18
Tem
Posted by: admin / Category:
aspir
Yalancı safran adıyla da bilinen aspir bitkisi yaz sonlarına doğru turuncu çiçek açan bir bitkidir. Anadolu’da yabani olarak yetişmektedir. Kurutulmuş tohumları ve çiçekleri suda kaynatılarak içilir. Aynı zamanda tohumları kurutularak yağ elde edilmektedir. Bu yağ bitkisel tedavi yöntemlerinde kullanılır.
Aspir bitkisinin faydaları şunlardır:
- Ter attırıcıdır
- Kurt düşürücüdür
- romatiza ağrılarına karşı etkilidir
- müshil olarak kullanılır
Kullanılışı ise şöyledir. 100 gr aspir bitkisi 1 litre suda kaynatılarak günde 3 defa 1 bardak içilir.
03
Ağu
Posted by: admin / Category:
Şifalı Bitkiler
Orjinal Adı Taraxacum officinale
Diğer Adları Aslandişi, Keklikotu, Radika, Şeytanarabasıx
Bilgi
Bileşikgiller familyasındandır. Avrupa, Asya,
Afrika ile Amerika kıtalarında yaygın olan ve ülkemizde genellikle çayırlık
alanlarla yol kenarlarında yetişen, çokyıllık otsu bitkidir. 5-30 cm. arasında
boylanabilir. İçi kengel denilen acı bir sütle dolu uzun kazık kökü, rozet
oluşturan derin dişli yapraklarını ve yapraklardan daha uzunca olan çiçek
saplarını taşır. Bu sapların tepesinde kömeç halindeki altın sarısı çiçekleri
ilkbahardan sonbaharın ortasına kadar açar. Daha sonra çiçek kömeçlerinden
oluşan ve tohumlarını taşıyan beyaz bir top görünüşündeki meyve kapçıkları
en hafif rüzgarda uçup çevreye dağılır. Bitki böylece döküp yaydığı
tohumlarıyla çoğalır.
Karahindiba % 5′e varan yüksek oranıyla en iyi doğal potasyum
kaynaklarından biridir. A ve C vitamini ve nikotinik asit ile türlü mineraller
yönünden de zengindir. Bu nedenle yaprakları salatalara katılıp yenir. Kökü
de, yaşken doğranıp salatalara katılır. Kurutulan kökü birçok ülkede öğütülüp
acı hindiba kahvesi olarak içilir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Bitkinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece
sıralanabilir:
• Safra salgılarını söktürür.
• İdrar söktürücüdür.
• Kabızlığa, gut hastalığına ve uykusuzluğa karşı olumlu etkileri vardır.
Bu etkileri sağlamak üzere, bitkinin kazık kökü sonbaharda toprağı kazılıp
çıkarılır ve boylamasına parçalara bölünerek gölgede kurutulur. Kurumuş kök
parçalarından 2-3 tatlı kaşığı alınıp 1 bardak suda kaynama noktasına kadar
ısıtılır. Ateş kısılarak ısıtma 15-20 dakika daha sürdürülür. Böylece hazırlanan
dekoksiyondan günde iki-üç kez birer bardak içilir.
• Karahindiba egzama ve aknelere karşı yararlı olur.
Bunun için, bitkinin yaprakları kaynar suya atılıp 10-15 dakika
demlendirilerek hazırlanan infüzyon, şikayet edilen yerlere dıştan uygulanır.
• Bitkinin yeşil bölümleri ezilerek yüz maskelerine katıldığında cildi temizler
ve nemlendirir.
• Bedene zindelik ve güç verir.
Karahindibanın bu tonik etkisinden yararlanmak üzere, bir bez torbaya
konulan bitki demeti, banyonun sıcak su musluğu altına asılır. Sıcak su
akıtılarak doldurulan küvete daha sonra biraz soğuk su eklenip içine girilerek
banyo yapılır.
