Yazılar veya Yorumlar 04 July 2008

Şifalı Bitkiler admin | 20 May 2008

SIĞIRKUYRUĞU

Orjinal Adı Verbascum thapsus
Diğer Adları Yünotu
Bilgi
Sıracagiller familyasındandır. Kuzey Yarıküre’nin
ılıman bölgeleriyle, özellikle Avrasya’nın doğu kesiminde yaygın olarak
yetişir. Ülkemizde de yol, bahçe ve tarla kenarlarında sıkça görülür. 60-200
cm. arasında boylanabilen, iki yıllık dayanıklı otsu bitkidir. Sarımsı renkli ve
yuvarlak kesitli, dayanıklı, ince tüylerle kaplı, dik ama dallara ayrılmayan
yapıdaki gövdesi ve bitkinin birinci yılında, tabanında rozet şekli oluşturan,
ikinci yılında gövdesinden de uzayan iri yaprakları vardır. Sığırkuyruğu birinci
yılını çiçeksiz geçirir. İkinci yılının yaz ortasından başlayarak, sonbahara
kadar, gövdenin ucunda başaklar oluşturan parlak sarı renkli çiçekler açar. Bu
çiçekler olgunlaşınca içinde tohumlarını taşıyan iki gözlü kapsülü olan
meyvelere dönüşür. Güneşli; soğuktan ve rüzgârdan korunmalı yerleri seven
sığırkuyruğu bitkisi, suyu iyi akıntılı olmak koşuluyla bitek olmayan
topraklarda bile yetişir. Döktüğü tohumlarıyla çoğalır.
Sığırkuyruğunun yaprak ve çiçekleri, yapışkan bitki sıvısı, saponinler, uçucu
yağ ve verbaskosit adı verilen flavonitler ile glikozitleri içerir. Bol miktarda
nektar içeren çiçekleri, bal arılarını bitkiye çeker.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Bedene yararları Antik çağlarda da bilinen ve adı Homer’in destanlarında da
geçen sığırkuyruğunun tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
sıralanabilir:
• Balgam söktürücüdür.
• Göğsü yumuşatır. Bronşit ve kronik öksürük durumlarında iyileştiricidir.
• Solunum yolları mukozasının enfeksiyonlarında iyileştirici etkiler yapar.
• Sesin boğuklaşması ve ses kısıklığı durumunda iyileştiricidir.
• Mide üşütmesinde oluşan karın ağrısını geçirir.
• İdrar söktürücüdür.
• Sakinleştiricidir.
Bu etkileri sağlamak üzere, sığırkuyruğunun yapraklan yaz ortasında
kahverengileşmeden önce toplanıp özenle kurutulur. Çiçekleri ise, yaz
ortasından sonbahar başlarına kadar kuru havada toplanır gölge yerde ya da 40
dereceden sıcak olmayan yapay ısıtmalı yerde kurutulur. Bitki nemli yerde
kalırsa tıbbi etkilerini yitirir. Bu şekilde toplanıp kurutulmuş ve saklanmış olan
yaprak-çiçek karışımından 1 tatlı kaşığı alınıp 1 bardak kaynar suda
demlendirilerek elde edilen infüzyondan, günde üç kez birer bardak içilir.
• Sığırkuyruğu, ayrıca etkili bir yara iyileştiricidir. Ciltteki yangıları da geçirir.
Bunun için, körpe yaprak ve çiçekleri ezilerek bir yara lapası hazırlanır. Bu
lapa şikâyetli yerlere dıştan uygulanır.
• Sığır kuyruğunun taze çiçekleri banyo suyuna katılırsa cildi yumuşatır ve sarı
saçları parlaklaştırır.

