Yazılar veya Yorumlar 28 August 2008

Şifalı Bitkiler doc.alican | 22 Haz 2008

MISIR

MISIR

(Zea Mays)

Mısırın şifalı özellik taşıyan kısmı püskülüdür.Diüretik özelliklere sahiptir,kilo verdirir.

Eğer mısır püskülü tam olarak kurutulamazsa diüretik özelliğini kaybeder laxatif özellik kazanır.

İdrar yolları sorunlarında,taşlar için,kalp zarında su toplanması halinde,böbrek iltihabında,sistitde,renal kolikte,gut ve romatizmada faydalıdır.

Çocuklar ve yaşlılarda yatak ıslatmaya karşı kullanılır.

Bütün bu rahatsızlıklar için çayından 2-3 saat arayla 1 yemek kaşığı içilir.

KULLANIMI:

Çayı:Çeyrek litre kaynar su ile 1 tepeleme çay kaşığı bitki 3 dakika demlenir,tatlandırılmaz.

Şifalı Bitkiler doc.alican | 22 Haz 2008

ÖKSÜRÜK OTU

ÖKSÜRÜK OTU

(Tussilago farfara) Öksürük otuna Romalılar filius ante patrem derlerdi yani babadan önce gelen oğul.Çünki çiçekleri yapraklarından önce çıkar.Bahar aylarında kış örtüsünün altından sarı çiçekleriyle ilk önce çıkan bitkidir. En iyi killi topraklarda yetişir.Böcekler ve arılar ilk nektarlarını almak için ona gelirler. Göğüs hastalıkları üzerindeki etkisi ve iltihap kurutucu özelliği nedeniyle bronşit,gırtlak iltihabı(larenjit),farenjit,bronşial astım,akciğer zarı iltihabı(zatülcenb) ve akciğer tüberküloz başlangıcında başarıyla kullanılır. Öksürük ve ses kısıklığı için bitkinin çayı balla karıştırılarak mümkün olduğunca sıcak olarak gün boyu içilir. Mayıs sonları C vitamininden çok zengin olduğundan çorba ve salatalarda kullanılır. Yapraklar çiçeklerden daha fazla tıbbi değere sahiptir,çay yapımı için yaprak ve çiçekler beraber toplanır. Taze yapraklar ezilip lapa haline getirilip göğüs üzerine uygulanırsa zatürre,yılancık(erizipel)ve bursit hastalıklarına iyi gelir. Bu lapanın etkileri şaşırtıcıdır. Sıraca yaralarında yaprakların dekoksiyonuyla kompresler yapılır. Kronik bronşit ve nefes darlığında günde bir kaç kez bitkinin yaprak ve çiçek saplarının buharı solunulmalıdır. Ayak şişleri yaprakların dekoksiyonuyla banyo edilmelidir. Yapraklarından hazırlanan bir şurup ciğer hastalıklarında kendini kanıtlamıştır. Büyük bir toprak kaba bir kat yaprak bir kat ham şeker konur.2-3 kat parşömen kağıdıyla kaplanır.Bu şekilde toprağın altına fermente olması için gömülür.8 hafta sonra topraktan çıkartılır ve kaynatılır.Bu şurup kış ve gribe karşı en etkili savunmamızdır. Astım,bronşit ve sigara kaynaklı solunum sorunlarına karşı taze yaprakların suyu sıkılarak günde 2-3 çay kaşığı alınır.

Şifalı Bitkiler doc.alican | 22 Haz 2008

VEBA OTU

VEBA OTU

(Petasites officinalis)
.

Veba otu dere kenarlarında,ormanlarda sulu topraklarda yetişir.

Aynı aileye ait olan öksürük otundan daha büyüktür.

Yaprakları şapka büyüklüğünde olur,hafif dişlidir,yapraklarının altı gri tüylerle kaplıdır.

Kirli beyazdan açık pembeye değişen çiçekleri küçük sepetler şeklinde sapın üst kısmında salkım halinde yerleşmişlerdir.

