Yazılar veya Yorumlar 04 July 2008

Şifalı Bitkiler admin | 08 Haz 2008

DULAVRATOTU

Orjinal Adı Arctium lappa (ya da Lappus officinalis)
Diğer Adları Dulkarıgömleği, Hanımyaması
Bilgi
Bileşikgiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmeyen, ülkemizde Doğu ve Kuzey Anadolu bölgelerindeki kırsal kesimde
ve yol kenarlarında yetişen çokyıllık dayanıklı otsu bitkidir. Gölgelik ve nemli
yerleri seven dulavratotu 30-60 cm. boylanabilir. Dallara ayrılan dik bir
gövdesi; iri yaprakları; yaz aylarında açan parlak morumsu ya da kırmızı
çiçekleri vardır. Yapraklarının altı tüylü, damarlı ve beyaz renklidir. Çiçek
yakınındaki yaprakları daha küçük olur. Çiçek bürgülerinin üzerindeki
çengeller, kırda dolaşan hayvanların postuna takılır. Böylece bitkinin tohumu
çevreye dağılır. Bitki, bu tohumlarıyla çoğalır.
Dulavratotunun rizomu (kökgövdesi) ve yaprakları inülin, uçucu yağ, tanen,
acı glikozitler, mikrop kırıcı bazı maddeler ile alkaloitleri içerir. Bitkinin
yaprakları, Doğu Anadolu bölgemizde sebze olarak yenir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Romalılar döneminden beri sağlığa yararlı etkileri bilinen dulavratotunun bu
tıbbi etkileri ve onlardan yararlanma yöntemleri şöyl sıralanabilir:
• İdrar söktürücüdür.
• Hafif müshil etkisi vardır.
• Bedeni güçlendirici bir toniktir.
• Kanı temizler.
• Terleticidir.
• Gut hastalığına karşı olumlu etkisi görülür.
• Sindirim ve safra salgılarını artırarak sindirimi kolaylaştırır, iştahı açar.
Sayılan bu etkileri sağlamak üzere sonbaharda toprağı kazılıp çıkarılan kökü
temizlenir. Dilimlenerek özenle kurutulur, 1 tatlı kaşığı kurumuş kökü 1
bardak suda kaynama noktasına getirilip ateş kısılır, ısıtma 10-15 dakika daha
sürdürülerek hazırlanan dekoksiyöndan günde üç kez birer bardak içilir.
• Dulavratotu aynca deri sorunlarının tedavisinde etkili olur. Yağlı ve akneli
ciltlere iyi gelir. Saçlardaki kepeği keser. Derideki yara ve ülserlerin
iyileşmesini hızlandırır. Egzama ve sedef hastalıklarına karşı iyileştirici etkiler
yapar.
Bu tür deri sorunlarına karşı olumlu etkilerini sağlamak üzere, bitkinin
yapraklanyla yara lapası hazırlanır. Şikayet edilen yerlere lapa dıştan
uygulanır. Ancak sedef hastalığı ve egzamada tedaviye iyileşme belirtileri
görülene değin, uzun süre devam edilmelidir.
• Dulavratotu romatizma ağrılarına karşı da etkili olur.
Bu olumlu etkiyi sağlamak için, bitkinin körpe ve iri yapraklarının tüylü alt
tarafı ağrılı yere konulup bezle sarılarak, gece boyu kaymadan orada kalması
temin edilir. Bu uygulama o günkü ağrıların geçirilmesinde etkili olur. Kalıcı
tedavi için yukarıda hazırlanan yara lapası bir tülbentin içine yayılarak
romatizma ağrılı yere sarılmalı, tedaviye uzun süre devam edilmelidir.

