Bahar Meyveleri ve Faydaları – 2

Posted by: admin  /  Category: Kategorilenmemiş

Vitamin Deposu Karpuz

Mükemmel bir C vitamini kaynağı olan karpuz, aynı zamanda A,B1,B6 vitaminiyle birlikte,potasyum ve magnezyum da içermektedir.Bu hoş kokulu lezzetli meyve sadece sıcak yaz günlerinde değil,diyabeti artrit,kolon kanseri ve astım gibi durumlarda da susuzluğun giderilmesine yardımcı olur.Lezzetli ve suLu karpuz çok güçlü bir doğal antioksidandır.
Bu güçlü antioksidanlar vücudu gezerek serbest radikalleri nötralize ederler.Yapılan birçok çalışma,yüksek oranda C vitamini ve beta karoten tüketiminin kalp hastalıkları riskini azalttığını,astıma neden olan solunum spazmlarını önlediğini,kolon kanseri riskini azalttığını, osteoartrit ve romatoid artritin bazı semptomlarını hafiflettiğini göstermektedir. Karpuz aynı zamanda çok iyi bir likopen kaynağıdır. Likopen antioksidan olarakda kanseri önleme çalışmalarında yer almaktadır.Likopenle ilgili çalışmalar insanlar üzerinde yapılmış ve çeşitli
kanserler üzerinde olumlu etkileri görülmüştür.Bu kanserler akciğer,prostat,meme,kolerektal ve endometrial kanser türleridir.

Üzümün Kendiside Suyuda Çok Yararlı
Güçlü bir antioksidan olan üzüm,yüksek C vitamini içeriğinin yanında;manganez,B1,B2 ve potasyum içermektedir.Bu özelliklerinden dolayı üzüm,mutlaka tüketilmesi gereken bir yaz meyvesidir. Kuarsetin ve resveratrol içeriğiyle zararlı kan pıhtılarını azaltır.Northeastern Ohio Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki araştırmacılar,üzümün Kalp kası hücrelerini direkt etkileyerek kalp sağlığını koruduğunu belirtmişlerdir.Üzümün içerinde resveratrol ve saponine ek olarak,kansere karşı çok güçlü bir antioksidan olarak bilinen ve aynı zamanda kollestrolü düşürmeye yardımcı olan pterostilbene vardır.Yapılan çalışmalar,orta düzeyde üzüm tüketimi ile düşük Alzhemier hastalığı riski arasında ilişki göstermişlerdir.

Yaz Meyveleri ve Faydaları – 1

Posted by: admin  /  Category: Kategorilenmemiş

Yaz ayları geldi doğa bize yaz aylarının yaklaşması ve kaybedeceğimiz suyu hesaba kadarak içinde bizim yaz aylarında ihtiyaç duyacağımız tüm vitamin, mineral ve şifaları içinde bulunduran meyveler sunuyor. İşte bunlardan bazıları…

Yaz aylarında vücudumuz ciddi anlamda su kaybına uğrar. Bu su kaybını önlemek için sadece su içmek yeterli değil. Bitkilerden şifa ararken aslında sadece şifa değil mevcut sağlığımızıda korumayı başarıyoruz. Yaz aylarında şifa bulabileceğiniz en iyi meyvelerden biri eriktir. Kalorisininde düşük olmasından dolayı rejim yapanlarda bu şifalı meyveden rahatça faydalanabiliyor. Erik potasyum, ve mineral açısından zengin bir meyvedir. Eriğin regl düzenleyici özelliğide mevcuttur. İdrar söktürücü özelliğide siz farkına varmadan sağladığı şifalardandır. Eriğin komposto reçel marmelat şeklinde tüketildiğinde kalorisi artar. Bu nedenle vitamin ve minerallerden daha sağlıklı şekilde yararlanmak için işleme tabii tutmadan çiğ olarak yenilmeli.