Şifalı Bitkiler admin | 27 Nis 2008

KUŞOTU

Orjinal Adı Stellaria media
Diğer Adları Serçedili, Serçeotu
Bilgi

Karanfilgiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmemekte, ancak Anadolu’da yol kenarları, duvar dipleri ve bahçelerde
yaygın olarak yetişmektedir. 10-30 cm. kadar boylanabilen, biryıllık otsu
bitkidir. Çok dallı, gevrek yapılı, açık kahverengi gövdesinin bir tarafı tüylü
olur. Oval biçimli, etli ve sulu yapraklan, sapsız ve karşılıklı olarak gövde
üzerinde dizilmiştir, ilkbaharın başlarından kış başına kadar aralıksız açan
küçük kırmızımsı beyaz renkli çiçekleri yıldız biçimindedir. Yer seçmeyen,
nemli olmak koşuluyla her türlü toprakta yetişen kuşotu bitkisi, döktüğü
tohumlarıyla çoğalır.
Bitkinin topraküstü kesimleri organik asitler, potasyum tuzlan, fosfor ve C
vitamini içerir. Ülkemizde pazar yerlerinde satılan kuşotu, çiğ olarak
yenilebilecek kadar lezzetlidir. Bu nedenle salatalara konulur, börek harcına
girer ya da sebze olarak pişirilir.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı

Kuşotu bitkisinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
özetlenebilir:
• İdrar söktürücüdür. Böbreklerin çalışmasını hızlandırır.
• Balgam söktürücü etkisi de vardır.
• Müshildir, pekliği giderir.
• Romatizma yangılarını ve ağrılarını hafifletir.
Bu etkileri sağlamak üzere, kuşotunun tüm topraküstü bölümleri bitki yeşil
olduğu sürece toplanır ve gölgelik yerde kurutulur. Kurutulmuş bitkiden 2 tatlı
kaşığı alıp üzerine 1 bardak kaynar su konularak 5 dakika süreyle
demlendirilir. Böylece elde edilen infüzyon, günde üç kez birer bardak olarak
içilir.
• Hemoroite (basur) karşı iyileştirici etkiler gösterir.
• Kaşındırıcı ve rahatsız edici sedef hastalığı ve egzamada rahatlatıcıdır.
• Cildi yumuşatır.
Bu etkiler için, kurumuş bitkiden 2-3 tatlı kaşığı alınıp 1 bardak suda kaynama
noktasına kadar ısıtılır. Sonra ateşi kısılarak 15-20 dakika daha ısıtmaya
devam edilir. Böylece hazırlanan yoğun dekoksiyon dıştan uygulanır.
• Kuşotu ayrıca yara iyileştiricidir: Yara, kesik ve çıbanların tedavisinde
kullanılır. Bunun için toplanan taze bitki ezilerek yara lapası hazırlanır. Bu
lapa şikayetli yerlere dıştan uygulanır.

