Yazılar veya Yorumlar 04 July 2008

Şifalı Bitkiler admin | 22 Haz 2008

HERCAİ MENEKŞE

Orjinal Adı Viola tricolor
Bilgi
Menekşegiller familyasındandır. Kökeni yabani bir
bitki olan hercai menekşenin melezleri ilk kez Avrupa’da türetilmiş, daha
sonra bitki, gösterişli çiçekleri nedeniyle dünyaya yayılmıştır. Aslında
çokyıllık duyarlı otsu bitki olmasına karşın, en verimli dönemi, tohumundan
yetiştirildiği birinci yılıdır. Bu yüzden bir ya da en çok ikiyıllık olarak
yetiştirilen hercai menekşe bitkisi 20 cm. kadar boylanabilir. Yeşil renkli
gövdesi tabanından başlayarak dallanır. Bu dallar üç köşeli ve içi boştur. Oval
biçimli, uca doğru sivrilen yeşil renkli yaprakları; saplı, tüysüz ve kenarları
tarak kabuğu şeklinde dişli olur. ilkbahardan başlayıp yaz boyunca açan, 5-10
cm. genişlikte olabilen çiçeklerinin, biri yukarı, dördü aşağı bakan, çizgi ve
lekelerle süslü 5 taçyaprağı vardır. Özellikle çok renkli olan kültür hercai
menekşesinin çiçekleri sarı, turuncu, kırmızı, kızıl ve mavinin her tonunda
açar. Olgunlaşan meyvesi, toz gibi olan tohumlarını taşıyan kapsüller
halindedir. Bitki, tohumlanyla çoğalır.
Hercai menekşenin çiçek ve dallarında uçucu yağ, salisilik asit, glikozit,
alkaloit, tanen ve yapışkan bitki sıvısı bulunur.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Bitkinin sağlığa yararlı etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
sıralanabilir:
• İdrar söktürücüdür. Sistitte, sık ve ağrılı idrar yapma durumlarında iyileştirici
etkisi vardır.
• Kanı temizleyicidir. Egzama ve akne gibi deri sorunlarının iyileştirilmesinde
yararlı olur.
• Boğmaca ve akut bronşitte balgam söktürücü, öksürüğü kesici ve iyileştirici
etkiler yapar.
Bu etkileri sağlamak üzere, bitki çiçek açtığı sürece dal, yaprak, çiçek sapı ve
çiçekleri toplanır. Kuru bir yerde özenle kurutulur. Böyle kurutulmuş
karışımdan 1 tatlı kaşığı alınıp üzerine 1 bardak kaynar su dökülerek ve 10-15
dakika demlendirilerek hazırlanan infüzyondan, günde üç kez birer bardak
içilir.

