Yazılar veya Yorumlar 28 August 2008

Şifalı Bitkiler admin | 13 Haz 2008

GİNSENGLER

Orjinal Adı Panax türleri
Diğer Adları Kore ginsengi, Amerika ginsengi
Bilgi
Sarmaşıkgiller (Aralyagiller) familyasındandır.
Kore ginsengi (P. ginseng) ve Amerika ginsengi (P. quinquefolius) adını
taşıyan, hemen hemen benzeri özellikleri olan, iki önemli türü, dayanıklı ve
çokyıllıktır. Ülkemizde ginseng bitkisi yetişmez. Ginseng türleri 30-45 cm.
arasında boylanabilir. Kenarları düzgün oval biçimli yaprakçıkları, yaz sonuna
doğru açan sarı ya da pembe renkli küçük çiçekleri vardır. Daha sonra bu
çiçekler, içlerinde tohumu taşıyan parlak kırmızı renkli bileşik meyvelere
dönüşür. Bitkinin iğ biçiminde, etli ve sarıdan açık kahverengine kadar
değişen renkte kökleri olur. Orman altı gölgelik yerleri; serin ve humuslu
toprakları seven ginseng türleri, tohumuyla çoğaltılır, önemli ürünü olan kökü
3-9 yıl sonra alınır.
Çinliler tarafından en az 2000 yıldan beri sağlığa yararlı özellikleri bilinen
ginseng bitkisi, panaksosit adı verilen glikositleri, saponin ile B ve D grubu
vitaminleri içerir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Ginseng türü bitkilerin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri
şöylece özetlenebilir:
• Afrodizyaktır: Cinsel yetersizliğe karşı kullanılır.
• Toniktir: Akılsal ve fiziksel gücü artırır.
• Uyarıcıdır: Yorgunluk, güçsüzlük ve strese karşı dirençsizlik sorununu
ortadan kaldırır.
• Kişinin fiziksel performansını ve hayatiyetini artırır. Onu fiziksel yönden
zirveye taşır.
• Merkezi sinir sistemini güçlendirir.
• Düşük tansiyonu normal düzeye çıkarır.
• İştahı açıcı ve sindirimi kolaylaştırıcıdır.
Bu etkileri sağlamak üzere ya ginsengin kökü günde birkaç kez çiğnenir ya da
1/2 tatlı kaşığı ginseng kökü tozu 1 bardak suya konulup kaynama noktasına
kadar ısıtılır. Sonra ateş kısılarak 10 dakika süreyle ısıtma işlemi sürdürülür.
Böylece hazırlanan dekoksiyondan günde üç kez birer bardak içilir.
UYARI
• Ginseng alımı bazı kişilerde baş ağrısına neden olur.

Şifalı Bitkiler admin | 04 Haz 2008

CENTİYAN

Orjinal Adı Gentiana lutea
Diğer Adları Centiyana, Centiyane, Büyük kantaron
Bilgi
Centiyangiller familyasının örnek bitkisidir.
Anayurdu bilinmeyen, Kuzey Yarıküre’nin ılıman iklim bölgelerindeki dağlık
yerlerde ve güneşli bayırlarda ağır ağır gelişerek yetişen, çokyıllık dayanıklı bir
otsu bitkidir. Ülkemizde Bursa-Uludağ ve Doğu Karadeniz bölgesinde
görülmekte ve 1-1,5 m’ye kadar boylanabilmektedir. Yaprakları enli, sapsız ve
karşılıklı dizilmiş durumdadır. Temmuz-ağustos aylarında açan sarı renkli
güzel çiçekleri, boru yapılı ve toplu durumda olur. Dışı esmer ve içi sarı renkli
rizomu (kökgövdesi) ve buna bağlı kök saçakları vardır. Bitki, tohumlarıyla
çoğalır.
Centiyan bitkisinin sağlığa yararlı etkili bölümü olan rizomu ile kök saçakları
uçucu ve sabit yağ, pektin, tanen ve acı glikozitleri içerir. Bu kök, acı ama
zehirli olmayan bir ilaç kaynağıdır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Bitkinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece
sıralanabilir:
• Sinir uçlarını uyarıp sindirim salgılarını artırarak iştahı açar.
• Aynı nedenle sindirimi kolaylaştırır. Dispepsi (sindirim zorluğu) ve midenin
gazlı olması durumlarında çok yararlı, iyileştirici etkiler yapar.
• Bedeni güçlendirici bir toniktir.
• Alyuvarları artırıcı etkisi kanıtlanmıştır. Bu nedenle kansızlık durumunda
olumlu sonuçlar verir.
Bu etkileri sağlamak üzere, centiyanın rizom ve kök saçakları sonbahar
mevsiminde toprak kazılarak çıkarılır. Bunlar dilimlenerek özenle, ağır ağır
kurutulur. Kurumuş kök parçalarından 1/2 tatlı kaşığı l bardak su içine
konularak su ısıtılır. 5 dakika süreyle kaynatma sürdürülerek bir dekoksiyon
hazırlanır. Bu dekoksiyon yemeklerden önce ya da midede şişkinlik ve ağrı
duyumsandığında birer bardak içilir.
• Centiyanın ayrıca yaraları iyileştirici etkisi vardır.
Bunu sağlamak üzere, aynı dekoksiyonla günde birkaç kez yaralar dıştan
yıkanır.