21
Haz
Posted by: admin / Category:
Şifalı Bitkiler
Orjinal Adı Rosa türleri
Bilgi
Gülgiller familyasının örnek bitkisidir. Rosa
cinsinden 100 kadar türü olan ve genelde kışın yapraklarını döken, çokyıllık
dikenli çalı, ağaççık ya da tırmanıcı bitkilerin adı Gül’dür. Pek çok gül türünün
anayurdu Asya’dır. Ama gösterişli çiçekleri nedeniyle neredeyse tüm dünyada
yaygın şekilde yetiştirilmektedir. Türkiye’de yetişen 25 kadar yabani türü
vardır. Oysa, kültür bitkisi olarak yetiştirilen türleri çok daha fazladır. Gülün,
yuvarlak kesitli yeşil renkli gövdesi, yoğun biçimde dikenlerle kaplıdır.
Almaşık dizili, hafif tüylü ve oval biçimli yapraklarının kenarları dişlidir. Bir
yaprak sapında 3 ila 7 yaprakçık bulunur. Bitkinin, ilkbahardan başlayarak
sonbahara kadar zaman zaman açıp biten beyaz, pembe, kırmızı, turuncu ve
sarı çiçekleri vardır. Ancak, süs bitkisi olarak çok renkli ve katmerli türleri de
yetiştirilmiştir. Güneşli, yarı gölgeli ama rüzgarsız yerleri; suyu iyi akıntılı,
killi ve bitek toprakları seven gül, tohumuyla ve daha çok gövde çelikleriyle
çoğaltılır.
Isparta, Yağ ya da Şam gülü denilen (R. de mascena) gibi bazı güzel kokulu
gül türlerinin çiçeğinin taçyapraklarında uçucu yağ (gül yağı), tanen, gallik
asit, kuersitrin, anthosyanin ve diğer bazı yağlar bulunur. Böyle güzel kokulu
gül yaprakları bazı yerlerde salata ve pastalara konulur. Şurubu, sirkesi, reçeli
yapılarak tüketilir. Gene bu taçyapraklarının damıtılmasıyla elde edilen gül
yağı, parfümeri endüstrisinde yoğun şekilde kullanılır. Türkiye’nin tarımda
önemli bir dışsatım ürünüdür.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Özellikle kokulu güllerin tıbbi etkileri ve ‘unlardan yararlanma yöntemleri
şöylece sıralanabilir:
• Güçlendirici bir toniktir.
• Doku ve damarları büzücüdür.
• Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar: Peklikte yumuşatıcı (müshil); diyare
durumunda ishali kesici işlev yapar.
• Antiseptik etkisi vardır. Yaraları temizlemede kullanılır.
• Cilt toniğidir. Cildi rahatlatan, geren ve yumuşatan etkileri vardır.
Bu etkileri sağlamak üzere gonca halinde açmış güzel kokulu güller sabah çiği
geçtikten sonra toplanır. Gölge yerde özenle kurutulur. Işık almayan özel
kutularda saklanır. Böyle kurutulmuş ve saklanmış taçyapraklarından 2-3 tatlı
kaşığı üzerine 1 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika süreyle
demlendirilerek bir infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan günde üç kez birer
bardak içilir. Yaraları ve cildi temizleme işlemlerinde bu infüzyon dıştan
uygulanır.
• Yukarıdaki etkileri sağlamak ve onlara ek olarak göz kanamalarını ve göz
nezlesini iyileştirmek için infüzyon yerine, kokulu gülün taçyapaklarımn
damıtılmasıyla elde edilen ve piyasalarda satılan gül suyu da kullanılabilir.
28
May
Posted by: admin / Category:
Şifalı Bitkiler
Orjinal Adı Helianthus tuberosus
Bilgi
Bileşikgiller familyasındandır. Anayurdu Amerika
Kıtası’dır. On yedinci yüzyılda Avrupa’ya getirilmiş ve oradan birçok yere
yayılmıştır. Ülkemizde de bolca yetiştirilen çokyıllık dayanıklı otsu bitkidir.
