Sağlıklı Yaşam İçin Önemli Bitkiler

Posted by: admin  /  Category: Bitkilerle Tedavi Reçeteleri

Şifalı bitkilerle sadece hastalıklardan, rahatsızlıklardan korunmak, yaşlanmanın önüne geçmek, bitkilerle tedaviye gerek kalmadan sağlıklı yaşamak mümkün.

Bitkilerle Bağışıklık Kazanmak İçin: Ispanak
Ispanak yüksek miktarda A ve C vitamini taşımasının yanı sıra folik asit içerir. Vücudunuzun enerji üretiminde önemli bir yere sahiptir. Dokuların onarılmasına büyük katkı sağlar. B-6 Vitamini, kalsiyum, demir ve magnezyum açısından iyi bir kaynaktır. İçindeki bileşenler bağışıklık sistemini güçlendirmek için bire bir.

Yaşlanmaya Karşı Bitki: tatlı patates
Tatli patatesin koyu turuncu-sarı rengi yüksek anti oksidan etkisi vardır. Beta karoten seviyeside müthiş şekilde yüksektir. Patateste A vitamininin yapı taşı olan beta karoten sayesinde yaşlanmayı yavaşlatır, bazı kanser türlerine karşı önlem sağlar. İyi bir lif kaynağı olan tatlı patates, B6, C ve E vitamininleriyle folik asit ve potasyum içerir.

Kalp Krizine Karşı Bitki Suları (Sebze)
Sebze suyu en çok vitamin, mineral ve besin değerleri açısından zengindir. Sebzede bulunan bütün yararlı bileşenleri içerir. Domates suyu ve domates içeren bitki suları kalp krizi ve prostata karşı vücudu korur. Bu anti oksidanlar sağlıklı bir hayat için elzemdir.

Beyin Sağlığı için Buğday
Günlük yaşamda önemi büyük olan buğdayın en ufak bir parçasında bile B-3 olarak bilinen vitaminle doludur. Bu vitaminin önemi ise protein ve karbonhidratların enerjiye dönüştürülmesinde rol oynaması. Ek olarak beyinin fonksiyonlarına sağlık kazandırmasıdır. Yine buğdayda bulunan B-1 vitaminiyle merkezi sinir sistemi sağlığı korunmakta, zihinsel fonksiyonlarına güç kazandırır. Azlığında zihin bulanıklığı, gözlerde güçsüzlük ortaya çıkacaktır.

Bitkilerle Şeker Düşürme Yöntemi

Posted by: admin  /  Category: Bitkilerle Tedavi Reçeteleri

Bitkilerle tedavi bir çok hastalıkta olduğu gibi şeker yani diyabet hastalığındada sizlerin imdadına yetişiyor.

Yemeklerimizden eksik etmediğimiz fasülye kapsülleri, idrar arttırıcı, müshil yapıcı ve kandaki şekeri düşürücü özelliği sahip.

Şekeri düşürmek için kullanacağınız bitkisel yöntem şöyle.

İki tatlı kaşığı fasülye kabuğu (tanelerin üzerindeki zarımsı şey) demliğe konur üzerine yarım litre kaynar su ilave edilerek demlenmeye bırakılır. Sonra bu karışım süzülerek içilir.

Alıç

Posted by: admin  /  Category: Alıç

Yemişen, ekşi muşmula, geviş isimleriylede bilinen yabani olarak yetişen bir ağaçtır. Meyveleri muşmulaya benzer, kırmızı renklidir. Boyu 2-4 metre yüksekliğinde nisan mayıs aylarında yetişen pembemsi beyaz renkli çiçekler açan çalıya benzer bir ağaçtır.

Alıç bitkisinin meyvelerini yatmadan bir saat önce yemek bitkisel olarak uykusuzluğunuza iyi gelecektir. Ayrıca bu meyvelerin damar tıkanıklığını gideren özelliği ve kaşıntıyı giderme etkisi vardır.