Veba salgını zamanında meşhur olmuş,çiçeklenme zamanından önce toplanan kökleri ateş düşürücüdür.

Çayı,terlemeye yardım eder,nefes darlığına iyi gelir,ateş düşürür,gut ve sara için kullanılır.

Günde 1-2 bardak yudumlanarak içilmelidir.

Büyük taze yapraklar burkulmalarda,kaymalarda,ayak yaralarında,her türlü yanıkta,ülserlerde hasta bölgeye uygulanır.

KULLANIMI

Çayı:1 çay kaşığı kök geceden soğuk suya konur sabahleyin ısıtılır ve süzülür.Infusion: One level teaspoon of roots is soaked in cold water overnight, warmed and strained in the morning.

Uygulamalar:Taze yapraklar yıkanır,kıyılır ve hasta bölgeye uygulanır.Günde bir kaç kez tekrar edilir.

Şifalı Bitkiler doc.alican | 22 Haz 2008

YOĞURT OTU

YOĞURT OTU (Galium) Yoğurt otunun yaprakları halka dizilişlidir ve çiçekleri yeşilimsi beyazdır. Sapları tırmanmayı kolaylaştırmak için kanca şeklinde tüylerle kaplıdır. Bu bitki bal gibi bir koku salgılar ve en iyi haziranda toplanır. Tekrar belirtmek isterim taze bitki daha fazla şifalı özelliğe sahiptir. Kışın bile karın olmadığı toprak alanlarında yoğut otu bulunabilir. Yoğurt otunun 3 türü vardır her üç türü de benzer tıbbi özellikler gösterir ve aynı şekilde kullanılır. Yoğurt otu çayı karaciğeri,böbrekleri,pankreası temizler ve antioksidandır,zehirli atıkları atar. Lenf sistemi rahatsızlığından muzdarip olanlar bu bitkinin çayını her gün içmelidirler. Kansızlık ve idrar tutukluğunda faydalıdır. Haricen kullanıldığında pek çok deri hastalığında,yaralarda,haşlanmalarda, siyah noktalarda faydalıdır. Yüz yıkamalarında cildi gerginleştirir. Yoğurt otunun taze sıkılmış suyu hastalıklı bölgeye sürülür ve kuruması beklenir.

Şifalı Bitkiler doc.alican | 22 Haz 2008

Sarmısak

Sarmısak

Sarmısak(Allium sativum),kalp sağlığı için popüler bir bitkidir.Binlerce araştırma,sarmısağın vücut sağlığı üzerinde belirgin koruyucu etkileri olduğunu göstermiştir.Sarmısak kolestrol ve kan şekeri düzeyini düşürür.Kalp krizi riskini azaltır.Kan pıhtılaşmasını ve tümör oluşumunu engeller.

Bir sarmısak soğanı yaklaşık 70 tane sağlığa faydalı aktif madde içerir.

Bu 70 aktif maddeden biri allisindir.Allisin bir sülfür bileşiğidir.Peptik ülsere ndene olan helicobakter pilori,uçuklar ve kandida ya neden olan virüs ve mantarlar da dahil,bir çok paraziti,mantarı ve virüsü öldürür.

Yüksek miktarda allisin içerdiğinden,sarmısak bağışıklık sistemini bakteriyel,viral ve fungal enfeksiyonlara karşı destekler.Bazı çalışmalar sarmısağın kulak ve maya enfeksiyonlarında da etkili olduğunu göstermiştir.

Sarmısak yüksek tansiyonun ve kalp hastalıklarına neden olan diğer sorunların tedavisinde kullanılabilir.Çalışmalar sarmısağın kan basıncını,kötü kolestrolü(LDL),trigliseridi en az % 10 oranında düşürdüğünü göstermiştir.Sarmısak oksidasyonu önleyerek LDL oluşumunu azaltır.Böylece damar tıkanıklığını ve kalp hastalıklarını önler.