1,5 m’ye kadar boylanabilen topraküstü kesimleri, ayçiçeğine benzer. Ama,
yaprak ve çiçekleri daha küçük olur. Yeşil renkli ve oval biçimli ince uzun
yapraklarının ucu sivridir. Ağustos ile kasım ayları arasında açan 5-7,5 cm.
çapındaki altın sarısı çiçekleri de iri sarı papatyalara benzer. Bitkinin
konumuzu en çok ilgilendiren bölümü, patatese benzeyen bej, pembe-turuncu
ya da açık kahverengi yumru kökleridir. Bol güneşli yerlerde, suyu iyi akıntılı
(süzek) her türlü toprakta yetişen yerelmasının tarımı, daha çok fakir
topraklarda yapılır. Ürün alındıktan sonra toprakta kalan minik yumruları
ertesi yıl yeniden çimlendiğinden, aynı yerde başka tür bitkilerin yetişmesi
güçleşir. Ancak, yerelması bitkisi aynı toprakta üst üste, yıllarca yetiştirilmeye
dayanabildiğinden bu şekilde toprağı sarma durumu tarla sahibi için sakınca
oluşturmaz. Bakıma da hiç gereksinim duymayan ve yetiştirilmesi çok kolay
olan bitki, tohumlarıyla ya da yumruköklerinin bölünmesiyle üretilir.
Yerelmasının yumruköklerinin tadı enginara benzer. Bu tadı veren, yüksek
oranda içerdiği inülin adlı maddedir. Nişasta bulundurmayan ve kalorisi sıfıra
yakın olan tatlı yerelması kökleri çok iyi bir besin olduğu gibi, şeker
hastalarına da salık verilir. Bitkinin sap ve yaprakları iyi birer hayvan yemidir.
Ayrıca bitkinin yumruköklerinin mayalanmasıyla etanol (yani etil alkol ya da
kısaca alkol) elde edilir. Yetiştirilmesi kolay olan, en fakir toprakta bile yılın
dokuz ayında (sonbahar, kış ve ilkbaharda) ürün veren bitkinin alkol içermesi,
ilerde enerji kaynağı olarak kullanılabileceğini akla getirmektedir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Yerelmasının tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
sıralanabilir:
• Bedenin direncini artırırken kan şekerini yükseltmediği için şeker hastalarına
her zaman tavsiye edilen bir besindir.
• Emzikli annelerde süt gelişini artırır.
• İdrar söktürücüdür. Böbreklerin çalışmasını hızlandırır.
• Safra gelişini artırır.
• Müshil etkisi vardır.
• Cildi güzelleştirir.
• Cinsel gücü artırıcı (afrodizyak) etkileri olduğu ileri sürülmektedir.
Bu yararlı etkileri, bitkinin yumruköklerini bol miktarda yemekle
sağlayabileceğimizden burada herhangi bir ilaç reçetesi vermiyoruz.
Dileğimiz, sıcak ve soğuk yemekler halinde yenebilen yerelmasının, aynen
patates gibi, sıklıkla günlük yemek diyetimizde yer almasıdır.
18
May
Posted by: admin / Category:
Şifalı Bitkiler
Orjinal Adı Aloe vera
Bilgi
Zambakgiller familyasındandır. Anayurdu Afrika
Kıtası olan sarısabır, ülkemizde Güneybatı ve Güney bölgelerimizdeki sıcak
yörelerde yabani olarak yetişmekte, kimi yerlerde de süs bitkisi olarak kültürü
yapılmaktadır. 30 cm’ye kadar boylanabilen, duyarlı çokyıllık sukkulent (etli
ve sulu) bitkidir. Kılıç biçiminde uca doğru incelip sivrileşen, kenarları testere
gibi küçük dikenli, soluk yeşil renkli ve üzerinde daha açık renk lekeler
bulunan etli yaprakları toprağın üzerinde rozetler oluşturarak yükselir. Yaz
mevsiminde açan çiçekleri, dik ve sık salkımlar halinde, sarı ve bazen kırmızı
renkli olur. Pek seyrek olarak tohum bağlayan sarısabır bitkisinin tohumuyla
çoğaltılması zordur. Bunun yerine, rozetinin kenarlarından verdiği yeni sürgün
yapraklarının ayrılıp başka yere dikilmesiyle çoğaltılır. Güneşli yerleri seven
ama kısmen gölgeli yerlere de dayanabilen sarısabır, bitek ve nemli toprakları
yeğler.