Kiraz mucize bir şifalı meyvedir. İdrar söktürücüdür böbrekleri temizler ve ürik asitin vücuttan atılmasını sağlar. Romatizma ve gut hastalıkları için de faydalıdır. Damar sertliğinin tedavisinde de kullanılır. Böbrekte taş oluşumu varsa bu oluşumun önüne geçer. Vücuttaki fazla suyun atılmasınıda sağlar, bu sayede zayıf bir görünüm sağlar. Derideki kırışıklıklarıda önler. Bir litre su içine bir avuç kiraz sapı eklenerek biraz kaynatıp günde 3-4 fincan tüketilebilir.

Kayısı tam bir kanser düşmanıdır içindeki beta karoten adlı madde hücrelere saldıran molekülleri kontrol alıp kanseri önler. Bağırsakların çalışması için çok önemli bir şifalı bitkidir. Bir kayısı ne kadar parlaksa o kadar şifalı bitkisel tedavi özelliğine sahip betakaroten maddesine o kadar sahiptir. Anti oksidanların yanında diyet lifleinden tripotofandan ve potasyum açısından zengindir. Yüksek posa alp hastalıkları için önemli bir önmelicidir. İçerdiği yüksek A vitamini sayesinde görme gücünün artmasına yardımcı olur. 50.000 denek üzerinde yapılan çalışmalarda yüksek oranda A vitamini tüketiminin yaşlılarda sıkça rastalanan katarakt riskini %40 azalttığının sonucuna varılmıştır.

Yazımıza kısa süre içinde devam edilecek…

Şifa Kaynağı Çilek

Posted by: admin  /  Category: Çilek

Çilek bol miktarda A,B1,B2,C ve K vitamini, protein, şeker, meyve asidi, demir, fosfor, sodyum, kalsiyum ve potasyum içerir. Çilek potansiyonel antioksidan olma özelliği taşıyan en ünlü besindir.

Demir ve fosfor açısından zengin olması, çileğin demir eksikliği ve kansızlıkla savaşmasını sağlar vücuttaki hücre yapısını koruyan çilek kansere de karşı koruyucu rol oynar. Hergün 3 yada daha fazla porsiyon çilek yemek yaşa bağlı görme bozukluğunu büyük oranda azaltır. B,C ve K vitaminlerinin vücudun kuvvetlenmesinde büyük faydası vardır. Kolesterolüde düşüren bir bitkidir. Damar tıkanıklığını önler kanı temizler, ağız sağlığı açısından da çok önemlidir. Diş etlerini güçlendirir ağız kokusunu önler. Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar, romatizmaya karşı da bire birdir. Ayrıca çilek çok iyi bir nemlendiricidir.

Bahar Alerjisine Bitkisel Çözüm

Posted by: admin  /  Category: Kategorilenmemiş

Merhabalar

Bahar alerjisi polenlerin ve bitki tozlarının havada uçuştuğu bu bahar günlerinde bir çok kişinin rahatsızlanmasına sebep oluyor. Genel olarak gözlerde kaşıntı ve akıntı. Burunda, geniz ve damaklarda kaşıntı görülen etkiler arasında. Bende aynı hastalıktan muzdarip olduğum için bu kişileri çok iyi anlayabiliyorum.

Öncelikle basit çözümlerden bahsetmek istiyorum. Sık sık elimizi, yüzümüzü bol suyla yıkayıp ellere göz çevresine yapışan polenlerden kurtulmak çözüm olabiliyor. Doktroların verdiği 2-3 ilaç denedim. İlaçlar ya hiç fayda etmedi yada bütün gün uyuklamama sebep oldu. Ki yan etkileri arasında uyku yapma özelliğide var bu ilaçların.

