Yazılar veya Yorumlar 04 July 2008

Şifalı Bitkiler admin | 03 Haz 2008

BİNBİRDELİKOTU

Orjinal Adı Hypericum perforatum
Diğer Adları Kılıçotu, Koyunkıran, San kantaron, Yaraotu
Bilgi
Kılıçotugiller familyasındandır. Avrupa’da ve
ülkemizde yaygın olarak yetişen Hypericum cinsi çokyıllık dayanıklı otsu ya
da çalımsı bitki türlerinden biri de Binbirdelikotu’dur. 30-100 cm. kadar
boylanabilir. Ormanların nemli köşelerini, dağlık ve bozkır alanların kayalık
yerlerini ve yol kenarlarını sever. Yapraklarındaki her biri yağbezi olan pek
çok saydam nokta nedeniyle bitkiye binbirdelikotu adı verilmiştir. Bu
yapraklar karşılıklı dizilmiş durumda sapsız, oval biçimli ve koyu yeşil
renklidir. Bitkinin mayıs-eylül ayları arasında açan 5 taçyapraklı, parlak sarı
renkli çiçekleri, dallarının ucunda sıkı salkımlar halinde bulunur. Bitki, kapsül
biçimindeki meyvelerinden döktüğü tohumlarla ya da kök saçaklarının sürgün
vermesiyle çoğalır.
Binbirdelikotunun çiçekli dalları tanen, reçine, pektin, glikozitleri içeren uçucu
yağ, boyarmaddeler ve yapışkan bitki sıvısını içerir. Boyarmaddelerinden biri
hiperin, öteki de hiperisindir. Hiperisin hafif zehirlenmelerine neden olduğu
için, bazı hayvanlar bu otu yemezler.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Bitkinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece
özetlenebilir:
• Binbirdelik otu antiseptik ve yara iyileştiricidir. Ciltteki yangılar, berelenme,
varikosel ağrıları, hafif yanık ve güneş yanıklarına iyi gelir.
Bu etkilen sağlamak üzere, bitki çiçek açtığında tüm topraküstü kesimleri
kesilip parçalanarak zeytinyağına yatırılır. 1-2 hafta süreyle zeytinyağında
bekletilerek elde edilen eriyiğe kantaron yağı adı verilir. Kantaron yağı
yukarda sayılan yara ya da öteki şikayetli yerlere, günde bir-iki kez dıştan
uygulanır.
• Ayrıca binbirdelikotu peklik verici, iştah açıcı, göğsü yumuşatıcı ve balgam
söktürücü etkiler de taşır.
• Daha da önemlisi, binbirdelikotunun yatıştırıcı, spazm çözücü ve ağrıları
azaltıcı etkilerinin bulunmasıdır. Bu özellikleri nedeniyle gerginlik, endişelilik,
sinir rahatsızlıkları, depresyon ve özellikle menopozun yarattığı sıkıntı
durumlarında kullanılır. Bu durumlarda tedavi l aya kadar sürdürülebilir.
Sayılan bu etkileri sağlamak üzere, yukarıda anlatıldığı şekilde bitkinin tüm
topraküstü kesimleri kesilip olabildiğince çabuk kurutulur. 1-2 tatlı kaşığı
kurumuş bitki karışımı üzerine 1 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika
demlendirilerek yapılan infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir.

