Yazılar veya Yorumlar 04 July 2008

Şifalı Bitkiler admin | 30 May 2008

AKKÖPEKOTU

Orjinal Adı Marrubium türleri
Diğer Adları Bozot, Köpekayası
Bilgi
Ballıbabagiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmeyen Marrubium cinsi köpekotlarının 15 kadar türü vardır. Bunlardan
konumuzla ilgili olan Akköpekotu (M. vulgare) Avrupa, Akdeniz havzası
ülkeleri ve Türkiye’de görülmektedir. 60 cm. kadar boylanabilen çokyıllık
dayanıklı otsu bitkidir. Dört köşe kesitli, tüylü ve dallara ayrılan yapılı gövdesi
kirli beyaz renktedir. Gövde ve saplar üzerinde karşılıklı dizilmiş durumdaki
kalp biçimli, üzerleri kırışıkmış gibi görünen yapraklarının kenarları dişli ve
yaprak ucu yün gibi tüylerle örtülü olur. Bu yapraklar meyve gibi kokarlar.
Bitkinin küçük beyaz çiçekleri, ikinci yılının yaz ortasından sonbahar başına
kadar yaprak koltuklarında açar. Olgunlaşan çiçekleri 2 mm. uzunlukta
gözyaşı biçimli ve koyu kahverengi, parlak görünüşlü tohumlar verir. Bol
güneşli ve soğuk rüzgarlardan korunmalı yerleri seven akköpekotu, alkalik ve
kuruca toprakları yeğler. Döktüğü tohumlarıyla çoğalır.
Bedene yararlı etkileri Eski Mısırlılar tarafmdan bilinen ve ünlü hekim
Hipokrat tarafından övülen akköpekotu, uzun süreler öksürüğe karşı tek ilaç
olarak kullanılmıştı. Bitkinin topraküstü kesimleri marrubin adlı madde ile
uçucu yağ, yapışkan bitki sıvısı, tanen ve bolca C vitamini içerir. Bitkinin
çiçekleri, balarılarını, bulunduğu bahçelere çekerken, yapraklarının
demlendirilmesiyle elde edilen infüzyon, pompalara konularak ağaçlardaki
yaprakçık bitine ve tabaklara konularak sineklere karşı yok edici olarak
kullanılır. Bazı yerlerde köpekotunun kurutulmuş yaprakları baharat olarak
kullanılmaktadır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Akköpekotunun tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
sıralanabilir:
• Terletici, balgam söktürücü, göğsü yumuşatıcı ve spazm çözücü etkileri
vardır. Solunum yollarının mukozasını destekler. Bronş kaslarına gevşeme, ve
rahatlık verir. Bütün bu etkileriyle öksürük, bronşit ve boğmaca gibi
hastalıkların iyileştirilmesinde yararlı olur.
• Soğuk algınlığı belirtilerinin ilk görülüşünde alınması, nezle ve soğuk
algınlığı durumunun kolay atlatılmasmı sağlar.
• Safra salgılarını artırır. Bu etkisiyle iştahsızlığı giderir, sindirimi
kolaylaştırır.
• İdrar ve gaz söktürücüdür.
• Kalp yangılarını hafifletir.
• Kurt (solucan) düşürücü etkisi de vardır.
Bu etkileri sağlamak üzere, akköpekotunun yaprakları ve çiçekli sapları yaz
ortası ile sonbahar başı arasında, bitki çiçekli iken toplanıp 35 C dereceden
sıcak olmayan gölge bir yerde özenle kurutulur. Kurutulmuş çiçek
karışımından yarım 1/2-1 yemek kaşığı alınıp 1 bardak kaynar suyun içine
konulur. 10-15 dakika demlendirilerek elde edilen infüzyondan günde üç kez
birer bardak içilir.
• Akköpekotu aynı zamanda etkili bir yara iyileştiricidir.
Bunun için, 1 tatlı kaşığı doluşu kurumuş yaprak karışımı 1 bardak suda
kaynama noktasına kadar ısıtılır. Sonra ateşi kısılarak 10 -15 dakika daha
ısıtma sürdürülür. Böylece elde edilen dekoksiyon soğutulup dıştan yaralara
uygulanır.