LDL ve trigliserid seviyesinin düşük olması kanın damarlarda pıhtılaşmasını önler.Hayvanlar üzerinde yapılan bazı çalışmalar sarmısağın damarlarda oluşan plakları azalttığını göstermiştir.

Sarmısak tümör oluşumunu engelleyen ve yavaşlatan aktif maddeler içerir.Sarmısak yemek ya da sarmısak tabletleri kullanmak kanser riskini azaltır,özellikle mide kanserini.Sarmısakta bulunan allisin maddesi mide üzerinde koruyucu etkiye sahiptir.Allisin sindirim yolları kanserleriyle direk bağlantılı helicobacter pilori bakterisinin çoğalmasını önler.

Sarmısak göğüs,kolon ve yemek borusu kanserinden korunmaya da yardım eder.

Sarmısak kemoterapi gören hastalara da faydalı olabilir.Özellikle deksorubisinle tedavi olanlara.Glutation miktarını artırarak,kemoterapinin kalp ve karaciğere verdiği zararları azaltır.

Kemoterapi hastaları hekimlerine tanışmadan herhangi bir sarmısak takviyesini kullanmamalılar,bazı insanlarda kemterapi neticesi görülen kanamaları artırabilir.

Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde sarmısağın kan şekerini düşürüp,insülin salınmasını artırdığı tespit edilmiştir.
Kokusunun ötesinde sarmısağın mide sorunları,kusma,ishal ve bazı insanlarda astım krizleri gibi yan etkileri olabilir.Emziren anneler sarmısak ve sarmısak takviyeleri kullanmamalı,bebekde koliğe neden olabilir.

Kan sulandırıcı,antibiyotik,antifungal,steroid,iltihap önleyici ilaçlar kullananlar hekime danışmadan sarmısak veya sarmısak takviyesi kullanmamalı.

Şifalı Bitkiler doc.alican | 22 Haz 2008

Ceviz

Ceviz Sağlığınızın doğal ilacı olan cevizin yararları saymakla bitmiyor. Ceviz damarları açıyor, kalp krizi riskini yüzde 50 oranında azaltıyor Gümüşhane Tarım İl Müdürlüğü Kontrol Şube Müdürü Mehmet Özdemir, cevizin beynin küçük bir modeli ve insan sağlığı açısından çok önemli bir besin maddesi olduğunu söyledi. İnsan vücudunda gümüş iyonuna ihtiyaç duyan tek organın beyin olduğunu belirten Müdür Mehmet Özdemir, şöyle konuştu: KAN DOLAŞIMINI DÜZENLİYOR “Ceviz ağaçlarının evlere çok yakın dikilmemesi ve etrafı kapalı ceviz bahçelerinde saatlerce şekerleme yapmanın sakıncalı olduğuna dikkat çekilse de, kökü, yaprakları, kabuğu ve meyveleriyle tam bir şifa kaynağı olduğu artık herkes tarafından bilinir. Bilimsel çalışmalar sonucunda cevizin damar koruyucu, ishal kesici, cildi temizleyici, siğil giderici, hipoglisemik ve tümör engelliyici özelliklerinin olduğu belirlenmiştir. Ceviz kan dolaşımını düzenler, karaciğer fonksiyonlarını düzenler, serum kolesterolünün azalmasını sağlar ve anormal antikor oluşumunu engeller.” Cevizin bir kalp dostu da olduğunu anlatan Özdemir, sert kabuklu meyvelerde yer alan çoklu doymamış yağ asitlerinin kalp-damar hastalıklarında önleyici rol oynadığının bilimsel çalışmalarla kanıtlandığını söyledi. OMEGA 3 VE 6′NIN MUCİZELERİ Cevizi diğer sert kabuklu meyveler arasından öne çıkaran özelliğin ise; Omega 3 ve Omega 6 gibi çoklu doymamış yağ asitlerini yüksek oranda içinde barındırması olduğunu belirten Mehmet Özdemir, şunları söyledi: “Damar dostu antioksidan ve yaşlılık engelleyici cevizin içerdiği E vitamini şeker hastalığının gelişimini engeller. Kalp, damar, beyin ve sinir fonksiyonlarını düzenler, yaraların iyileşmesine faydalı olur, prostat kanserinden korur. Yapılan çalışmalarda, haftada toplam 2-3 avuç ceviz yiyenlerin kalp krizi geçirme riskinin yemeyenlere göre yüzde 50 daha az olduğu görüldü. Cevizde bulunan E vitamini, lif ve doymamış yağlar kalbi korur. Yaprağı haşlanıp, suyu ile saçlar yıkanırsa kepeklenmeyi önler. Yeşil ceviz meyvelerinin kabukları kaynatılarak içildiğinde de erkeklerde cinsel gücü artırmaktadır.”