Bu bitkinin çiçeği ve yaprağını oğul otu ile karıştırarak çay şeklinde demleyin. Bal ile birlikte tadlandırarak soğutup için bu hem sinir sisteminizi güçlendirip sizi yatıştıracak hemde kalp çarpıntılarınıza iyi gelecektir bunların yanında tansiyonunuzu düzenleyecektir.

Ayrıca bu iki yöntemdede kabızlığa iyi gelen özelliği sizi bitkisel olarak tedavi edecektir.

Yasemin

Posted by: admin  /  Category: Yasemin

Salkım şeklinde güzel kokulu çiçekler açan bir bitkidir. Beyaz çiçekli yasemin tıbbi amaçla kullanılır. Romatizma ve eklem ağrılarını giderir. Ateş düşürücü etkisi vardır. Ayrıca sinirleri yatıştırır ve göğsü yumuşatır. İdrarı sökerek kabızlığı gidermeye yardım eder. Genellikle çiçeklerinden hazırlanan yasemin çayı kullanılır. Damarları açar. Yasemin çayı yeşil çayla karıştırılıp içildiğinde koyu yeşil çayın bazı kişilerde kabızlık yapabilen etkisini dengeler. Yeşil çayın fazla uyardığı veya çarpıntı yaptığı kişilerde kalp atımını düzenler. Aynı zamanda hoş kokulu olduğu için kötü kokulu yiyecekleri yedikten sonra ağzı ve sindirim sisteminden gelen kötü kokuların yok olmasına da yardımcı olur. Yaz aylarında serinletici etkisinden dolayı yasemin çayını tercih etmenizde fayda olacaktır.

Yasemin çayı için ister poşet, isterseniz de kurutulmuş çiçeğin kendisini kullanabilirsiniz. Yasemin çayı kaynatılmaz haşlama veya demleme yöntemiyle hazırlanır. Çok koyu demlerseniz veya kaynatırsanız rengi koyu olur ve tadı acılaşır. Eğer yanlışlıkla çok koyu yaparsanız içine sıkacağınız bir kaç damla limon rengini açıp tadını iyileştirecektir.

Ak Pazı

Posted by: admin  /  Category: Ak Pazı

Ak pazı bitkii tarlaların kenarında yetişen iltihap ve yara tedavisinde kullanılan bir bitkidir. Ak kazayağı ve sirken ismiylede bilinen bir bitkidir.

Ak pazının faydaları

  • Mide bozukluklarına iyi gelir. Bunun için yapraklarını kaynatıp balla karıştırarak içebilirsiniz.
  • Kan temizleyici özelliği vardır. Bunun içinde mide bozukluğundaki gibi kaynatıp balla karıştırarak kullanacaksınız.
  • Anjine iyi gelir. (Yukarıdaki tarif aynen geçerli)
  • Mayasıl, egzema ve yara kurumasına etkisi vardır. Bunun için ak pazı lapa yapılarak yara olan bölgeye sürülür.

Akırı Karha

Posted by: admin  /  Category: Akırı Kahra

Pembe ve beyaz çiçekleri olan, çok yıllık bir bitkinin köküdür. Daha çok hindistan dağlarında Tunus  ve Cezayirde yetişir.

Akırı Karhanın Yararları şunlardır

  • Balgam söktürücüdür. Bunun için, ıhlamurla birlikte kaynatılarak balla tadlandırılarak içilir.
  • Vücuda kuvvet verir. Bunun içni akırı karha ögütülerek kuvvet macununa katılarak yenir.
  • Dil felcine iyi gelir. Bunun için akırı karha kaynatılarak balla birlikte içilir veya gargara yapılır.
  • Bronşit tedavisinde yardımcıdır.
  • Felçli hastalarda kullanılır. Bunun için; öğütülmüş Akırı Karha zeytinyağı ve su ile birlikte kaynatılarak felçli bölgeye sürülür.
  • Anjine iyi gelir. Bunun için kaynatılıp gargara yapılır.
  • Diş ağrısını dindirir. Bunun için ise ağrıyan bölgeye kuru akırı karha koyulur.