Sarısabırın yapraklarının içinde saydam, jöleye benzeyen bir özsu bulunur.
Hafif kokulu olan bu özsu, havayla karşılaşınca katılaşır ancak alkolde hemen
erir. Serbest ya da glikozit halde antrasen türevleri (aloin ve aloemodin adlı
maddeler), uçucu yağ ve reçine içerir. Sarısabırdan çıkarılan bu özsu, kozmetik
ve ilaç endüstrilerinde kullanılmaktadır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Sarısabır özsuyunun tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
sıralanabilir:
• Müshildir. Ancak fazla kullanılırsa diyareye neden olabilir.
• Midevidir. Sindirimi kolaylaştırır.
• Safra söktürücüdür.
• Kadınlarda aybaşı kanamasını artırarak aybaşı dönemini kolaylaştırır. Böyle
durumlarda, etkisinden yararlanmak üzere sarısabırın yaprakları kesilerek ya
da çizilerek çıkan özsu alınır. Ancak, çok küçük bir dozu, bir-iki damla
(0,1-0,3 gram) yeterli olur.
• Deri iltihapları ve egzama durumlarında rahatlama sağlar.
• Sarısabır ayrıca yaraları, küçük yanıkları, güneş yanıklarım ve böcek
sokmalarını iyileştirir.
• Kuru ciltleri nemlendirip rahatlatır.
Bu gibi durumlarda, sarısabırın yapraklarından çıkarılan özsu, şikayetli yerlere
dıştan uygulanır.
• Gebe kadınlarda rahim kasılmalarına ve emzikli annelerde bebekte ishale
neden olacağı için, bu gibi kişiler sarısabırı dahilen kullanmamalıdır.
• Büyük yanıklarda kullanılmamalı, hemen uzman doktora başvurulmalıdır.
04
May
Posted by: admin / Category:
Şifalı Bitkiler
Orjinal Adı Viola türleri
Diğer Adları Benevşe, Menevşe
Bilgi
Menekşegiller familyasındaki Viola cinsinden 500
kadar, bir-iki ya da çokyıllık dayanıklı bitki türünün adı menekşedir. Bu
türlerden 20 kadarı ülkemizde yetişmekte olup en çok tanınan ve konumuzla
ilgili alanı Kokulu menekşe (V. odorata)’dir. Kokulu menekşe, doğada
özellikle nemli yerlerdeki ağaç altlarında ve ormanlık alanlarda kendiliğinden
yetişen, bulunduğu yere yayılıp toprağı iyice örttüğü için bahçelerde süs bitkisi
olarak yetiştirilen, güzel kokusu olan ve 10-15 cm. kadar boylanabilen,
çokyıllık bir bitkidir. Bitki, bu güzel kokusunu, ancak koparıldığı zaman
çevresine yayar. Kalp biçiminde koyu yeşil yaprakları; kış sonu ile ilkbaharda
açan mor ya da seyrek olarak beyaz taçyapraklı çiçekleri; açık sarımsı
kahverengi, minik, sert ve yuvarlak tohumları ve gene sarımsı kahverengi
rizomu (kökgövdesi) vardır. Bitki, tohumlarıyla ya da rizomundan uzayıp
toprağa yapışarak yeni bitki oluşturan kök saçaklarıyla çoğalır.
Kokulu menekşe saponin, mentil salisilat, alkaloitler, flavonitler ve uçucu yağ
içerir. Güzel kokulu çiçeği, şekerleme yapılarak pasta ve tatlıcılıkta, ayrıca
parfüm endüstrisinde kullanılır. Salatalara konularak çiğ olarak yenilir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Bitkinin tıbbi etkileri ve bu etkilerden yararlanma yöntemleri şöyle
sıralanabilir:
• Soğuk algınlığı, anjin, boğmaca, öksürük ve bronşit durumlarında iyileştirici
ve rahatlatıcıdır. Göğsü yumuşatır, balgamı söktürür. Kronik bronşite bile iyi
gelir.