Bu sebepten dolayı bahar alerjisinin bitkisel çözümünü tedavisini şifalı bitkilerle bulmaya çalıştım. Yavşan Otu Özsuyu ile ağız gargara yapıldığında ağız ve boğaz iltihaplarını geçirir. Yaprağının yakısı yaraları bitkisel olarak tedavi eder. Banyosu kaşıntılara fayda sağlar.
ÇAYI: İki kahve kaşığı kurutulmuş, ince kıyılmış yavşan otu demliğe konur ve üzerine 300-400 ml kaynar su ilave edilerek. 5-10 dakika demlen meye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Göz çevresine göze deydirmemeye dikkat ederek pamukla silerseniz kaşıntılarında bariz olarak azaldığını göreceksiniz.

Şifalı Bitkiler Sebzeler Meyvelerin Faydaları

Posted by: admin  /  Category: Şifalı Bitkiler

Sebze ve meyvelerde sağlığa faydalı pek çok doğal madde var. Bunlara “doğal ilaçlar” da diyebiliriz. Polifenoller, karetonoidler, antosiyaniriler, indoller, vitamin ve mineraller bunlardan sadece bazıları. Son elli yılda yaptığımız en büyük hatalardan biri bu doğal ilaçlara sırt çevirip doğal eczaneyi görmezden gelmek oldu.
Eskiye oranla daha az sebze meyve yiyoruz. Aynca şimdiki sebze ve meyveler de eskilerinden farklı. Yalnızca tatları veya lezzetleri kötü değil! İçlerindeki vitamin, mineral ve antioksidanlar da azalmış durumda.
Nedenleri toprakların insafsızca üretime zorlanması, üretimde kullanılan sentetik gübreler, böcek öldürücü kim yasallar, genetik müdahaleler…
Kısacası hem eskiye oranla daha az meyve-sebze yiyoruz hem de yediklerimizin eski sağlık güçleri artık yok…
HASTALIKLAR ARTIYOR
Farklı ülkelerde yapılan yüzlerce çalışma meyve sebze tüketimi azaldıkça şeker hastalığından kilo problemine, kalp damar hastalığından felce, kanserden Alzheimer’e kadar onlarca hastalığın Sıraya girdiğini gösteriyor.
Az sebze-meyve yemenin bağışıklık sistemimizi zayıflattığı, enfeksiyon hastalıklarının sıklığını arttırdığı da kesin. Sebze meyve yemeyen çocuklar daha zor ve geç büyüyor. Daha sağlıksız yetişiyor.
Sebze ve meyve tüketmeyen yaşlılarda kabızlık, yorgunluk, sık enfeksiyonlara yakalanmak, bellek kaybı başta olmak üzere bazı sağlık problemleri daha da yoğunlaşıyor.
NE YAPMALI?
Bu nedenle bütün imkanlar zorlamalı, beslenme planlarınızda meyve ve sebzelere daha çok yer ayırmalısınız. Bu işi yaparken benim önerim şu: Meyve ve sebzeleri mümkün olduğu kadar taze ve olgunken yemeye çalışın.
Hep ayrı sebze ve meyveleri yemeye verme çeşitlendirmeye gayret edin.
Önceliğinizi (ekonomik imkanınıza göre) elma, nar, kiraz, siyah erik, yaban mersini, kızılcık, çilek, ahududu, böğürtlene sonra da kayısı. üzüm, kırmızı greyfurt, portakal, mandalina, şeftali, armuda verin. Muz, kivi, nektarin ise sonraki tercihleriniz olsun. Kavunu, karpuzu da unutmayın.
Sebzelerin hepsi önemli ama ıspanak, pazı, bezelye, fasulye, lahana, kama bahar, patlıcan. bakla, yer elması, bal kabağı, domatese öncelik tanıyın.
Mümkün olduğu kadar renkli olanlar tercih edin. Renk oranı koyulaştıkça antioksidan kazanımınız çoğalacak, taze, olgun ve mevsiminde yediğiniz zaman bedeninize daha çok vitamin mineral depolayacaksınız. Ayrıca onlardan az pişmiş ya da pişmemiş şekilde faydalan maya çalışın.
Isil işlemlerin özellikle C vitamini ve folik asit gibi vitaminlerde ciddi kayıplara yol açabileceğini unutmayın. Organik ya da doğal olanları, mevsimin de yetişenleri tercih edin.
Unutmayın. Daha fazla meyve ve sebze tüketmek, hatta bu durumu tutku derecesine taşımak daha az kalp hastalığı, hipertansiyonu, kilo problemi, kanser, daha güçlü bağışıklık sistemi, daha sağlıklı yaşlanma ve zinde güçlü çocuklar anlamına geliyor.