Şifalı Bitkiler admin | 31 May 2008

ARDIÇ

Orjinal Adı Juniperus communis
Bilgi
Çamgiller familyasındandır. Juniperus cinsi, kışın
yapraklarını dökmeyen 70 kadar ağaç ya da çalı türünün ortak adı ardıçtır.
Ardıçlar tüm Kuzey Yarıküre’ye yayılmış olup ülkemizde de bazı türleri
yetişmektedir. Burada konumuzla en çok ilgili olan, Avrupa ve Türkiye’de
yaygın Avrupa ardıcı ya da Adi ardıç (J. communis) türünden söz edeceğiz.
Kısaca ardıç diye anacağımız bitki 15 m’ye kadar boylanabilir ama çoğu kez
çalı halinde görülür. Hoş kokulu yaprakları körpeyken iğne, olgunlaşınca tığ
görünümündedir. Şubat-nisan ayları arasında açan çiçekleri sarımsı yeşil renkli
olup dikkati çekmezler. Ardıç iki evcikli bir bitkidir. Yani, erkek ve dişi
çiçekleri ayrı ağaçlarda yer alır. Dişi çiçekler sonbaharda koyu mor renkli
meyveleri olan kozalakçıkları verir. Ancak, bunlar iyice olgunlaşınca açık
kahverengileşir. Kozalakçıklarında 1-12 adet tohum bulunur. Bitki,
kozalakçıklarından döktüğü tohumlarıyla ya da toprağa değen dallarının
köklenmesiyle çoğalır. Ardıç güneşli yerleri sever ama toprak seçmez. Kurak
topraklarda derinlere kök salarak suyu bulur.
Ardıç kozalakçıkları uçucu yağ, doğal şekerler, flavon glikozitleri, reçine,
tanen ve organik asitleri içerir. Bu kozalakçıklar ardıç yemişi adıyla birtakım
yiyecek ve içeceklere tat ve koku, yani çeşni katmakta kullanılır. Bazı ardıç
türlerinin odun ve yaprakları damıtılarak, parfümeri ve ilaç endüstrilerinde
kullanılan ardıç esansı elde edilir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Adi ardıcın tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece
özetlenebilir:
• İdrar söktürücüdür. İdrar yollarını temizler. Sistit durumunda çok iyi bir
antiseptik (mikrop kırıcı) olur.
• Bedeni uyarıcı etkisi vardır.
• Acı tadı nedeniyle iştahı açar. Mideyi uyarır ve sindirimi kolaylaştırır.
• Mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür.
• Solunum yollarını açar. Nefes alıp vermeyi kolaylaştırır.
• Kadınlarda aybaşı kanamasnıı düzenler, ağrıları hafifletir.
Sonbaharda, kasım ve hatta aralık aylarında ardıç kozalakçıklarından
kendiliğinden kurumuş ve küçülmüş olanların dışında, sağlıklı görünenleri
toplanır. Gölge yerde ağır ağır kurutulur. İyice kurumuş olanları hafifçe ezilir,
parçalanır. Bunlardan l tatlı kaşığı alınıp 1 bardak kaynar suda 20 dakika
demlendirilerek bir infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan sabah ve akşamları
olmak üzere günde iki kez birer bardak içilir.
• Ardıç ayrıca romatizma, artrit, eklem ve kas ağrılarına iyi gelir. Bunun için,
yukarıda anlatılan infüzyon şikayetli yerlere dıştan elle ovuşturularak günde
iki-üç kez uygulanır. Bu tedavi, ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde 4-6 hafta
sürdürülmelidir.
UYARI
• Böbrek rahatsızlığı olanlar ve gebe kadınlar ardıç kullanmamalıdır.