Akasya

Posted by: admin  /  Category: Akasya

Saklım ağacı ismiylede bilinen akasya mayıs ayında beyaz renkli, salkım çiçekleri açan, küçük yapraklı ve güzel kokulu bir çeşit süs ağacıdır. Yapraklaı fazla miktarda alınırsa zehirlenmeye yol açabileceğinden dolayı kullanımı dikkatli ve limitli şekilde yapılmalıdır.

Akasya  bitkinsinin faydalarını şöyle sıralayabiliriz

  • Astım ve nefes darlığına iyi gelir.
  • Soğuk algınlığına iyi gelir
  • Stresi azaltır
  • İshale iyi gelir
  • Safrayı çıkartır

Bu tedavi etkilerini sağlayabilmek için 20-30 gr kuru akasya yaprağını 1 litre suda kaynatarak günde 2 kez yarım bardak yani toplamda günde bir bardak içilir.

Ahududu

Posted by: admin  /  Category: Ahududu

Ahududu meyvesi ağaç çileği, sultan böğürtleni isimleriylede anılır.

Kümeler halinde kendi kendine yetişen bu bitki Haziran-Temmuz aylarında beyaz renkli çiçekler açar, dağlık bölgelerde yetişir. Dikenli bir çalı şeklindedir. Genelde Avrupa kıtası ve Kuzey Anadolu’da yetişen bu bitkinin meyvelerinden faydalanılır. Ahududu meyvesi kurutulup kullanılır.

Bu meyvenin faydalarını şöyle sıralayabiliriz.

  • Kanı temizler ve vücuttaki biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar.
  • Ateşli hastalıklara iyi gelir.
  • Göz ağrısına iyi gelir.
  • Kabızlığı giderir.
  • İdrar söktürür.
  • Vücuda enerji verir. Kalbi kuvvetlendirir.
  • Göz iltihaplanmasına iyi gelir.

Bu faydaları sağlayabilmek için ahududu meyvelerini ve bu meyvelerden elde eden ürünlerden bolca tüketmek gerekmektedir.

Sinirotu (Sinirliot)