Yaban Mersini İle Tedavilerinizi Destekleyin

Posted by: admin  /  Category: Yaban Mersini

Çay üzümü olarak bilinilen yaban mersini bitkisi birçok rahatsızlığa derman olabiliyor. Yaban mersininin bilinen ve daha çok dikkat çeken faydalarını sıralayacak olursak: Kansere karşı koruyucu olması, kanı temizlemesi, kan şekerini ve kolesterolünü düşürmesi, gece görüş yeteneğini arttırması, kalp krizi riskini azaltması, göz yorgunluğunu ve bazı göz problemlerini gidermesi, damar sertleşmesini engellemesi, mide rahatsızlıklarını önlemesi ilk sıralarda gelir. Bunların dışında da birçok faydası bulunan yaban mersini, ülkemizde yetiştiği için ve kullanım şekillerinin fazla çeşitli olması nedeniyle rahatsızlıkların tedavisinde kolayca kullanılabilir. Yaban mersinini taze meyve olarak tüketebileceğiniz gibi meyve suyu şeklinde de tüketebilirsiniz. Bunun dışında aktarlardan kurutulmuş veya toz halinde yaban mersini temin edilebilir. Kurutulmuş yaban mersinin çayı demlenilerek içildiğinde tedavi sürecinize olumlu etki edecektir. Ayrıca yaban mersini reçelini, yaban mersini marmeladını ya da şoklanmış doğal yaban mersinini zahmetsizce alabilir ve tüketebilirsiniz. Yaban mersininin tıbbi açıdan önemi ve gerekliliği ise çoktan fark edilmiştir. Eczanelerde yaban mersini ile yapılmış ilaçlar mevcuttur.

Migrene Bitkisel Çözüm

Posted by: admin  /  Category: Bitkilerle Tedavi Reçeteleri

Baş ağrısının ötesinde bir rahatsızlık olan migrenin en büyük ilacı stresten uzak durmaktır. Günümüz insanının stresten uzak durma şansının da az olduğu düşünülürse, migreni olanların alternatif çözüm yolları bulması gerekir. Yaklaşık 50 gram kadar toz halinde defne tohumu aktardan temin edilerek yaklaşık bir kilo bal ile karıştırılır. Karışımın cam bir kavanozda saklanması gerekir. Günde yaklaşık 3 yemek kaşığı bu karışımdan tüketilmelidir. 1 bardak kaynar suya yine aktarlardan temin edilebilecek olan kedi otu kökünden 2 çay kaşığı kadar konur. Yaklaşık 10 dakika bekledikten sonra tüketilebilir ve yemeklerden önce 1 bardak içilirse daha etkili olacaktır. Migrenin sıklığını ve şiddetini azaltabilen gümüş düğme çiçeği ufalanır ve 1 tatlı kaşığı kadarı büyük bir bardaktaki kaynar suya konur. Üstü kapalı bir şekilde 10 dakika boyunca demlenmesi sağlanır ve süzülür. Yemeklerden yarım saat önce içilmelidir. Bunların dışında nane yağı, lavanta yağı, kekik yağı veya papatya yağı ile su karıştırılır. Karışım pamuk yardımı ile şakak ve alın bölgesine sürülerek masaj yapılır.