Şifalı Bitkiler admin | 20 May 2008

SIĞIRKUYRUĞU

Orjinal Adı Verbascum thapsus
Diğer Adları Yünotu
Bilgi
Sıracagiller familyasındandır. Kuzey Yarıküre’nin
ılıman bölgeleriyle, özellikle Avrasya’nın doğu kesiminde yaygın olarak
yetişir. Ülkemizde de yol, bahçe ve tarla kenarlarında sıkça görülür. 60-200
cm. arasında boylanabilen, iki yıllık dayanıklı otsu bitkidir. Sarımsı renkli ve
yuvarlak kesitli, dayanıklı, ince tüylerle kaplı, dik ama dallara ayrılmayan
yapıdaki gövdesi ve bitkinin birinci yılında, tabanında rozet şekli oluşturan,
ikinci yılında gövdesinden de uzayan iri yaprakları vardır. Sığırkuyruğu birinci
yılını çiçeksiz geçirir. İkinci yılının yaz ortasından başlayarak, sonbahara
kadar, gövdenin ucunda başaklar oluşturan parlak sarı renkli çiçekler açar. Bu
çiçekler olgunlaşınca içinde tohumlarını taşıyan iki gözlü kapsülü olan
meyvelere dönüşür. Güneşli; soğuktan ve rüzgârdan korunmalı yerleri seven
sığırkuyruğu bitkisi, suyu iyi akıntılı olmak koşuluyla bitek olmayan
topraklarda bile yetişir. Döktüğü tohumlarıyla çoğalır.
Sığırkuyruğunun yaprak ve çiçekleri, yapışkan bitki sıvısı, saponinler, uçucu
yağ ve verbaskosit adı verilen flavonitler ile glikozitleri içerir. Bol miktarda
nektar içeren çiçekleri, bal arılarını bitkiye çeker.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Bedene yararları Antik çağlarda da bilinen ve adı Homer’in destanlarında da
geçen sığırkuyruğunun tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
sıralanabilir:
• Balgam söktürücüdür.
• Göğsü yumuşatır. Bronşit ve kronik öksürük durumlarında iyileştiricidir.
• Solunum yolları mukozasının enfeksiyonlarında iyileştirici etkiler yapar.
• Sesin boğuklaşması ve ses kısıklığı durumunda iyileştiricidir.
• Mide üşütmesinde oluşan karın ağrısını geçirir.
• İdrar söktürücüdür.
• Sakinleştiricidir.
Bu etkileri sağlamak üzere, sığırkuyruğunun yapraklan yaz ortasında
kahverengileşmeden önce toplanıp özenle kurutulur. Çiçekleri ise, yaz
ortasından sonbahar başlarına kadar kuru havada toplanır gölge yerde ya da 40
dereceden sıcak olmayan yapay ısıtmalı yerde kurutulur. Bitki nemli yerde
kalırsa tıbbi etkilerini yitirir. Bu şekilde toplanıp kurutulmuş ve saklanmış olan
yaprak-çiçek karışımından 1 tatlı kaşığı alınıp 1 bardak kaynar suda
demlendirilerek elde edilen infüzyondan, günde üç kez birer bardak içilir.
• Sığırkuyruğu, ayrıca etkili bir yara iyileştiricidir. Ciltteki yangıları da geçirir.
Bunun için, körpe yaprak ve çiçekleri ezilerek bir yara lapası hazırlanır. Bu
lapa şikâyetli yerlere dıştan uygulanır.
• Sığır kuyruğunun taze çiçekleri banyo suyuna katılırsa cildi yumuşatır ve sarı
saçları parlaklaştırır.