• İdrar söktürücüdür. idrar yolları enfeksiyonlarında iyileştirici etkisi vardır.
• Hafif bir müshil etkisi yapar.
• Egzama, akne ve öteki cilt sorunlarında iyileştirici etkisi görülür.
• Baş ağrısı, sinirlilik hali ve uykusuzluğa karşı olumlu etkileri vardır.
• Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre, kokulu menekşenin bedende ur
oluşumunu engelleyici etkileri de saptanmıştır.
Bütün bu etkilen sağlamak üzere çiçek açtığı sürece kokulu menekşenin
topraküstü kısımları toplanır. Bunlar ya yaş,olarak ya da gölge bir yerde özenle
kurutularak kullanılır ve infüzyonu şöyle hazırlanır: 1 tatlı kaşığı yaprak, sap
ve çiçek karışımının üzerine 1 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika süreyle
demlendirilir. Bu infüzyondan, günde üç kez birer bardak içilir.
27
Nis
Posted by: admin / Category:
Şifalı Bitkiler
Orjinal Adı Stellaria media
Diğer Adları Serçedili, Serçeotu
Bilgi
Karanfilgiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmemekte, ancak Anadolu’da yol kenarları, duvar dipleri ve bahçelerde
yaygın olarak yetişmektedir. 10-30 cm. kadar boylanabilen, biryıllık otsu
bitkidir. Çok dallı, gevrek yapılı, açık kahverengi gövdesinin bir tarafı tüylü
olur. Oval biçimli, etli ve sulu yapraklan, sapsız ve karşılıklı olarak gövde
üzerinde dizilmiştir, ilkbaharın başlarından kış başına kadar aralıksız açan
küçük kırmızımsı beyaz renkli çiçekleri yıldız biçimindedir. Yer seçmeyen,
nemli olmak koşuluyla her türlü toprakta yetişen kuşotu bitkisi, döktüğü
tohumlarıyla çoğalır.
Bitkinin topraküstü kesimleri organik asitler, potasyum tuzlan, fosfor ve C
vitamini içerir. Ülkemizde pazar yerlerinde satılan kuşotu, çiğ olarak
yenilebilecek kadar lezzetlidir. Bu nedenle salatalara konulur, börek harcına
girer ya da sebze olarak pişirilir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Kuşotu bitkisinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
özetlenebilir:
• İdrar söktürücüdür. Böbreklerin çalışmasını hızlandırır.
• Balgam söktürücü etkisi de vardır.
• Müshildir, pekliği giderir.
• Romatizma yangılarını ve ağrılarını hafifletir.
Bu etkileri sağlamak üzere, kuşotunun tüm topraküstü bölümleri bitki yeşil
olduğu sürece toplanır ve gölgelik yerde kurutulur. Kurutulmuş bitkiden 2 tatlı
kaşığı alıp üzerine 1 bardak kaynar su konularak 5 dakika süreyle
demlendirilir. Böylece elde edilen infüzyon, günde üç kez birer bardak olarak
içilir.
• Hemoroite (basur) karşı iyileştirici etkiler gösterir.
• Kaşındırıcı ve rahatsız edici sedef hastalığı ve egzamada rahatlatıcıdır.
• Cildi yumuşatır.
Bu etkiler için, kurumuş bitkiden 2-3 tatlı kaşığı alınıp 1 bardak suda kaynama
noktasına kadar ısıtılır. Sonra ateşi kısılarak 15-20 dakika daha ısıtmaya
devam edilir. Böylece hazırlanan yoğun dekoksiyon dıştan uygulanır.
• Kuşotu ayrıca yara iyileştiricidir: Yara, kesik ve çıbanların tedavisinde
kullanılır. Bunun için toplanan taze bitki ezilerek yara lapası hazırlanır. Bu
lapa şikayetli yerlere dıştan uygulanır.