Posted by: admin  /  Category: Şifalı Bitkiler

Sinirliot çeşitlerinden , dar yaprakh sinirliot (Plantago Lanceolata) ve geniş yapraklı sinirliot (Plantago Major, Plantago asiatica) aynı etkilere sahiptir ve aynı biçimde kullanılırlar. Her ikisi de kır yollannda, çimenli tarla kıyılannda, nemli arazilerde, bahçe ve parklann çimleri arasında, pratik olarak dünyanın her bölgesinde yetişir. Yöresel olarak, “sinirli yaprak”, “bağa yaprağı” ve “ateş yaprağı” diye de tanınırlar. Müsilaj, acı maddeler, fiavonlar, silisik asit ve aucubin giikoziti başlıca etken maddeleridir. Bitkinin antibiyotik etkisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. S ini rl iot genellikle solunum organ ları hastalıklannda kullanılmaktadır. Özellikle, balgamlanma, öksürük, boğmaca, akciğer astımı ve akciğer tüberkülozunda etkilidir. Sinirliot cinslerinin tümü, kök, sap, yapraklar, çiçekler ve tohumlar olmak üzere kullanılır. Başka hiçbir eşdeğer bitkinin yapamayacağı bir biçimde, kanı, akciğeri ve mideyi temizler. Bu yüzden az veya kötü nitelikli kana, zayıf akciğerlere ve böbreklere sahip kişiler, ve sürekli zayıf kalanlar onu kullanmalıdırlar. Akciğer astımında ve bronşiyal astımda, sinirliot ve kekikotu eşit karışımı kullanılabilir. Böyle bir çay harmanı, karaciğer ve mesane rahatsızlıklarında da çok yararlıdır. Çay harmanı şöyle hazırlanır: İçine 1 dilim limon atılmış 1 bardak soğuk su, 1 çay kaşığı dolusu nöbet şekeri ile birlikte kaynatılır, 4-5 kere taşırıldıktan sonra altı söndürülür ve yarım tatlı kaşığı bitki karışımı (ince kıyılmış) bu kaynar suda haşlanır (kayn atılmaz) ve demlenmesi için 1 dakika beklenir. Ağır hastalıklarda günde 4-5 kere taze çay demlenmesi gerekir. Mümkün olduğunca sıcak ve yudumlanarak içilmelidir. Sinirliot pekmezi, kanı tüm zararlı maddelerden anndınr. Her gün yemeklerden önce 1 yemek kaşığı alarak, bu pekmezle gerçek bir kür uygulanabilir.
Kırsal bölgelerde yaşayanlar, bitkinin çok değerli bir yara otu olduğunu bilirler. Tarlada çalışan bir çiftçi ağırca bir biçimde yaralandığında, sinirliot yapraklarını ezerek yarasının üstüne koyduğunda çok şaşırmıştım (Referans]: M Treben). Yapraklar yıkanmamış olduğu halde, yara iltihaplanmadı. Taze yapraklar ezildiğinde, çatlaklara, kesiklere, arı sokmasına karşı kullanılabilir. Eski bir bitki kitabında şöyle deniliyor: “Örümceğin ısırdığı köpek hemen sinirliota koşar. Siııir!iot onu iyileştirir.” Taze yapraklar iki el arasında ovalanıp, biraz tuzla kanştırılarak boğaza sarıldığında, guatr küçülür. Sinirliot ayakkabının içine yatırıldığında, çok yürümekten oluşan kabarcıkları iyileştirir. Her çeşit ve hatta en kötü karakterli çıban bile, taze ezilmiş bitki lapasıyla iyileştirilebilir. Bu yapraklar, hastalığa yakalanan bölgeye uygulandığında, kötü karakterli beze hastalıklarında yardımcı olur. Ama bu tür olaylarda, mercanköşk yağı veya kantaron yağı önceden o bölgeye sürülür, iyice ezilmiş bitki yaprakları üstüne yatırılır ve bir bezle bağlanır. Kısa süre içinde iyileşme başlayacaktır. Linz’deki bir konferansta, ezilerek lapa haline getirilmiş sinirliot yapraklarının her tür yarayı, on yıldır kapanmamış olsa bile iyileştirebileceğini belirttim (Referansl: M Treben). Beş ay kadar sonra yine Linz’ de bir konferansa katıldığımda, bir kadın dinleyici söz istedi: “Sinirliot yapraklarının eski yaraları da kapatabileceğine inanmamıştım. Bir komşumun bacağındaki yara 17 yıldır kapanmamıştı ve kadın artık sokağa çıkamaz olmuştu. Ona sinirliot yapraklarını götürdüm ve tarV etmiş olduğunuz gibi, bacağına uyguladım. Size inanmamış olduğum için özür diliyorum. Yara çok kısa sürede kapandı ve şu ana kadar da bir daha açılmadı.” Bir başka örnek daha: Savaşta yitirmiş olduğu bacağının yerine protez kullanan eski bir askerin, uzun süren yaz sıcakları yüzünden, bacağının keşilmiş olduğu yerde açık yaralar oluşmuştu. Bu yaralar ne merhemle, ne ışın tedavisiyle ne de iğnelerle iyileştirilemiyordu. Sonunda yaralarına sinirliot yaprağı koydu ğunda (Yaprak lapası), yaralar ertesi güne kadar kapandı ve adam yine calışmaya başladı (Referans]: M Treben).
Bir keresinde ben de (Maria Treben) sinirliot kullanarak başarı elde ettim. Yıllar önce, kucağıma aldığım torunum, sırf yaramazlık olsun diye ağzımın kenarını ısırmıştı. Bu ısırık yüzünden bir kaç gün bayağı ağrı çektim. Sonra, orayı arada sırada sinirliot özsuyu ile nemlendirmeye başladım. Günün birinde orada kötü karakterli bir serlik oluşabileceğinden korkuyordum. Bir süre sonra, gerçekten de orada bezelye tanesi iriliğinde sert bir düğüm farkettim. Hemen çayırdan bir avuç sinirliot toplayarak parmaklanmın arasında ezdim ve gün boyunca o sertliğin üzerine sürdüm. Akşama doğru azalmaya başlayan sertlik, ertesi sabah tümüyle yok olmuştu. Hakikaten, her hastalık için bir bitkinin yetiştiğine inanmak gerek. Yazdığım bu satırlar (M. Treben), yıllar boyunca bacaklanndaki açık yaralara katlanmak zorunda kalmış olan yaşlı kişilere de cesaret ve teselli vermelidir. Sizin yaralannız da sinirliot sayesinde kısa sürede kapanacak ve iyileşecektir. Bu konuda yaşın hiç bir önemi yoktur. Yara ile birlikte şişlik de varsa, ebegümeci ayak banyosu yapılmalıdır. Banyodan sonra, yaranın kenarlanna aynısafa merhemi sürülmelidir. Trombozda da sinirliot yapraklan şiddetle önerilir.
UYARILAR: Bitkinin bilinen hiç bir yan etkisi yoktur.
Ayrıca Bakınız: Sinirliot Tohum Ekstresi
Kullanım Biçimleri:
Çay hazırlamak: Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 15 dakika demlendikten sonra süzülür.
Yaprak Lapası: Dar veya geniş yapraklı sinirliot yapraklan iyice yıkanır ve lapa haline gelene kadar merdane ile ezilir.
Sinirliot Pekmezi: İki avuç dolusu yıkanmış ve ince kıyılmış bitki yaprağı lapa haline getirilir. Bu lapaya biraz su, 300 gr nöbet şekeri ve 250 gr çiçek balı eklenir. Ağır ateş üstünde sürekli karıştırılarak, koyu bir sıvı elde edene kadar kaynatılır. Soğumadan kaplara boşaltılarak, buzdolabında saklanır.