Şifalı Bitkiler admin | 30 May 2008

ANASON

Orjinal Adı Pimpinella anisum
Bilgi
Maydanozgiller familyasındandır. Anayurdu Doğu
Akdeniz havzası ülkeleriyle Mısır olup Türkiye’de Ege ve Akdeniz
bölgelerinde, özellikle Burdur yöresinde yetiştirilmektedir. 30-75 cm.
boylanabilen, dik ya da yere yatarak gelişen bir ya da bazı türlerinde ikiyillık
yarı dayanıklı otsu bitkidir. Kök oluşumu zayıf; gövdesi yuvarlak kesitli, yeşil
ve dallara ayrılan yapıda olan anasonun yaprakları yeşil renkli, güzel kokulu,
kenarları dişli, yuvarlak biçimli ve hafif tüylüdür. Yaz sonunda açan ve yıldıza
benzeyen beyaz çiçekleri salkımlar halindedir. Bitkinin, konumuzu en çok
ilgilendiren bölümü olan tohumu da güzel kokulu, açık gri-kahverengi ve
yumurta biçimindedir. Güneşli, soğuk rüzgardan korunmalı yerleri; suyu iyi
akıntılı ve alkalik toprağı seven anason, tohumuyla çoğalır.
Anasonun tohumunda sabit ve uçucu yağlar, nişasta ve yapışkan bitki sıvısı
bulunur. uçucu yağlar, anetol ve estragol adlı maddeler ve bazı aldehitleri
içerir. Anason tohumu, ülkemizde ulusal içki sayılan rakının yapımında ve
pastacılıkta kullanılır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Sağlığa yararlı etkileri Eski Mısırlılarla Romalılar döneminden beri bilinen ve
bolca kullanılan anasonun tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri
şöyle sıralanabilir:
• Tohumunun bileşiminde bulunan uçucu yağ sayesinde mide ve
bağırsaklardaki gazı söktürür.
• İştahı açar ve sindirimi kolaylaştırır.
• Yatıştırıcı, rahatlatıcı ve spazm çözücüdür.
• Uykusuzluğa karşı etkilidir.
• Soğuk algınlığı, öksürük, soluk borusu enfeksiyonları, boğmaca ve bronşitte
rahatlatıcı etkiler sağlar.
• Göğsü yumuşatır.
• Emzikli annelerde süt gelişini artırır.
Bütün bu etkileri sağlamak üzere, anasonun olgun tohumları yaz ortası ile
sonbahar arasında toplanır. 1-2 tatlı kaşığı anason tohumu alınıp uçucu yağını
bırakması için hafifçe ezilerek üzerine 1 bardak kaynar su dökülür. Kabın üstü
iyice kapatılıp 5-10 dakika süreyle demlendirilerek infüzyon hazırlanır. Bu
infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir. Ancak, sindirimle ilgili
şikayetlerde infüzyon yemeklerden 15-20 dakika önce alınır.