Şifalı Bitkiler doc.alican | 22 Haz 2008

Astma

Astma

: 50 gr kuru biberiye yaprağı. Uygulama: Sigara gibi sarılarak içilir. 25 gr kuru biberiye yaprağı 25 gr kuru adaçayı yaprağı Uygulama: Karışım sigara gibi sarılarak içilir. Bitkinlik, yorgunluk: Biberiye şarabı (bkz, kullanım biçimleri) Uygulama: Öğle ve akşam yemeğinden önce 1 çay bardağı alınır. 15 gr adaçayı yaprağı 15 gr biberiye yaprağı Uygulama: Karışım 1 lt iyi nitelikli kırmızı şarapta 8 gün dinlendirilir, 30 dakika su banyosunda demlendirilir ve süzülür. İçine 1 yemek kaşığı süzme bal karıştırılır. Öğle ve akşam yemeğinden önce 1 çay bardağı içilir. Güçlendirici, canlandırıcı: Biberiye banyosu (bkz, kullanım biçimleri) Uygulama: Düşük kan basıncı ve sinirsel sancı gibi durumlarda sabahları biberiye banyosu yapılır. Karaciğer güçlendirici: 50 gr biberiye yaprağı Uygulama: 2-3 gr biberiye yaprağı 150 ml suda 5 dakika kaynatılır ve süzülür. Sabahları aç karnına 1 çay fincanı içilir. Günboyu toplam 3 çay fincanı içilebilir. Öd kesesi yollarını temizleyici: 50 gr biberiye yaprağı Uygulama: 2 gr biberiye yaprağı 200 ml kaynar suda haşlanır, 10 dakika demlendirilir ve süzülür. Çay üçe bölünerek, sabah, öğle ve akşam içilir.

Şifalı Bitkiler doc.alican | 22 Haz 2008

Biberiye

Biberiye

Küçük iğne uçlu yapraklı bitki (Lamiaceae) nane ailesindendir. 1-2 m. boyundaki bitki kışın yapraklarını dökmez. Kafur ya da ökaliptus kokusunu andıran güçlü bir aromaya sahiptir. İlkbahar ve yaz aylarında açan çiçekleri, beyaz, açık mavi, ve mavi renklidir. Yapraklarının tadı acımsı baharlıdır. Yapraklarından ve uçucu yağından yararlanılır.

Tarihçe:
Tıbbi alanda, biberiyenin birçok hastalığın tedavisinde eski çağlardan beri kullanıldığı ifade edilmiştir. Damıtma yöntemiyle uçucu yağını ilk kez Araplar elde etmeyi başarmışlar ve biberiyeyi sıklıkla kullanmışlardır. Bitkinin kullanımı Ortaçağ’da yaygınlaşmıştır.