Şifalı Bitkiler admin | 18 May 2008

SATERLER

Orjinal Adı Satureja türleri
Diğer Adları Kekikotu, Zater
Bilgi
Ballıbabagiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmeyen, Güney Avrupa’da ve ülkemizde yabani olarak yetişen, Fransa ve
İspanya’da tarımı yapılan bir ya da genelde çok yıllık bodur çalı tipinde
dayanıklı otsu bitkilerdir. 10-45 cm. kadar boylanabilen saterlerin 14 kadar
türü Anadolu’da görülür. Bunlardan konumuzla ilgili olanları, Dağ sateri (S.
montana) ile Adi sater (S. hortensis)’dir. Bu türlerin dallara ayrılan dört köşe
kesitli, tüylü ve yeşil renkli gövdesi, bitkinin ikinci yılında odunsulaşırken
rengi de kırmızımsılaşır. Hoş kokulu, küçük, şeritsi ve sivri uçlu yapraklarının
üst yüzeyinde aslında yağ bezleri olan kabarık benekler bulunur, iki türü yaz
başından sonbahara kadar açan çift dudaklı görünümdeki çiçekleri beyaz,
pembe, mor ya da kırmızı renklerde olur. Çiçekleri olgunlaşınca, ikiye
bölünmüş gibi görünen uzamış küre biçimli ve kahverengi parlak tohumlar
verir. Bol güneşli yerleri, suyu iyi akıntılı (süzek), alkalik ve kum-kil karışımı
gevşek toprakları seven saterler, döktüğü tohumlarıyla çoğalır.
Saterlere hoş kokusunu veren yapraklarında yüksek oranda bulunan karvakrol
adlı maddedir. Bitki 20 cm. kadar boylanınca kesilip toplanır. Gölge yerlerde
demetler şeklinde bağlanarak asılıp kurutulur. Ezilir, toz haline getirilir ve
baharat olarak kullanılır. Bu toz kimi zaman baharatçı ve aktarlarda yanlış
olarak kekik diye sunulmaktadır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Antik çağlardan beri hem baharat hem de afrodizyak olarak bilinip kullanılan
saterlerin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:
• Uyarıcıdır. Bu etkisiyle mideyi çalıştırır, iştahı açar ve sindirim işlemini
kolaylaştırır. Hazımsızlığı giderir.
• Mide ve bağırsaklardaki aşırı gazı söktürür.
• İdrar söktürücüdür. Kanı ve idrar yollarını temizler.
• Terleticidir. Soğuk algınlığında iyileştirici etkisi görülür.
• Antiseptik (mikrop kırıcı) etkisi de vardır. Bademcik ve boğaz
enfeksiyonlarına iyi gelir.
• Uzun zamanlardan beri afrodizyak (cinsel gücü artırıcı) etkileri bulunduğu
ileri sürülmektedir.
Sayılan bu etkilerinden yararlanmak için, bitki, çiçek açmadan önce kesilip
kurutulur. Kurumuş bitkilerden 1-2 tatlı kaşığı alınıp 1 bardak kaynar suyun
içine konularak ve kabın üstü sıkıca kapatılarak 10-15 dakika demlendirilir.
Böylece elde edilen infüzyondan, günde iki-üç kez birer bardak içilir, iştahı
açması için yemeklerden 15-20 dakika önce alınır. Mikrop kırıcı etkisinden
yararlanmak için bu infüzyonla ya da daha iyisi 1-2 tatlı kaşığı kurumuş
bitkinin 1 bardak suda kaynatılmasıyla elde edilen dekoksiyonla ağızdan derin
gargara yapılır.

Şifalı Bitkiler admin | 13 May 2008

Papatyalar

Orjinal Adı Anthemis ve Matricaria türleri
Bilgi
Bileşikgiller familyasindaki bitkiler gibi Anthemis
ve Matricaria cinsi papatya türleri, ortada sarı tüpsü çiçekleri ile bunların
çevresinde beyaz ya da sarı renkli dilsi çiçeklerinden oluşan bileşik çiçekleri
ve çok parçalı yapraklan ile dikkati çeker. Papatya türleri ilkbaharda çiçek
açmaya başlar, yaz boyunca çiçekli kalır.
Anthemis cinsi papatyaların tür sayısı 100 kadar olup bunların anayurdu
Avrasya’dır. 20-30 cm. kadar boylanabilen, dayanıklı çokyıllık otsu bitkilerdir.
Ülkemizde 50 kadar Anthemis türü papatya yetişmektedir. Bunlar, çiçekleri
gösterişli olduğundan çoğu yerde süs bitkisi olarak üretilir. En önemli türü 75
cm. kadar boylanabilen Alman papatyası (A. nobilis) türüdür.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Alman papatyasının tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri:
• Yatıştırıcı, tonik ya da boğaz ağrıları antiseptiği olarak, yaş veya kurumuş
çiçeklerinden hazırlanan infüzyon, günde birkaç kez içilebilir.
• Uykusuzluğa karşı aynı infüzyondan gece yatmadan önce bir bardak içilir.
• Akne durumunda bu infüzyonla yüz yıkanıp kurulanırsa cildi temizler.
• Romatizma ağrılarına karşı, zeytinyağında 10-15 gün kadar bekletilen
çiçekleriyle elde edilen eriyiği (özütü) ağrılı yerlere uygulanır.
• Saçlara çok yararlı olan bir banyo suyu hazırlamak üzere çiçekleri suda
kaynatılır. Bu banyo suyuna daldırılan tarakla saçlar taranır.
Köpek papatyası (A. cotula), ülkemizde çok yaygın olarak yetişen, kötü kokulu
bir papatya türüdür. Ama; gaz söktürücü, uyarıcı ve adet söktürücü ilaç olarak
kullanılır. Bu amaçlarla taze ya da kurumuş çiçekleriyle hazırlanan infüzyon,
günde bir-iki kez içilebilir.
Matricaria cinsi papatyalar içinde anayurdu Avrasya olan ve ülkemizde de çok
yaygın yetişeni, Adi ya da Tıbbi papatya (M. chamomilla) türüdür. 25-50 cm.
kadar boylanabilen, dayanıklı çokyıllık otsu bitkidir. Sarı renkli tüpsü
çiçeklerinden oluşan çiçek başı kubbe gibi çıkıntılı ve içi boştur. Bunların
çevresindeki dilsi çiçekleri beyaz renkli olur.
Adi papatyanın tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri de şöyle
sıralanabilir:
• İştah artırıcı, yatıştırıcı; mide ve bağırsak gazları ile safrayı söktürücü, idrarı
artırıcıdır. Bu etkilerinden yararlanılmak üzere iki-üç tutam taze veya kurumuş
çiçekleriyle hazırlanan infüzyon günde bir-iki kez içilebilir.
• Boğaz ağrılarına karşı, iki-üç tutam taze veya kurumuş çiçekleri kaynatılarak
bir dekoksiyon hazırlanır. Bu dekoksiyonla günde birkaç kez derin gargara
yapılır.
• Yaraları iyileştirici olarak aynı dekoksiyon yaralara dıştan kompres olarak
uygulanır.
• Saç rengini açmak üzere, gene bu dekoksiyon kullanılır.