Şifalı Bitkiler admin | 08 Haz 2008

DULAVRATOTU

Orjinal Adı Arctium lappa (ya da Lappus officinalis)
Diğer Adları Dulkarıgömleği, Hanımyaması
Bilgi
Bileşikgiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmeyen, ülkemizde Doğu ve Kuzey Anadolu bölgelerindeki kırsal kesimde
ve yol kenarlarında yetişen çokyıllık dayanıklı otsu bitkidir. Gölgelik ve nemli
yerleri seven dulavratotu 30-60 cm. boylanabilir. Dallara ayrılan dik bir
gövdesi; iri yaprakları; yaz aylarında açan parlak morumsu ya da kırmızı
çiçekleri vardır. Yapraklarının altı tüylü, damarlı ve beyaz renklidir. Çiçek
yakınındaki yaprakları daha küçük olur. Çiçek bürgülerinin üzerindeki
çengeller, kırda dolaşan hayvanların postuna takılır. Böylece bitkinin tohumu
çevreye dağılır. Bitki, bu tohumlarıyla çoğalır.
Dulavratotunun rizomu (kökgövdesi) ve yaprakları inülin, uçucu yağ, tanen,
acı glikozitler, mikrop kırıcı bazı maddeler ile alkaloitleri içerir. Bitkinin
yaprakları, Doğu Anadolu bölgemizde sebze olarak yenir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Romalılar döneminden beri sağlığa yararlı etkileri bilinen dulavratotunun bu
tıbbi etkileri ve onlardan yararlanma yöntemleri şöyl sıralanabilir:
• İdrar söktürücüdür.
• Hafif müshil etkisi vardır.
• Bedeni güçlendirici bir toniktir.
• Kanı temizler.
• Terleticidir.
• Gut hastalığına karşı olumlu etkisi görülür.
• Sindirim ve safra salgılarını artırarak sindirimi kolaylaştırır, iştahı açar.
Sayılan bu etkileri sağlamak üzere sonbaharda toprağı kazılıp çıkarılan kökü
temizlenir. Dilimlenerek özenle kurutulur, 1 tatlı kaşığı kurumuş kökü 1
bardak suda kaynama noktasına getirilip ateş kısılır, ısıtma 10-15 dakika daha
sürdürülerek hazırlanan dekoksiyöndan günde üç kez birer bardak içilir.
• Dulavratotu aynca deri sorunlarının tedavisinde etkili olur. Yağlı ve akneli
ciltlere iyi gelir. Saçlardaki kepeği keser. Derideki yara ve ülserlerin
iyileşmesini hızlandırır. Egzama ve sedef hastalıklarına karşı iyileştirici etkiler
yapar.
Bu tür deri sorunlarına karşı olumlu etkilerini sağlamak üzere, bitkinin
yapraklanyla yara lapası hazırlanır. Şikayet edilen yerlere lapa dıştan
uygulanır. Ancak sedef hastalığı ve egzamada tedaviye iyileşme belirtileri
görülene değin, uzun süre devam edilmelidir.
• Dulavratotu romatizma ağrılarına karşı da etkili olur.
Bu olumlu etkiyi sağlamak için, bitkinin körpe ve iri yapraklarının tüylü alt
tarafı ağrılı yere konulup bezle sarılarak, gece boyu kaymadan orada kalması
temin edilir. Bu uygulama o günkü ağrıların geçirilmesinde etkili olur. Kalıcı
tedavi için yukarıda hazırlanan yara lapası bir tülbentin içine yayılarak
romatizma ağrılı yere sarılmalı, tedaviye uzun süre devam edilmelidir.

Şifalı Bitkiler admin | 18 May 2008

SARISABIR - ALOEVERA

Orjinal Adı Aloe vera
Bilgi
Zambakgiller familyasındandır. Anayurdu Afrika
Kıtası olan sarısabır, ülkemizde Güneybatı ve Güney bölgelerimizdeki sıcak
yörelerde yabani olarak yetişmekte, kimi yerlerde de süs bitkisi olarak kültürü
yapılmaktadır. 30 cm’ye kadar boylanabilen, duyarlı çokyıllık sukkulent (etli
ve sulu) bitkidir. Kılıç biçiminde uca doğru incelip sivrileşen, kenarları testere
gibi küçük dikenli, soluk yeşil renkli ve üzerinde daha açık renk lekeler
bulunan etli yaprakları toprağın üzerinde rozetler oluşturarak yükselir. Yaz
mevsiminde açan çiçekleri, dik ve sık salkımlar halinde, sarı ve bazen kırmızı
renkli olur. Pek seyrek olarak tohum bağlayan sarısabır bitkisinin tohumuyla
çoğaltılması zordur. Bunun yerine, rozetinin kenarlarından verdiği yeni sürgün
yapraklarının ayrılıp başka yere dikilmesiyle çoğaltılır. Güneşli yerleri seven
ama kısmen gölgeli yerlere de dayanabilen sarısabır, bitek ve nemli toprakları
yeğler.
Sarısabırın yapraklarının içinde saydam, jöleye benzeyen bir özsu bulunur.
Hafif kokulu olan bu özsu, havayla karşılaşınca katılaşır ancak alkolde hemen
erir. Serbest ya da glikozit halde antrasen türevleri (aloin ve aloemodin adlı
maddeler), uçucu yağ ve reçine içerir. Sarısabırdan çıkarılan bu özsu, kozmetik
ve ilaç endüstrilerinde kullanılmaktadır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Sarısabır özsuyunun tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
sıralanabilir:
• Müshildir. Ancak fazla kullanılırsa diyareye neden olabilir.
• Midevidir. Sindirimi kolaylaştırır.
• Safra söktürücüdür.
• Kadınlarda aybaşı kanamasını artırarak aybaşı dönemini kolaylaştırır. Böyle
durumlarda, etkisinden yararlanmak üzere sarısabırın yaprakları kesilerek ya
da çizilerek çıkan özsu alınır. Ancak, çok küçük bir dozu, bir-iki damla
(0,1-0,3 gram) yeterli olur.
• Deri iltihapları ve egzama durumlarında rahatlama sağlar.
• Sarısabır ayrıca yaraları, küçük yanıkları, güneş yanıklarım ve böcek
sokmalarını iyileştirir.
• Kuru ciltleri nemlendirip rahatlatır.
Bu gibi durumlarda, sarısabırın yapraklarından çıkarılan özsu, şikayetli yerlere
dıştan uygulanır.
• Gebe kadınlarda rahim kasılmalarına ve emzikli annelerde bebekte ishale
neden olacağı için, bu gibi kişiler sarısabırı dahilen kullanmamalıdır.
• Büyük yanıklarda kullanılmamalı, hemen uzman doktora başvurulmalıdır.