Biberiye yaprakları ile lavanta, nane, pelinotu ve üzerlik karışımından elde edilen Aqua Vulneraria Sprituas, kurşun yaralarının sarılmasında, çıbanların ve yaraların temizlenmesinde kullanılmıştır. Avrupa’da halk arasında bu sudan, hastalıklı saç dökülmeleri ve kan emici parazitlerin yok edilmesinde de yararlanılmıştır.
16.yy’da taze biberiye yaprakları ile az ölçüde bir tür nane yaprağı ve lavanta karışımından elde edilen Aqua Regina Hungaria adı verilen sıvı, 72 yaşındaki Macar kraliçesi Isabella’nın eklem sancılarından kurtulmasını ve canlılık bulmasını sağlamıştır.

Biberiye, hekimler tarafından birçok hastalığın tedavisinde yararlanılan bir bitki olagelmiştir. Dioskurides, belirli mide hastalıklarında ve sarılıkta biberiye kullanıldığına değinmekte; Archingenis’in, merhem olarak felce ve preparat olarak tatanoza karşı biberiye kullandığı belirtilmektedir. Galen, biberiyenin taze yapraklarının öz suyu ile baldan elde edilen karışımın donuk gözleri aydınlığa kavuşturduğunu yazmaktadır. Lonicerus, biberiyenin içten kullanıldığında karaciğer ve kan temizleyici, sidik söktürücü, terletici özellikleri olduğunu, ayrıca sindirim bozukluklarında, epilepside, menstrüasyon gecikmelerinde faydalı olduğunu belirtirken, dıştan kullanımda ise, damla hastalığına ve kansere iyi geldiğini, dölyatağı temizleyici ve çocuk yapma gücünü artırıcı özellikleri olduğuna değinmektedir. Mathiolus’un, bunların yanısıra uyku hastalığına ve felce karşı biberiye kullandığı, diş ve eklemleri güçlendirici, çıban ve yara temizleyici olarak bu bitkiden yararlandığı belirtilmektedir. Leclerc de benzer şekilde ateşli hastalıklardan sonra görülen bitkinlikte ve yorgunlukta, zihinsel yorgunlukta ve sindirim bozukluklarında biberiyenin faydalarından behsetmektedir.Madaus da biberiyeyi birçok kadın hastalığında kullandığını yazar, menstrüasyon bozuklukları, beyaz akıntı, yaşdönemindeki sinir bozuklukları bunlar arasındadır.

Tıbbi Nitelikleri:
-Antiseptik,
-kramp çözücü,
-dolaşım ve sinir sistemini aktive edici,
-uyarıcı,
-yara iyileştirici,
-safra arttırıcı,
-idrar söktürücü.

Temel Bileşenleri:
Yaprakları %1-2.5 oranında uçucu yağ içerir.
Therein ve 1,8-cineol %30 oranında,
kafur %15-25 oranında,
borneol %16-20 oranında,
bornyl acetate maksimum %7 oranında bulunur.

Botanik:
Kumlu, balçıklı toprakları sever, ılıman iklim bitkisidir. Akdenize kıyı ülkelerde ve ülkemizde de Marmara, Ege ve Güney Anadolu’da yabani olarak yetişmektedir. Aynı zamanda süs bitkisi olarak da yetiştirilir. Bahçede güneşi iyi alan hafif nemli bir yerde yetiştirmek mümkündür. Yaz kış yeşil kalan bitkiye makilerde, kuru yamaçlarda rastlanabilir. Boyu 2 m’ye ulaşan bitki, sık dallıdır. Kökleri yaşlandıkça beyazdan kahverengiye dönüşür. İnce uzun gövdesinin alt tarafı odunumsudur. Yaşlandıkça kabuk kabuk olup kalkmaya başlar.Sık dallara yapışık, sık ve karşılıklı çıkan yapraklar iğne uçlu yaprakları andırır.Boyları 3-4 cm ve genişlikleri 3-4 mm kadardır.Yaprakların üstleri parlak yeşil ve düzdür, altları ise beyaz tüylerle kaplıdır. Açık mavi, mavi ya da beyaz çiçekler yaprak diplerinden çıkarlar ve çoğunlukla bitkinin üst tarafında toplanırlar. Mart ayından temmuz ayına dek açarlar.