Şifalı Bitkiler admin | 16 May 2008

REZENE

Orjinal Adı Foeniculum vulgare
Diğer Adları Raziyane
Bilgi
Maydanozgiller familyasmdandır. Anayurdu Güney
Avrupa olan, 2 m. kadar boy atabilen, dayanıklı çokyıllık otsu bitkidir.
Ülkemizde fakir topraklarda doğal olarak yetiştiği gibi, Ege ve Akdeniz
bölgelerinin ılıman yerlerinde bahçelerde kültürü de yapılmaktadır. Hoş
kokulu, gri-açık yeşil renkte, ince uzun ipliksi görünüşlü yaprakları
sonbaharda bronz renge döner. Gene hoş kokan küçük ve sarı çiçekleri yaz
ortasında açar ve çiçek salkımları bileşik şemsiye görüntüsü kazanır. Aslında
birer meyve olan hoş kokulu, küçük, silindir yapılı, üzeri çıkıntılı kıvrık
tohumları yeşil-kahverengidir. Bitki, açıklık alanlarda tohumlarını dökerek
çoğalır, insan eliyle yetiştirilenlerinde ise, yetişmiş bitki bölünerek çoğaltılır.
Bitkinin tohumları yapışkan bitki sıvısı, şeker, nişasta, tanen, sabit ve uçucu
yağlar içerir. Uçucu yağları tohuma anason kokusu verir ve bazı ülkelerde
tohumu, anason yerine salata ve yemeklere çeşni katmak üzere az miktarda
kullanılır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Rezenenin tıbbi etkileri ve bu etkileri sağlamak üzere uygulanan yöntemler
şöylece sıralanabilir:
• Mide ve bağırsak hastalıklarında rahatlatıcıdır. Sindirime yardımcı olur.
Mide ve bağırsak gazlarını söktürür.
• İştah açıcıdır.
• Emziren annelerde, sütü artırıcıdır.
• Bronşitte ve öksürük nöbetlerinde rahatlatıcı etkisi vardır. Öksürük ilaçlarına
tat vermekte de kullanılır.
Bütün bu amaçlarla bitkinin ikinci yılının sonbaharında olgunlaşıp yarılan
tohumları toplanıp kabukları tarakla temizlenerek gölgede hafifçe kurutulur.
İnfüzyon hazırlanacağı zaman bu tohumlar biraz ezilir, 1 tatlı kaşığı tohumun
üzerine 1 bardak kaynar su dökülerek 10 dakika süreyle bu tohumlar
demlendirilir. Yukarıda sayılan durumlar için bu infüzyondan günde üç kez
birer bardak içilir.
• Ağız kokusunu gidermek üzere, tohumları çiğnenir.
• Yüzü derinden temizlemek üzere, ezilmiş tohumları yüz maskelerinin
formülüne katılır.
• Bedeni iyice temizlemek üzere, ezilmiş tohumları sıcak banyo suyuna
eklenir.
UYARI
• Rezene, bedene aşırı dozlarda alınmamalıdır.

Şifalı Bitkiler admin | 27 Nis 2008

KUŞOTU

Orjinal Adı Stellaria media
Diğer Adları Serçedili, Serçeotu
Bilgi

Karanfilgiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmemekte, ancak Anadolu’da yol kenarları, duvar dipleri ve bahçelerde
yaygın olarak yetişmektedir. 10-30 cm. kadar boylanabilen, biryıllık otsu
bitkidir. Çok dallı, gevrek yapılı, açık kahverengi gövdesinin bir tarafı tüylü
olur. Oval biçimli, etli ve sulu yapraklan, sapsız ve karşılıklı olarak gövde
üzerinde dizilmiştir, ilkbaharın başlarından kış başına kadar aralıksız açan
küçük kırmızımsı beyaz renkli çiçekleri yıldız biçimindedir. Yer seçmeyen,
nemli olmak koşuluyla her türlü toprakta yetişen kuşotu bitkisi, döktüğü
tohumlarıyla çoğalır.
Bitkinin topraküstü kesimleri organik asitler, potasyum tuzlan, fosfor ve C
vitamini içerir. Ülkemizde pazar yerlerinde satılan kuşotu, çiğ olarak
yenilebilecek kadar lezzetlidir. Bu nedenle salatalara konulur, börek harcına
girer ya da sebze olarak pişirilir.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı

Kuşotu bitkisinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
özetlenebilir:
• İdrar söktürücüdür. Böbreklerin çalışmasını hızlandırır.
• Balgam söktürücü etkisi de vardır.
• Müshildir, pekliği giderir.
• Romatizma yangılarını ve ağrılarını hafifletir.
Bu etkileri sağlamak üzere, kuşotunun tüm topraküstü bölümleri bitki yeşil
olduğu sürece toplanır ve gölgelik yerde kurutulur. Kurutulmuş bitkiden 2 tatlı
kaşığı alıp üzerine 1 bardak kaynar su konularak 5 dakika süreyle
demlendirilir. Böylece elde edilen infüzyon, günde üç kez birer bardak olarak
içilir.
• Hemoroite (basur) karşı iyileştirici etkiler gösterir.
• Kaşındırıcı ve rahatsız edici sedef hastalığı ve egzamada rahatlatıcıdır.
• Cildi yumuşatır.
Bu etkiler için, kurumuş bitkiden 2-3 tatlı kaşığı alınıp 1 bardak suda kaynama
noktasına kadar ısıtılır. Sonra ateşi kısılarak 15-20 dakika daha ısıtmaya
devam edilir. Böylece hazırlanan yoğun dekoksiyon dıştan uygulanır.
• Kuşotu ayrıca yara iyileştiricidir: Yara, kesik ve çıbanların tedavisinde
kullanılır. Bunun için toplanan taze bitki ezilerek yara lapası hazırlanır. Bu
lapa şikayetli yerlere dıştan uygulanır.


eXTReMe Tracker