23
Nis
Posted by: admin / Category:
Şifalı Bitkiler
Orjinal Adı: Cerasus türleri
Bilgi
Gülgiller familyasındandır. Anayurdu, Kuzey
Anadolu bölgesidir, öyle ki, Giresun ilimizin adı, yörede yetişen ve o dönemde
adına ceresia denilen yabani kiraz ağacından gelmektedir. Kiraz, Antik
çağlarda Avrupa’ya götürülmüş ve oradan dünyaya yayılmıştır. Yabani kiraz
ağacı (C. microcarpa), günümüzde de Doğu Karadeniz Bölgesi ormanlarında
dikenli ve dikensiz türleriyle çok bulunur ve 10-15 m. boylanabilirken, Avrupa
ormanlarında 25-30 m’ye yükselen örnekleri görülmektedir. Dikine büyüyen ve
piramit görünüşünü alan yabani kiraz ağacının çiçekleri beyazdır, ilkbaharda
çiçeğinden önce yaprakları açar. Yabani kiraz ya da aynı familyadaki Mahlep
(Idris) ağacına aşı yapılarak Bahçe kirazı ağacı (Prunus-Cerasus-Avium) türü
elde edilir. Bahçe kirazının çiçekleri pembe-beyazdır. Meyvesi tek çekirdekli
tohumunu taşır. Serin yerleri ve süzek toprakları seven kiraz ağaçları,
tohumuyla çoğalır.
Kiraz ağacının meyvesi, bulunduğu bölgeye göre nisan sonu ile temmuz ayı
arasında olgunlaştığında, siyaha yakın kırmızı ya da sarı renkte olur. 1-3 cm.
çapında yuvarlak biçimli, etli, sulu, az lifli, aromalı ve lezzetli olan meyveyi,
dallara ince uzun bir sap bağlar. Fosfor, B3 ve C vitamini ile meyve şekeri
yönünden zengin olan kiraz sevilerek yenen bir meyvedir. Ayrıca pastacılık,
şekerlemecilik ve içki yapımında kullanıldığı gibi reçeli de yapılır. Olgun kiraz
ağacının kerestesi marangozlukta kullanılır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Kiraz ağacının kabuğu, yaprakları, çiçekleri ve meyve saplan bedene yararlı
etkiler taşır. Bu tıbbi etkiler ve onlardan yararlanma yöntemlerini şöyle
sıralayabiliriz:
• Kabuğu peklik verici ve ateş düşürücüdür. Bunun için ağacın gövde ya da
dallarının kabuğu soyulup kaynatılarak dekoksiyonu yapılır ve içilir.
• Yapraklan müshildir. Kaynar suya daldırılan yaprakların demlendirilmesiyle
hazırlanan infüzyonu içilir.
• Çiçekleri göğsü yumuşatır ve öksürüğü geçirir. Bunun için ağacın çiçekleri
kaynar suya daldırılıp demlendirilerek yapılan infüzyonu içilir.
Kiraz ağacının tıbbi bakımından en etkili ve önemli bölümü meyve saplarıdır.
Kirazın ve hatta vişnenin (Cerasus vulgaris) meyveleri yenilirken sapları
atılmayıp gölge ve havadar bir yerde kurutulursa aşağıdaki tıbbi etkileri taşıyan
doğal bir ilaç elde edilir:
• Kiraz ya da vişnenin meyve sapları idrar söktürücüdür.
• Böbrekleri ve idrar yollarını temizler.
• İçerdiği bazı mineraller nedeniyle bedenin su dengesini düzenler.
• Kabızlığı giderir.
• Bedeni güçlendirici toniktir.
Bu etkileri sağlamak için 2-3 tatlı kaşığı kurumuş kiraz ya da vişne sapı
alınıp 1 bardak suya konularak kaynama noktasına kadar ısıtılır. Daha sonra
ateş kısılarak 10-15 dakika daha ısıtma sürdürülür. Böylece elde edilen
dekoksiyondan günde üç kez birer bardak içilir.