Kullanım Biçimleri:
İçten ve dıştan kullanılır. Çay, şarap, alkol, uçucu yağ ve banyosu hazırlanır.

Çay hazırlamak için, 1 çay kaşığı biberiye yaprağı ya da 1 kahve kaşığı biberiye tozu 150 ml suda haşlanır, 10 dakika demlendirilir ve süzülür.

Şarap hazırlamak için, 1 avuç dolusu kuru biberiye yaprağı (50-60 gr), 1 lt iyi nitelikli beyaz şarapta 15 gün dinlendirilir ve süzülür. Ağzı sıkı kapanabilen şişelerde saklanır.

Biberiye alkolü hazırlamak için, 250ml %70′lik alkolde 1 avuç dolusu (50-60) gr yaprak 15 gün dinlendirilir ve süzülür.

Uçucu biberiye yağı hazırlamak için, taze yaprakları su buharı damıtma yöntemi kullanılır.

Biberiye banyosu hazırlamak için, 1 avuç dolusu yaprak (50-60) gr, 1 lt suda kaynama noktasına dek ısıtılır ve 30 dakika sıcak su banyosunda demlendirilerek süzülür. Elde edilen sıvı banyo suyuna eklenir. Ya da, 3 gr uçucu yağ, 1 lt %70′lik alkole karıştırılır ve banyo suyuna eklenir. Banyodan sonra dinlenilmesi ve biberiye içindeki kamferin uyarıcı etkisi nedeniyle banyonun uykusuzluğa neden olabileceği gözönüne alınarak geç saatlerde yapılmaması tavsiye edilir.

Şifalı Bitkiler doc.alican | 22 Haz 2008

Anason

Anason

Anis, Anis, Anise) Haziran-Ağustos aylarında, beyaz renkli çiçekler açan, 50-60 cm yüksekliğinde, bir senelik bitki. Gövde dik, silindir biçiminde, içi boş, çok dallı, tüylü ve üstü çizgilidir. Alt yaprakları uzun saplı, oval veya kalp biçimindedir. Çiçekler bileşik şemsiyelerde toplanmışlardır. Meyveleri armut şeklinde küçük, üzeri tüylü, yeşilimsi sarı renklidir.Başta Ege bölgesi olmak üzere bütün Anadolu’da bahçelerde yetiştirilir. Kültür anasonunun vatanının Anadolu olduğu tahmin edilmektedir. Meyvalarında nişasta, müsilaj, sabit ve uçucu yağ bulunmaktadır. Uçucu yağ miktarları bitkinin cinsine ve yetistiği yerin şartlarına bağlıdır. Uçucu yağın % 80-90’i anetoldür. Anetol, zehir etkili fakat bu etkisi şok olmayan bir maddedir. Meyvelerinden su buharı distilasyonu ile elde edilen anason yağı, hemen hemen renksiz ve karakteristik kokuludur. Anason tıpta midevi, bağırsak gazlarının teşekkülünü önleyici, hazmı kolaylaştırıcı ve göğüs yumuşatıcı olarak kullanılır. Ayrıca nefes darlığı, öksürük ve kalb çarpıntısı rahatsızlıklarında da etkilidir. Anason yüksek dozda alındığında baş ağrısı, uyuşukluk, görme zorluğu yapar. Sürekli kullananlarda anisizm hastalığına sebep olur. Özellikle çocuklara uyku vermede, midede teşekkül eden gazları gidermede çok faydalıdır. Bebekler için bir çay kaşığı tohum bir bardak suya olmak üzere çay olarak hazırlanır. Yemeklerden önce veya süte katılarak bir kaç çay kaşığı verilir. Büyükler % 1-2’lik çayını günde 2-3 bardak alabilir. Türkiye’de Bütün Anadolu’da yetişmektedir. Kullanıldığı yerler: Kullanılan kısmı, meyvaları ve yapraklarıdır. Meyveleri tamamen olgunlaştıktan sonra toplanır ve gölgede kurutulur. Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrar artırır. Migren ağrılarını keser. Astım, nefes darlığı ve bronşitte görülen şikayetleri giderir.