Şifalı Bitkiler admin | 31 May 2008

ARDIÇ

Orjinal Adı Juniperus communis
Bilgi
Çamgiller familyasındandır. Juniperus cinsi, kışın
yapraklarını dökmeyen 70 kadar ağaç ya da çalı türünün ortak adı ardıçtır.
Ardıçlar tüm Kuzey Yarıküre’ye yayılmış olup ülkemizde de bazı türleri
yetişmektedir. Burada konumuzla en çok ilgili olan, Avrupa ve Türkiye’de
yaygın Avrupa ardıcı ya da Adi ardıç (J. communis) türünden söz edeceğiz.
Kısaca ardıç diye anacağımız bitki 15 m’ye kadar boylanabilir ama çoğu kez
çalı halinde görülür. Hoş kokulu yaprakları körpeyken iğne, olgunlaşınca tığ
görünümündedir. Şubat-nisan ayları arasında açan çiçekleri sarımsı yeşil renkli
olup dikkati çekmezler. Ardıç iki evcikli bir bitkidir. Yani, erkek ve dişi
çiçekleri ayrı ağaçlarda yer alır. Dişi çiçekler sonbaharda koyu mor renkli
meyveleri olan kozalakçıkları verir. Ancak, bunlar iyice olgunlaşınca açık
kahverengileşir. Kozalakçıklarında 1-12 adet tohum bulunur. Bitki,
kozalakçıklarından döktüğü tohumlarıyla ya da toprağa değen dallarının
köklenmesiyle çoğalır. Ardıç güneşli yerleri sever ama toprak seçmez. Kurak
topraklarda derinlere kök salarak suyu bulur.
Ardıç kozalakçıkları uçucu yağ, doğal şekerler, flavon glikozitleri, reçine,
tanen ve organik asitleri içerir. Bu kozalakçıklar ardıç yemişi adıyla birtakım
yiyecek ve içeceklere tat ve koku, yani çeşni katmakta kullanılır. Bazı ardıç
türlerinin odun ve yaprakları damıtılarak, parfümeri ve ilaç endüstrilerinde
kullanılan ardıç esansı elde edilir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Adi ardıcın tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece
özetlenebilir:
• İdrar söktürücüdür. İdrar yollarını temizler. Sistit durumunda çok iyi bir
antiseptik (mikrop kırıcı) olur.
• Bedeni uyarıcı etkisi vardır.
• Acı tadı nedeniyle iştahı açar. Mideyi uyarır ve sindirimi kolaylaştırır.
• Mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür.
• Solunum yollarını açar. Nefes alıp vermeyi kolaylaştırır.
• Kadınlarda aybaşı kanamasnıı düzenler, ağrıları hafifletir.
Sonbaharda, kasım ve hatta aralık aylarında ardıç kozalakçıklarından
kendiliğinden kurumuş ve küçülmüş olanların dışında, sağlıklı görünenleri
toplanır. Gölge yerde ağır ağır kurutulur. İyice kurumuş olanları hafifçe ezilir,
parçalanır. Bunlardan l tatlı kaşığı alınıp 1 bardak kaynar suda 20 dakika
demlendirilerek bir infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan sabah ve akşamları
olmak üzere günde iki kez birer bardak içilir.
• Ardıç ayrıca romatizma, artrit, eklem ve kas ağrılarına iyi gelir. Bunun için,
yukarıda anlatılan infüzyon şikayetli yerlere dıştan elle ovuşturularak günde
iki-üç kez uygulanır. Bu tedavi, ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde 4-6 hafta
sürdürülmelidir.
UYARI
• Böbrek rahatsızlığı olanlar ve gebe kadınlar ardıç kullanmamalıdır.

Şifalı Bitkiler admin | 13 May 2008

Papatyalar

Orjinal Adı Anthemis ve Matricaria türleri
Bilgi
Bileşikgiller familyasindaki bitkiler gibi Anthemis
ve Matricaria cinsi papatya türleri, ortada sarı tüpsü çiçekleri ile bunların
çevresinde beyaz ya da sarı renkli dilsi çiçeklerinden oluşan bileşik çiçekleri
ve çok parçalı yapraklan ile dikkati çeker. Papatya türleri ilkbaharda çiçek
açmaya başlar, yaz boyunca çiçekli kalır.
Anthemis cinsi papatyaların tür sayısı 100 kadar olup bunların anayurdu
Avrasya’dır. 20-30 cm. kadar boylanabilen, dayanıklı çokyıllık otsu bitkilerdir.
Ülkemizde 50 kadar Anthemis türü papatya yetişmektedir. Bunlar, çiçekleri
gösterişli olduğundan çoğu yerde süs bitkisi olarak üretilir. En önemli türü 75
cm. kadar boylanabilen Alman papatyası (A. nobilis) türüdür.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Alman papatyasının tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri:
• Yatıştırıcı, tonik ya da boğaz ağrıları antiseptiği olarak, yaş veya kurumuş
çiçeklerinden hazırlanan infüzyon, günde birkaç kez içilebilir.
• Uykusuzluğa karşı aynı infüzyondan gece yatmadan önce bir bardak içilir.
• Akne durumunda bu infüzyonla yüz yıkanıp kurulanırsa cildi temizler.
• Romatizma ağrılarına karşı, zeytinyağında 10-15 gün kadar bekletilen
çiçekleriyle elde edilen eriyiği (özütü) ağrılı yerlere uygulanır.
• Saçlara çok yararlı olan bir banyo suyu hazırlamak üzere çiçekleri suda
kaynatılır. Bu banyo suyuna daldırılan tarakla saçlar taranır.
Köpek papatyası (A. cotula), ülkemizde çok yaygın olarak yetişen, kötü kokulu
bir papatya türüdür. Ama; gaz söktürücü, uyarıcı ve adet söktürücü ilaç olarak
kullanılır. Bu amaçlarla taze ya da kurumuş çiçekleriyle hazırlanan infüzyon,
günde bir-iki kez içilebilir.
Matricaria cinsi papatyalar içinde anayurdu Avrasya olan ve ülkemizde de çok
yaygın yetişeni, Adi ya da Tıbbi papatya (M. chamomilla) türüdür. 25-50 cm.
kadar boylanabilen, dayanıklı çokyıllık otsu bitkidir. Sarı renkli tüpsü
çiçeklerinden oluşan çiçek başı kubbe gibi çıkıntılı ve içi boştur. Bunların
çevresindeki dilsi çiçekleri beyaz renkli olur.
Adi papatyanın tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri de şöyle
sıralanabilir:
• İştah artırıcı, yatıştırıcı; mide ve bağırsak gazları ile safrayı söktürücü, idrarı
artırıcıdır. Bu etkilerinden yararlanılmak üzere iki-üç tutam taze veya kurumuş
çiçekleriyle hazırlanan infüzyon günde bir-iki kez içilebilir.
• Boğaz ağrılarına karşı, iki-üç tutam taze veya kurumuş çiçekleri kaynatılarak
bir dekoksiyon hazırlanır. Bu dekoksiyonla günde birkaç kez derin gargara
yapılır.
• Yaraları iyileştirici olarak aynı dekoksiyon yaralara dıştan kompres olarak
uygulanır.
• Saç rengini açmak üzere, gene bu dekoksiyon kullanılır.