22
Nis
Posted by: admin / Category:
Şifalı Bitkiler
Orjinal Adı: Linum türleri
Diğer Adları: Bezir, Zeyrek
Bilgi
Ketengiller familyasının örnek bitkileridir.
Anayurdu Akdeniz havzasıdır. 100 kadar keten türü olup bu türlerden bazısı
ülkemizde yetişmektedir. Bunlardan Yabani ketenin (L. angustifolium) kültüre
alınmasıyla elde edilen Keten bitkisi (L. usitatissimum) konumuzla en çok
ilgili olan türdür. 30-100 cm. boylanabilen biryıllık bir tarım bitkisidir.
Bitkinin tepesine doğru dallara ayrılan yeşil renkli gövdesi; almaşık dizili, ucu
sivri ve uzunca biçimli yalın yaprakları; yaz boyunca açan gök mavisi renginde
5 taçyapraklı, süs çiçeği gibi güzel görünüşlü çiçekleri vardır. Olgunlaşan
çiçekleri, bir ucu sivri, yuvarlak biçimli, her biri 2 tohum taşıyan 5 gözlü
kahverengi meyvelere dönüşür. Kireçli topraklan ve ılıman iklimi seven keten
bitkisi, tohumlarıyla üretilir.
Keten bitkisinin tohumlarında linoeik, linolenik ve oleik asitleri içeren %
30-40 oranında sabit yağ; yapışkan bitki sıvısı, protein ve promarin adı verilen
glikozit bulunur. Bitkinin tohumlarından elde edilen ve boyacılık, muşamba
yapımı, kimi zaman da besin endüstrilerinde sıkça kullanılan bu yağa bezir ya
da beziryağı denilir. Bitkinin tohumları ezilip yağı alındıktan sonra kalan
küspesi değerli bir hayvan yemi olur. Ketenin gövdesinden elde edilen lifler
de, makbul sayılan keten ipliği yapılmak üzere dokumacılıkta kullanılır.
Tibbi Etkilerive Kullanımı
Eski Mısırlılar döneminden beri bedene yararlı özellikleri bilinen ve kullanılan
ketenin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece özetlenebilir:
• Pekliği giderici müshildir. Veterinerlikte de bu amaçla sıkça kullanılır.
• Sindirim sisteminde, mide ve bağırsaklardaki enfeksiyon ve tahrişlere karşı
koruyucu etkileri vardır.
• Karaciğer ve safra kesesinin ani sancılanmalarına karşı yararlı etkileri
görülür.
• Yatıştırıcıdır.
Bu etkileri sağlamak üzere sonbahar başlarında iyice olgunluğa erişen
tohumlan toplanır ya da
piyasadan sağlanan bu tohumlardan 2-3 tatlı kaşığı alınıp üzerine bir bardak
kaynar su dökülür. 10-15 dakika demlendirilerek hazırlanan infüzyondan,
günde iki kez sabah ve akşamları birer bardak içilir. Alımında zorluk çekilirse
meyve suyuyla karıştırılıp içilebilir.
• Keten tohumları ayrıca çıbanların olgunlaştırılmasında; yara ve yanıkların
iyileştirilmesinde yararlı olur.
• Şirpençe, zona ve sedef hastalıklarında rahatlatıcı ve iyileştirici etkileri
görülür.
• Cildi yumuşatıcı ve ciltteki ağrıları kesici işlev yapar.
• Akciğer enfeksiyonları, özellikle nezle sonrası ortaya çıkan bronşit ve
öksürükte yararlı etkileri vardır.
Bu etkileri sağlamak için olgun keten tohumları ezilerek sıcak suya konulup
2-3 dakika süreyle kaynatılır. Suyu süzülüp bir tülbenteya da gazlı beze serilen
tohumlar şikayetli yerlerin üzerine ya da akciğerle ilgili rahatsızlıklarda
göğsün üzerine konularak bastırılır.