Şifalı Bitkiler doc.alican | 22 Haz 2008

Zencefil

Zencefil

Zencefil, mide bulantısı, şişkinlik ve kolik gibi sindirim problemlerine karşı başarıyla kullanılabilir. Yolculuk kusmalarına karşı etkilidir. Antiseptik etkisi sayesinde, mide ve bağırsak enfeksiyonlarına ve hatta gıda zehirlenmelerine karşı kullanılabilir.

Bitki özelliği :Uzakdoğu ülkelerinde yetiştirilen bir kültür bitkisidir.

Bileşim: Zingiberen içerikli eterli uçucu yağ,Zingiberol, acı maddeler, Gingerol ve Shogol.

Etkileri: Uyarıcı, gaz söktürücü, terletici,antiseptik, grip, soğuk algınlığı, sindirim sistemi problemleri.

Zencefil kan dolaşımını uyarır ve böylece kanın yüzeysel bölgelere de rahatça ulaşmasını sağlar.Bu etkinliği sayesinde, donuklarda, ısınmayan el ve ayakların ısıtılmasında çok önemli görevler üstlenebilir. Aynı zamanda yüksek kan basıncını da normalleştirebilir.Terletici ve ateş düşürücü etkileri vardır. Öksürük,grip, soğuk algınlığı ve öteki solunum yolları hastalıklarında, ısıtıcı veyatıştırıcı etkiye sahiptir. Ayrıca iştah açar ve kabızlığa karşı kullanılabilir.

Kullanım biçimleri:

Zencefil çayı: Değirmende inceltilmiş yarım tatlı kaşığı zencefil, bir bardak dolusu soğuk suya eklenir,hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır,5-6 dakika hafif ısıda kaynatılır ve süzülür.Gerektiğinde bir bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir.

Tentür kullanımı: D2’den D6’ya kadarki herhangi bir seyrelti kullanılabilir. Öncelikli kullanım alanları, mide zayıflığı, sindirim problemleri ve bronşiyal astımdır. Ayrıca, idrar tutukluğuna ve ekmekten kaynaklanan şişkinliklere karşı önerilebilir.

Sürekli olarak veya ihtiyaçduyulduğunda, günde 2-3 kere, 10-15 damla, yarım yemekkaşığı ılık suya eklenerek alınır.

Baharat: Özellikle zayıf ve sinirsel etkiyeaçık mideler için çok yararlı bir baharattır. Zencefil,mide ülseri olanların bile kullanabileceği özelliktedir.

Uyarı: Zencefilin bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.

Son yıllarda Batı dünyası da Doğu’nun şifalı baharatı zencefilin önemini keşfetti. Bilim dünyasındaki ismi Zingiber officinale’dir. Gerçekten de zencefil bir şifa kaynağıdır. Sadece Uzakdoğu’nun kutsal kitaplarında adı geçen bir baharat değildir. Örneğin; Kuran’da da adı geçen tek baharat zencefildir. Hatta cennet tasvirlerinde cennete giren kişilerin zencefilli içeceklerle ödüllendirileceklerinden bahsedilir. Zencefil içerisindeki bir etken madde ile romatizmal hastalıklarda ağrıyı azaltıcı ve iyileşmeye yardımcı bir rol oynar. Ayrıca, taşıt tutmalarına, hamilelik kusmalarına ve genelde kolay midesi bulanan kişilere yardımcıdır. Bu tarz problemlerde özellikle limonla beraber kullanılırsa daha da ferahlatıcıdır.