Şifalı Bitkiler admin | 20 Nis 2008

KEKİKLER

Orjinal Adı Thymus türleri
Diğer Adları Çahkekiği
Bilgi
Ballıbabagiller familyasındandır. Anayurdu
Avrupa’nın güneyi olup ülkemizde kekik türlerinden 40 kadarı güneş gören
kurak tepeler ve sırtlarda kümeler oluşturarak yaygın ve doğal biçimde
yetişmektedir. Bu türlerden en çok bilineni Adi kekik (T. vulgaris) 25-30 cm.
kadar boylanabilen ve kışın yapraklarını dökmeyen çokyıllık çalıdır.
Yeşil-kahverengi dörtgen kesitli gövdesi, bitkinin ikinci yılında odunsulaşır.
Tüylerle kaplı gri-yeşil renkli, hoş kokulu ince yaprakları 1 cm. kadar
uzunlukta olur. Bitkinin soluk erguvani renkli çiçekleri, yaz başı ile ortası
arasında açar. Küre biçimli minik tohumları parlak kahverengidir. Bol güneşli
yerleri ve suyu iyi akıntılı alkalik toprağı seven kekik, döktüğü tohumlarıyla
çoğalır. Ayrıca, Avrupa’da bazı yerlerde kültürü yapılmakta, kış mevsimi
dışında her zaman gövde çelikleri alınarak ya da ilk ve sonbaharda bitkinin
tamamı veya kökü bölünerek de üretilmektedir.
Adi kekikte timol, karvakrol, simol, linalol ve borneol maddelerini içeren % 1
oranında uçucu yağ; acı esanslar, tanen, flavonit ve tripenoit bulunur. Kekik
bitkisine hoş kokusunu veren, timol ve karvakrol adlı maddelerdir.
Kurutulmuş kekik yaprakları, çeşni vermesi için özellikle çorba ve et
yemeklerinde baharat olarak kullanılır. Ancak kokusu çok keskin, bitkinin tadı
da acı olduğu için, kekik, yemeklerde çokça tüketilmemelidir. Bal arıları kekik
türlerini çok sever ve makbul olan kekik balı yaparlar.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Bedene yararlı nitelikleri ta Antik çağlardan beri öğrenilerek kullanılagelen
bütün kekik türlerinin tıbbi etkileri birbirlerine benzer. Bu etkileri ve bitkiden
yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:
• Midevidir: iştahı açar, sindirimi kolaylaştırır. Dispepsi (hazımsızlık)
durumunun atlatılmasında etkilidir.
• Aşırı içki içilmesi sonrasında bedende meydana gelen rahatsızlıkları
atlatmaya yardımcı olur.
• Gaz söktürücüdür.
• Yatıştırıcıdır.
• İdrar söktürücüdür.
• Spazm çözücüdür.
• Kan dolaşımını hızlandırıp artırır.
• Solucan (kurt) düşürücü etkisi vardır.
• Terletici ve balgam söktürücüdür.
• Soğuk algınlığı, nezle, boğaz ağrıları ve taciz edici öksürüğün atlatılmasında
yararlı olur.
• Saman nezlesinin iyileştirilmesinde etkilidir.
• Bronşit, boğmaca ve astım tedavilerinde başarıyla kullanılır.
• Doku ve damar büzücü etkileri nedeniyle çocuklarda diyare ve yatak ıslatma
durumlarının iyileştirilmesinde yardımcı olur.
• Bedeni güçlendirici tonik etkisi vardır.
Bütün bu etkilerinden yararlanmak üzere, kekik türlerinin yaprakları kurumuş
dallarının üzerinden elle sıyrılarak alınır. Bitkinin çiçekli tepeleri ise yaz
başından sonuna kadar yağışsız günlerde toplanır. Bunlar, gölge ve havadar
yerde özenle kurutulur, kuru yapraklarla karıştırılır. Karışımdan 2 tatlı kaşığı
alınıp 1 bardak kaynar suya dökülür. 10 dakika süreyle demlendirilerek elde
edilen infüzyon, günde üç kez birer bardak olarak içilir. Tadı acı olduğundan
içine biraz bal katılarak alımı kolaylaştınlır.
• Kekik ayrıca antiseptik (mikrop kırıcı) bir bitkidir. Özellikle iltihaplı
yaraların temizliğinde ve iyileştirilmesinde etkili olur.
• Akne tedavisinde de temizleyici ve iyileştirici etkileri görülür.
Bu etkilerinden yararlanılmak için piyasada satılan ve her türlü kekiklerin
damıtılmasıyla elde edilen kekikyağı, sulandırılarak yara ve aknelere dıştan
uygulanır ya da yukarda anlatılan kurumuş kekik karışımdan 2-3 tatlı kaşığı
alınıp suda kaynatılarak elde edilen dekoksiyon yaralara ve akneli yerlere
dıştan uygulanır.
• Kekik, larenjit (gırtlak iltihabı) ve tonsilit (bademcik iltihabı) durumlarında
da iyileştirici olur. Bunun için yukarıda tarifi verilen dekoksiyonla ağızda derin
gargara yapılır.
• Kekiğin içerdiği karvakrol adlı madde bazı kişilerin cildinde yakıcı ve
kızartıcı etkiler yapabileceğinden, kekikyağı sulandırılarak uygulanmalıdır.


eXTReMe Tracker