Şifalı Bitkiler admin | 18 May 2008

SATERLER

Orjinal Adı Satureja türleri
Diğer Adları Kekikotu, Zater
Bilgi
Ballıbabagiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmeyen, Güney Avrupa’da ve ülkemizde yabani olarak yetişen, Fransa ve
İspanya’da tarımı yapılan bir ya da genelde çok yıllık bodur çalı tipinde
dayanıklı otsu bitkilerdir. 10-45 cm. kadar boylanabilen saterlerin 14 kadar
türü Anadolu’da görülür. Bunlardan konumuzla ilgili olanları, Dağ sateri (S.
montana) ile Adi sater (S. hortensis)’dir. Bu türlerin dallara ayrılan dört köşe
kesitli, tüylü ve yeşil renkli gövdesi, bitkinin ikinci yılında odunsulaşırken
rengi de kırmızımsılaşır. Hoş kokulu, küçük, şeritsi ve sivri uçlu yapraklarının
üst yüzeyinde aslında yağ bezleri olan kabarık benekler bulunur, iki türü yaz
başından sonbahara kadar açan çift dudaklı görünümdeki çiçekleri beyaz,
pembe, mor ya da kırmızı renklerde olur. Çiçekleri olgunlaşınca, ikiye
bölünmüş gibi görünen uzamış küre biçimli ve kahverengi parlak tohumlar
verir. Bol güneşli yerleri, suyu iyi akıntılı (süzek), alkalik ve kum-kil karışımı
gevşek toprakları seven saterler, döktüğü tohumlarıyla çoğalır.
Saterlere hoş kokusunu veren yapraklarında yüksek oranda bulunan karvakrol
adlı maddedir. Bitki 20 cm. kadar boylanınca kesilip toplanır. Gölge yerlerde
demetler şeklinde bağlanarak asılıp kurutulur. Ezilir, toz haline getirilir ve
baharat olarak kullanılır. Bu toz kimi zaman baharatçı ve aktarlarda yanlış
olarak kekik diye sunulmaktadır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Antik çağlardan beri hem baharat hem de afrodizyak olarak bilinip kullanılan
saterlerin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:
• Uyarıcıdır. Bu etkisiyle mideyi çalıştırır, iştahı açar ve sindirim işlemini
kolaylaştırır. Hazımsızlığı giderir.
• Mide ve bağırsaklardaki aşırı gazı söktürür.
• İdrar söktürücüdür. Kanı ve idrar yollarını temizler.
• Terleticidir. Soğuk algınlığında iyileştirici etkisi görülür.
• Antiseptik (mikrop kırıcı) etkisi de vardır. Bademcik ve boğaz
enfeksiyonlarına iyi gelir.
• Uzun zamanlardan beri afrodizyak (cinsel gücü artırıcı) etkileri bulunduğu
ileri sürülmektedir.
Sayılan bu etkilerinden yararlanmak için, bitki, çiçek açmadan önce kesilip
kurutulur. Kurumuş bitkilerden 1-2 tatlı kaşığı alınıp 1 bardak kaynar suyun
içine konularak ve kabın üstü sıkıca kapatılarak 10-15 dakika demlendirilir.
Böylece elde edilen infüzyondan, günde iki-üç kez birer bardak içilir, iştahı
açması için yemeklerden 15-20 dakika önce alınır. Mikrop kırıcı etkisinden
yararlanmak için bu infüzyonla ya da daha iyisi 1-2 tatlı kaşığı kurumuş
bitkinin 1 bardak suda kaynatılmasıyla elde edilen dekoksiyonla ağızdan derin
gargara yapılır.

Şifalı Bitkiler admin | 16 May 2008

REZENE

Orjinal Adı Foeniculum vulgare
Diğer Adları Raziyane
Bilgi
Maydanozgiller familyasmdandır. Anayurdu Güney
Avrupa olan, 2 m. kadar boy atabilen, dayanıklı çokyıllık otsu bitkidir.
Ülkemizde fakir topraklarda doğal olarak yetiştiği gibi, Ege ve Akdeniz
bölgelerinin ılıman yerlerinde bahçelerde kültürü de yapılmaktadır. Hoş
kokulu, gri-açık yeşil renkte, ince uzun ipliksi görünüşlü yaprakları
sonbaharda bronz renge döner. Gene hoş kokan küçük ve sarı çiçekleri yaz
ortasında açar ve çiçek salkımları bileşik şemsiye görüntüsü kazanır. Aslında
birer meyve olan hoş kokulu, küçük, silindir yapılı, üzeri çıkıntılı kıvrık
tohumları yeşil-kahverengidir. Bitki, açıklık alanlarda tohumlarını dökerek
çoğalır, insan eliyle yetiştirilenlerinde ise, yetişmiş bitki bölünerek çoğaltılır.
Bitkinin tohumları yapışkan bitki sıvısı, şeker, nişasta, tanen, sabit ve uçucu
yağlar içerir. Uçucu yağları tohuma anason kokusu verir ve bazı ülkelerde
tohumu, anason yerine salata ve yemeklere çeşni katmak üzere az miktarda
kullanılır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Rezenenin tıbbi etkileri ve bu etkileri sağlamak üzere uygulanan yöntemler
şöylece sıralanabilir:
• Mide ve bağırsak hastalıklarında rahatlatıcıdır. Sindirime yardımcı olur.
Mide ve bağırsak gazlarını söktürür.
• İştah açıcıdır.
• Emziren annelerde, sütü artırıcıdır.
• Bronşitte ve öksürük nöbetlerinde rahatlatıcı etkisi vardır. Öksürük ilaçlarına
tat vermekte de kullanılır.
Bütün bu amaçlarla bitkinin ikinci yılının sonbaharında olgunlaşıp yarılan
tohumları toplanıp kabukları tarakla temizlenerek gölgede hafifçe kurutulur.
İnfüzyon hazırlanacağı zaman bu tohumlar biraz ezilir, 1 tatlı kaşığı tohumun
üzerine 1 bardak kaynar su dökülerek 10 dakika süreyle bu tohumlar
demlendirilir. Yukarıda sayılan durumlar için bu infüzyondan günde üç kez
birer bardak içilir.
• Ağız kokusunu gidermek üzere, tohumları çiğnenir.
• Yüzü derinden temizlemek üzere, ezilmiş tohumları yüz maskelerinin
formülüne katılır.
• Bedeni iyice temizlemek üzere, ezilmiş tohumları sıcak banyo suyuna
eklenir.
UYARI
• Rezene, bedene aşırı dozlarda alınmamalıdır.