Mucize Bitkiler

Posted by: admin  /  Category: Bitkilerle Tedavi Reçeteleri

Hazımsızlık, yorgunluk, kötü nefes kokusu ve reflü… Bu sorunların çaresini her zaman ecza dolabinda mı arayırsonuz? www.bitkilerle-tedavi.info’nun başka bir önerisi var: Şifalı bitkiler:

Hazımsızlığa Melisa: Şifalı bitkilerle uğraşan uzmanlar, melisanın hazımsızlığa karşı birebir olduğunu söylüyorlar. Ayrıca antidepresan özelliği olan bu bitki, kendinizi kısa bir sürede iyi ve daha mutlu hissetmenizi sağlayabiliyor. Aynı zamanda, anksiyete ve uyku problemlerini gidermede de etkili olan melisanın hafızayı güçlendirdiği de biliniyor.

Mide Bulantısına papatya: Papatya sindirim sistemi üzerinde pek çok olumlu etkiye sahip bir bitki ve mide spazm ve kramplarını da önlüyor. Bu özelliğiyle de mide bulantısının yanı sıra, şişkinlik, hafif gastrit semptomları ve gaz şikayetlerini gidermede etkili olabiliyor. Uzmanlar, papatyanın araba ve gemi yolculuklarında oluşan bulantıları önlemede de etkili olabileceğini belirtiyor.

Halsizliğe ginseng: Ginseng, özellikle Uzakdoğuluların enerji kaynağı olarak kullandıkları ve asla vazgeçemedikleri bitkilerin başında geliyor. aynı zamanda hafızayı güçlendiren, ankisiyete ve huzursuzlukla da savaşan ginsengten bol bol tüketmek, oruç tutanların sık sık yaşadığı halsizlik ve yorgunluk sorununa karşı da oldukça iyi geliyor.

Kötü nefes kokusuna bieriye: Sindirim sistemini düzenlemek için kullanılan biberiye kötü nefes kokusunu gidermede son derece etkili. Ayrıca açlık nedeniyle oluşan baş ağrılarını gidermek için de biberiye yapraklarını parmaklarınızın arasında sıkabilir elinize gelen yağı, şakaklarınıza sürüp hafifçe ovabilirsiniz.

Gizlilik Politikası