Şifalı Bitkiler admin | 04 May 2008

MERSİN

Orjinal Adı Myrtus communis
Diğer Adları Mort, Murt, Sazak ağacı
Bilgi

Mersingiller familyasında yer alan aynı cinsten 1000
kadar bitki türünün genel adı Mersin’dir. Anayurdu Amerika, Avustralya ve
Yeni Zelanda olan, kış mevsiminde yapraklarını dökmeyen ve 2-5 m’ye kadar
boylanabilen ağaç ya da ağaççıklardır. Burada sözünü edeceğimiz, Yabani ya
da Adi mersin (M. communis) adı verilen tür, Akdeniz Bölgesi’nin bitkisi olup
Batı ve Güney Anadolu kıyı şeridimizde bulunan güneşli ve kurak alanlardaki
makiler arasında bol bol yetişmektedir. Üst yüzeyinde pek çok saydam nokta
(yağ bezeleri) bulunan yaprakları sert, meşinimsi, kenarları düz, küçük, üzeri
koyu yeşil, altı daha açık yeşil ve tam ortası boydan boya çizgili olur. Mersinin
yaz ortasından sonbahara kadar açan altın renkli erkek organlı beyaz çiçekleri
ve yuvarlak kesitli, kırmızımsı renkte dalları vardır. Bitkinin ikinci yılında
dalları bej renge dönüp odunsulaşır. Başlangıçta etli ve beyaz olan meyveleri,
olgunlaştığında koyu mavi-siyah renge döner. Mersin bitkisinin dal, yaprak,
çiçek ve meyveleri hoş kokuludur. Bitki, döktüğü tohumlarla kendiliğinden
çoğalır ya da gövde çelikleriyle üretilir.
Mersinin yaprak ve çiçekli dallarında tanen, reçine, acı birtakım maddeler ile
uçucu yağlar; meyvelerinde yüksek oranda A vitamini, tanen, şeker ve asitler
bulunur. Tatlı ve hoş kokulu meyveleri pazarlarda satılır ve yenir. Körpe
yaprakları ise, defne gibi, et yemeklerine çeşni vermesi için kullanılır.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı

Bitkinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:
• Peklik verici ve özellikle çocuklarda diyareyi kesicidir.
• İştah açıcıdır.
• İdrar yolları enfeksiyonlarında antiseptik etkisi vardır.
• Doku ve damar büzücü niteliği nedeniyle kanı dindirici etkileri görülür.
Sayılan bu etkilerinden yararlanmak üzere, bitkinin yapraklan her mevsimde
toplanır ve gölgelik, havadar bir yerde kurutulur, 1 tatlı kaşığı kurumuş mersin
yaprağı üzerine 4 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika süreyle
demlendirilerek hazırlanan infüzyon, günde iki kez birer bardak içilir.
• Mersin, antiseptik etkiler taşır. Bu etkisinden yararlanmak üzere, bitkinin
yaprakları suda kaynatılıp buharı damıtılarak elde edilmiş ve piyasada satışa
sunulmuş suyu, dıştan bedene uygulanır.
• Ayrıca A vitamini yönünden zengin olan mersin meyvesinden şurup
yapılarak içilmesinin, görme yeteneğini artırdığı ileri sürülmektedir.


eXTReMe Tracker