Zencefil aynı zamanda vücudun soğuğa karşı direncini artırmaya, üşümeyi azaltmaya yardımcı olur. Özellikle ağır sofralardan kalkarken yemeğin daha iyi sindirilmesi ve daha az gaz yapması için yemek yerken biraz zencefil serpmek, yemek sırasında veya yemeğin üstüne zencefilli, limonlu 1-2 fincan çay içmek oldukça yararlıdır.

Yemeklere baharat olarak katılan ya da balla karıştırılıp yenilen zencefil afrodizyak etkisi yapıyor. Cinsel soğukluğu giderip vücudu canlandırıyor

Trafik, iş stresi, ekonomik sorunlar cinsel yaşamı kabusa dönüştürüyor. Uzmanlar, cinsel sorunların ortaya çıkmasında psikolojik faktörlerin önemli ölçüde rol oynadığına dikkat çekiyor. Şifalı bitkiler, stres nedeniyle cinsel isteksizlik yaşayanların imdadına yetişiyor. Sağlıklı bir cinsellik için karanfil, tarçın, ısırgan otu, fesleğen gibi bitkilerden karışımlar yapılıyor.

Şifalı bitkilerin cinsel yaşam üzerindeki etkilerine dair birçok efsane de var. Bir efsaneye göre, Yunan Aşk Tanrıçası Afrodit, birlikte olduğu erkeklere , onların cinsel gücünü artırıcı bitkisel içecekler hazırlıyor. Bu nedenle uyarıcı etkisi olan karışımlara ‘afrodizyak’ adı veriliyor.

Zencefil ve bal, soğuk algınlığının doğal ilacı

Binlerce yıldır Çin, Hindistan ve diğer Asya ülkelerinde, birçok hastalığın tedavisinde kullanılan bu baharat, aynı zamanda soframızda güzel bir lezzet kaynağıdır. Zencefili hangi hastalıklarda, nasıl kullanabiliriz? Soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklarda bir çay kaşığı toz zencefil bir tatlı kaşığı bal ile karıştırıp macun yapılarak yenildiği zaman insanın içini ısıtarak bronşlarını açar ve temizler. Balgamı söktürür, öksürüğü keser. Zencefil aynı zamanda doğal aspirindir; kanı sulandırır, damarları açar, pıhtılaşmayı önler. İyi bir zihin açıcıdır, hafızayı güçlendirir. Zencefil yeni projeler üretmek isteyen insanların ilacıdır, beyni canlandırır. İlaçların mide ve bağırsaklara yaptığı yan etkiyi yok eder. İyi bir bulantı ilacıdır. Ameliyatlardan sonraki anesteziden kaynaklanan bulantılar, deniz ve araba tutmasındaki bulantılarda etkilidir.

Zencefilin doğum sonrasında annenin emzirme döneminde, anne sütünü artırıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi vardır. Sindirim sistemini düzenler, hızlandırır, enerji verir. Zencefil, İngiltere’de besin takviyesi olarak kabul edilmiştir. Kışın salepin üzerine tarçın yerine zencefil serperek içilmesi yorgunluğu alır, sinir sistemini düzeltir. Taze zencefil kökünden yapılan turşu sofralara güzel bir çeşni olmanın yanında sindirime faydalı bir takviye olur.

Zencefil, asırlar boyu iyi bir besin ve ilaç olarak güvenle kullanılmıştır. İnsanlar üzerinde yapılan deneylerde zencefilin hiçbir yan etkisine rastlanmamıştır. Zencefil aynı zamanda çok güçlü doğal bir romatizma ilacıdır. Bal ve toz zencefil karışımından hazırlanan macun, günde üç tatlı kaşığı yenildiğinde bel ve bacak ağrılarını, romatizmayı tedavi eder. Çinliler yüz yıllardır romatizmayı zencefil ile tedavi etmektedir. Faydalarını saymakla bitiremeyeceğimiz zencefil hakkında Alman bir uzman şöyle der: “Bir kızım olsaydı adını mutlaka zencefil koyardım.”

Next Page »


eXTReMe Tracker