kenarları dişli ve gri-yeşil renkli yapraklarının altı ince tüylü olup çiftler
şeklinde dizilmiştir. Bu yapraklara dokunulduğunda, ele nane kokusu siner.
Kediler bu kokuyu pek sevdiğinden bitkiye sürtünür ya da bitkinin üzerine
yatarlar. Kedinanesi mavimsi-mor renkli, beyaz noktalı, keskin kokulu
çiçeklerini yaz mevsiminde başaklar oluşturarak açar. Oval biçimli,
kahverengi minik tohumlarının bir ucunda beyaz benek vardır. Güneşli ya da
az gölgeli yerleri, süzek toprakları seven bitki, her türlü toprakta yetişmekte ve
tohumlarıyla çoğalmaktadır, istenirse ilkbaharda bitki bölünerek çoğaltılabilir
ve kedilerden korunarak yetiştirilir.
Kedinanesi bitkisinde strenellol, geraniol ve sitral adlı maddeleri içeren uçucu
yağ, acı esanslar, tanen ve C vitamini bulunur. Nane kokulu yaprakları ve
körpe sürgünleri bazı yerlerde salatalara katılır. Çeşni vermesi için yaprak ve
sürgünleriyle etler ovulur. Kedinanesi, bulunduğu bahçelere bal arılarını çeker.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Bitkinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:
• Midevidir: Mide rahatsızlıklarını ve sindirim güçlüklerini giderir. Mide ve
bağırsak gazlarını söktürür. Mide kramplarını çözer.
• Spazm çözücüdür.
• Çocuklarda diyareyi giderici, mükemmel bir ilaçtır.
• Yatıştırıcıdır. Bedeni rahatlatarak gevşetir.
• Uykusuzluk durumunda kullanılır. Kısa zamanda uyku getirir.
• Geleneksel olarak kullanılagelen soğuk algınlığı ve grip ilaçlarından biridir.
• Güçlü terletici etkisi bulunduğundan bronşit gibi hastalıklarda, ateşlilik
durumlarında kullanılır ve kısa sürede beden ateşini düşürür.
Bu etkileri sağlamak için kedinanesinin yaprak ve çiçekleri yaz başı ya da
sonbaharın başlarında toplanır. Gölgelik yerde özenle kurutulur. 2 tatlı kaşığı
kurumuş bitki karışımı alınıp 1 bardak kaynar suda 10-15 dakika süreyle
demlendirilir. Böylece elde edilen infüzyondan günde üç kez birer bardak
içilebilir.
• Kedinanesi bitkisinin doku ve damar büzücü etkisi vardır. Çıbanların
tedavisinde kullanılır.
• Antiseptik (mikrop kırıcı) etkisi bulunur. Akne tedavisinde etkili olur.
• Şakakta duyumsanan rahatsızlığa ve baş ağrılarına iyi gelir.
Çıban tedavisinde kedinanesinin körpe yaprakları ve çiçekli başağı ezilip yara
lapası yapılır. Bu lapa çıbanlara sürülür. Akne, baş ağrısı ve şakakta
duyumsanan rahatsızlıklar için yukarıda tarifi verilen infüzyon, ovuşturularak
yüze ve şakaklara uygulanır.
Şifalı Bitkiler admin | 09 Nis 2008
KASIKOTU
KASIKOTU
Orjinal Adı Agrimonia eupatoria (ya da Hernia glabra)
Diğer Adları Fıtıkotu, Kızılyaprak, Koyunotu, Kuzupıtrağı
Bilgi
Gülgiller familyasındandır. Anayurdu bilinmeyen
ama Avrupa, Asya ve ülkemizde yetişen çokyıllık dayanıklı otsu bitkidir.
20-120 cm. boylanabilir. Çoğu kez toprağın üzerine yatarak gelişir. Rizom
kökü (kökgövdesi); kenarları dişli, tüysü, yeşil yaprakları; yaprak koltuklarında
ve bitkinin tepesinde yoğun salkımlar oluşturarak yazın açan küçük sarı
çiçekleri vardır. Bu çiçeklerinden oluşan ve adına pıtrak denilen meyveleri
çengel dikenli olur. Güneşli ve kısmen gölge yerleri ve nemli toprakları seven
kasıkotu en çok orman kenarlarında görülür. Bitki, tohumlarının hayvan
postuna takılıp çevreye taşınmasıyla yayılır ve tohumun düştüğü yerde çoğalır.
Kasıkotu bitkisinin topraküstü kesimleri tanen, glikozitler, nikotinik ve
şahsilik asitler, uçucu yağ ile B ve K vitaminlerini içerir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Bilimsel adlarından birindeki Hernia sözcüğü ‘fıtık’ anlamına gelen ve uzun
zamanlardan beri, kasık fıtıklarında meydana gelen rahatsızlığın
giderilmesinde yararı görülen kasıkotunun, diğer tıbbi etkileri ve bunlardan
faydalanma yöntemleri şöyle sıralanabilir:
• İdrar söktürücüdür. Böbrek, mesane ve idrar yolları rahatsızlıklarına karşı
etkili olur.
• Safra söktürücüdür. Sindirimi kolaylaştırıp mideyi rahatlatır.
• Karaciğer ve safra kesesi rahatsızlıklarında etkilidir.
• Doku ve damar büzücüdür. Peklik verir. Çocuklarda diyareyi keser.
• Bedeni güçlendirici ve rahatlatıcı acı bir toniktir.
•Yukarıda belirtildiği gibi fıtık oluşumunda kasık şişmelerini indirir ve bedeni
rahatlatır.
Bütün bu etkilrin sağlamak üzere kasıkotunun topraküstü kesimleri bitki çiçek
açmaya başladığında toplanır. 40 C dereceyi aşmayan sıcaklıkta ve gölge yerde
kurutulur. Kurumuş bitki karışımından 1-2 tatlı kaşığı alınıp 1 bardak kaynar
suya konur ve 10-15 dakika süreyle demlendirilerek bir infüzyon elde edilir.
Bu infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir.
• Kasıkotu bademcik şişmesi ve boğaz ağrılarında iyileştirici ve rahatlatıcıdır.
Bunun için 1-2 tatlı kaşığı kurumuş kasıkotu karışımı alınıp 1 bardak suda
kaynama noktasına kadar ısıtılır. Daha sonra ateş kısılarak 10-15 dakika daha
ısıtma sürdürülür. Böylece elde edilen dekoksiyonla gargara yapılır.
• Kasıkotu, ayrıca yaraları temizler ve iyileştirir.
Bunun için bitkinin taze topraküstü kesimleri ezilerek bir yara lapası hazırlanır
ve yaralara dıştan uygulanır.