Şifalı Bitkiler admin | 04 May 2008

MERSİN

Orjinal Adı Myrtus communis
Diğer Adları Mort, Murt, Sazak ağacı
Bilgi

Mersingiller familyasında yer alan aynı cinsten 1000
kadar bitki türünün genel adı Mersin’dir. Anayurdu Amerika, Avustralya ve
Yeni Zelanda olan, kış mevsiminde yapraklarını dökmeyen ve 2-5 m’ye kadar
boylanabilen ağaç ya da ağaççıklardır. Burada sözünü edeceğimiz, Yabani ya
da Adi mersin (M. communis) adı verilen tür, Akdeniz Bölgesi’nin bitkisi olup
Batı ve Güney Anadolu kıyı şeridimizde bulunan güneşli ve kurak alanlardaki
makiler arasında bol bol yetişmektedir. Üst yüzeyinde pek çok saydam nokta
(yağ bezeleri) bulunan yaprakları sert, meşinimsi, kenarları düz, küçük, üzeri
koyu yeşil, altı daha açık yeşil ve tam ortası boydan boya çizgili olur. Mersinin
yaz ortasından sonbahara kadar açan altın renkli erkek organlı beyaz çiçekleri
ve yuvarlak kesitli, kırmızımsı renkte dalları vardır. Bitkinin ikinci yılında
dalları bej renge dönüp odunsulaşır. Başlangıçta etli ve beyaz olan meyveleri,
olgunlaştığında koyu mavi-siyah renge döner. Mersin bitkisinin dal, yaprak,
çiçek ve meyveleri hoş kokuludur. Bitki, döktüğü tohumlarla kendiliğinden
çoğalır ya da gövde çelikleriyle üretilir.
Mersinin yaprak ve çiçekli dallarında tanen, reçine, acı birtakım maddeler ile
uçucu yağlar; meyvelerinde yüksek oranda A vitamini, tanen, şeker ve asitler
bulunur. Tatlı ve hoş kokulu meyveleri pazarlarda satılır ve yenir. Körpe
yaprakları ise, defne gibi, et yemeklerine çeşni vermesi için kullanılır.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı

Bitkinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:
• Peklik verici ve özellikle çocuklarda diyareyi kesicidir.
• İştah açıcıdır.
• İdrar yolları enfeksiyonlarında antiseptik etkisi vardır.
• Doku ve damar büzücü niteliği nedeniyle kanı dindirici etkileri görülür.
Sayılan bu etkilerinden yararlanmak üzere, bitkinin yapraklan her mevsimde
toplanır ve gölgelik, havadar bir yerde kurutulur, 1 tatlı kaşığı kurumuş mersin
yaprağı üzerine 4 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika süreyle
demlendirilerek hazırlanan infüzyon, günde iki kez birer bardak içilir.
• Mersin, antiseptik etkiler taşır. Bu etkisinden yararlanmak üzere, bitkinin
yaprakları suda kaynatılıp buharı damıtılarak elde edilmiş ve piyasada satışa
sunulmuş suyu, dıştan bedene uygulanır.
• Ayrıca A vitamini yönünden zengin olan mersin meyvesinden şurup
yapılarak içilmesinin, görme yeteneğini artırdığı ileri sürülmektedir.


eXTReMe Tracker