Saçlara Bitkisel Bakım

Posted by: admin  /  Category: Bitkisel Saç Bakımı

Saç dökülmesi birçok kişinin baş edemediği bir sorun olarak göze çarpıyor. Saç dökülmesine bitkisel birçok yöntem ile çare bulabilirsiniz. 1 litre suda yaklaşık 2 yemek kaşığı lavanta 10 dakika kaynatılır. Duş aldıktan sonra, karışım ılık haldeyken saçlara sürülür ve yaklaşık olarak 45 dakika beklenir. Daha sonra saçlar tekrar yıkanmalıdır. Bu işlemin ayda 7-8 kere yapılması yeterli olacaktır. Ayrıca soğan, ceviz ve su teresi tüketilerek saç dökülmesinin önüne geçilebilir. Normal saçlara sahip olanlar için ise bir avuç papatya yaklaşık 5-6 bardaklık su içinde 10 dakika kaynatılır. Kaynayan karışım süzüldükten ve ılındıktan sonra saçlar yıkanır. Saç derisinde kaşıntı var ise çorba kaşığı kadar biberiye yağı ve üzüm sirkesi, bir tatlı kaşığı kadar tuz ve 4 adet dövülmüş aspirini karıştırıp saç derisine haftada bir defa sürmek ve 2 saat kadar beklemek yeterlidir.

Kanser Riskini Yeşil Çay İle Azaltın

Posted by: admin  /  Category: Bitkilerle Tedavi Reçeteleri

Yapılan araştırmalar akciğer kanserine yakalanma şansını azaltmak için yeşil çay içilmesi gerektiğini ortaya çıkardı. Günde bir fincan da olsa yeşil çay içilmesi sağlığımızın korunması için alınabilecek en basit bitkisel önlem olarak görünüyor. Yeşil çaylar, yaklaşık olarak 80 derece sıcaklıktaki su ile ve yine yaklaşık olarak 4 dakika demleme işlemine tabi tutulmalı ve şekersiz olarak tüketilmelidir. Yeşil çayların özelliği toplandıktan sonra sadece kurutulmuş olmalarıdır. Yeşil çayların tadının tuhaf olması nedeniyle tercih edilmediği için çeşitli şekillerde aromalandırılarak tüketilmesi mümkündür. Çayın sağlıklı olarak beklemesi için teneke, karton veya cam kutularda saklanması gerekir. Çayın kullanılacağı zaman ise nemlenmemesi için kuru kaşık yardımı ile alınması gerekir. Çaylar yalnızca kuru ve nemsiz ortamda özelliklerini yitirmeden saklanabilir. Yeşil çay ile kanser riskini azaltmanın dışında daha birçok rahatsızlığa önlem alabilir veya çare bulabilirsiniz.

Depresyona Bitkisel Çözüm

Posted by: admin  /  Category: Bitkilerle Tedavi Reçeteleri

Günümüzün en sık rastlanan rahatsızlıklarından biri olan depresyona karşı bitkilerle çözüm bulmak mümkündür. Bir bardak kaynar suyun içine yaklaşık 2 çay kaşığı kurutulmuş sarı kantaron koyun. 10 dakika demlendikten sonra içebilirsiniz. Günde bir veya iki bardak sarı kantaron çayı içilmesi depresyondan kurtulmanızı sağlayabilmektedir. Sarı kantaron depresyon dışında korku, gerginlik, huzursuzluk, uykusuzluk ve uyurken idrar kaçırma gibi rahatsızlıkların tedavisinde de kullanılabilir. Kadınların menopoz döneminin daha rahat geçmesini de sağlayan sarı kantaron aktarlardan temin edilebilir. Bu bitki güneş ışınlarına karşı olan hassasiyeti arttırmaktadır. Bu nedenle, sarı kantaron tüketildikten sonra Güneş ışınlarına fazla maruz kalmamaya çalışılmalıdır. Ciddi depresyon problemleri için ise bir uzmana başvurulması gerektiği unutulmamalıdır.

Gizlilik Politikası