Şifalı Bitkiler admin | 05 May 2008

MISIR PÜSKÜLÜ

Orjinal Adı Zea mays
Bilgi

Buğdaygiller familyasındandır. Anayurdu Güney
Amerika olan mısır, Amerika Kıtası’nın keşfinden sonra denizciler tarafından
Avrupa’ya getirilmiştir. Oradan da, Afrika anakarasından, Mısır üzerinden
ülkemize getirildiğinden, dilimizde bu bitkiye mısır adı verildiği
sanılmaktadır, 2 m’ye kadar boylanabilen, biryıllık dayanıklı tahıl ve kültür
bitkisidir. Mısırın kökleri toprakta derine kadar iner, kalın ve bol saçaklıdır. 4
cm. çapa ulaşabilen dik gövdesi boğumludur. Bu boğumlar arasında gövdenin
içi boş olur. Gövde üzerinde almaşık dizili uzun yaprakları şerit biçiminde,
paralel damarlı ve uçları sivridir. Aynı bitki üzerinde ayrı kesimlerde yer alan
dişi ve erkek çiçeklerden erkek olanları, gövdenin ucunda başaklar; dişi
olanları, yaprak koltuklarında koçanlar halinde görülür. Dişi çiçeklerin
olgunlaşmasıyla meydana gelen mısır tohumları, tek ve kalın bir sap olan
koçan üzerinde düzgün sıralar halinde dizilmiş iri taneler şeklinde olur.
Konumuza yararı olan kısımları, dişi çiçeklerin olgunlaşıp tane biçimine
gelmeden önce koçanın ucunda 10-30 cm. uzunlukta oluşturdukları ve adına
mısır püskülü denilen ipliksi uzantıları (stigma’ları)dır. Bol güneşli sulak
alanları seven mısır bitkisi, ülkemizin su bulunan hemen hemen her yerinde
kültür bitkisi olarak yetiştirilirken çok gelişip fazla yer kapladığından
tohumlarının toprağa seyrek olarak ekilmesine dikkat edilir.
6000 yıl kadar önce Güney Amerika’daki And Dağları bölgesi yerlileri
tarafından yetiştirildiği ve tüketildiği saptanan mısır bitkisinin taneleri, yüksek
oranda nişasta ile doymamış yağ asitleri, A vitamini ve sterolleri içerir. Bu
yüzden mısır taneleri hem insanlar hem de hayvanlar için değerli bir besin
kaynağıdır, ilaç olarak kullanılan mısır püskülünün içerdiği maddeler ise
şunlardır: Glikoz ve maltoz gibi şekerler, steroller, reçine, potasyum tuzları ve
uçucu yağ.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı

Açık esmer ya da kırmızımsı renkli hafif ve özel kokusu bulunan mısır
püskülünün tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
özetlenebilir:
• Sakinleştiricidir.
• Bedeni güçlendirici toniktir.
• Romatizma tedavisinde yardımcı olur.
• İdrar söktürücüdür.
• Mesane taşlarını düşürür.
• Üretrit (idrar yolları enfeksiyonu), sistit (mesane enfeksiyonu) ve prostatit
(prostat bezi enfeksiyonu) tedavilerinde etkilidir, özellikle ayrıkotu ve
civanperçemi ile birlikte kullanılırsa daha etkili olur.
• Çocuklarda böbrek sorunlarının atlatılmasına yardımcı olur.
Bu etkilen sağlamak üzere, mısır koçanındaki dişi çiçeklerin döllenme olayı
gerçekleşmeden
önce ortaya çıkan püskülleri alınır. Bunlar kurutulduğunda bazı etkilerini
yitirdiğinden kurutulmadan kullanılması daha doğru olur. 1 bardak kaynar
suyun içine 2 tatlı kaşığı kuru ya da taze mısır püskülü konur. 10-15 dakika
demlendirilerek elde edilen infüzyondan günde iki-üç kez birer bardak içilir.
• Mısır tanelerinden elde edilen mısırözü yağının, sıvı bitkisel bir yemeklik
yağ olarak, damar sertliğini önlediğini, kullanan kişilere bu konuda büyük
yarar sağladığını belirtmeden geçemeyeceğiz.


eXTReMe Tracker