Şifalı Bitkiler admin | 08 May 2008

Mor Süsen

Orjinal Adı İris germanica (ya da İ. versicolor)
Diğer Adları Mezarlık zambağı, Mor zambak
Bilgi

Süsengiller familyasındandır. Kuzey Yarıküre’nin
sıcak ve ılıman iklim kuşağındaki bölgelerde yetişen ve gösterişli çiçekler açan
mor süsen, ülkemizde de birçok yerde süs bitkisi olarak üretilmektedir.
100-150 cm’ye kadar boylanabilen, çokyıllık dayanıklı otsu bitkidir. Sivri uçlu
yaprakları, 50 cm. kadar uzunlukta kılıçsı biçimli, paralel damarlı ve açık yeşil
renklidir, ilkbahar sonu ile yazın başaklar halinde açan baygın kokulu ve mor
renkli iri çiçekleri üçer adet çanak ve taç yaprağından oluşur. Bu çanak ve taç
yaprakları almaşık olarak dizilmiştir. Çiçeğin çanak biçimini alan ortası sarı
renktedir. Burada erkek ve dişi organları yer alır. Mor süsenin rizomu
(kökgövdesi) kalın, güçlü ve dallara ayrılan yapıdadır. Bitki 2-3 yılda bir,
yerinden sökülerek rizomları bölünür. Bunlar ayrı yerlere dikilerek bitki
çoğaltılır.
Mor süsenin konumuzu en çok ilgilendiren bölümü olan rizomu uçucu yağ,
yapışkan bitki sıvısı, nişasta, şeker, reçineli maddeler, tanen, salisilik asit ve
iridin adlı maddeyi içerir. Mor süsenin güçlü kokulu çiçekleri parfümeri ve
kozmetik endüstrilerinde kullanılmaktadır.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı

Bitkinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:
• Safra söktürücüdür.
• Karaciğer ve safrayla ilgili peklik durumlarında değerli bir müshil etkisi
sağlar.
• İdrar söktürücüdür.
• Bedendeki yangıları hafifletir.
• Tükürük salgısını artırır.
Bu etkilerinden yararlanmak üzere, mor süsenin rizomu sonbahar mevsiminde
toprağı kazılarak çıkarılır. Temizlenir ve havadar, gölge bir yerde özenle
kurutulur. Parçalanan rizomundan 1/2-1 tatlı kasığı alınıp 1 bardak suda
kaynama noktasına kadar ısıtılır. Daha sonra ateş kısılarak ısıtma işlemi 10-15
dakika daha sürdürülür. Böylece elde edilen dekoksiyondan, günde üç kez
birer bardak içilir.
• Egzama ve sedef hastalığı gibi kronik deri sorunlarında iyileştirici etkiler
yapar.
Bu durumlarda şikâyet edilen yerlere bu dekoksiyon dıştan ovularak uygulanır.

Şifalı Bitkiler admin | 04 May 2008

MENEKŞE

Orjinal Adı Viola türleri
Diğer Adları Benevşe, Menevşe
Bilgi
Menekşegiller familyasındaki Viola cinsinden 500
kadar, bir-iki ya da çokyıllık dayanıklı bitki türünün adı menekşedir. Bu
türlerden 20 kadarı ülkemizde yetişmekte olup en çok tanınan ve konumuzla
ilgili alanı Kokulu menekşe (V. odorata)’dir. Kokulu menekşe, doğada
özellikle nemli yerlerdeki ağaç altlarında ve ormanlık alanlarda kendiliğinden
yetişen, bulunduğu yere yayılıp toprağı iyice örttüğü için bahçelerde süs bitkisi
olarak yetiştirilen, güzel kokusu olan ve 10-15 cm. kadar boylanabilen,
çokyıllık bir bitkidir. Bitki, bu güzel kokusunu, ancak koparıldığı zaman
çevresine yayar. Kalp biçiminde koyu yeşil yaprakları; kış sonu ile ilkbaharda
açan mor ya da seyrek olarak beyaz taçyapraklı çiçekleri; açık sarımsı
kahverengi, minik, sert ve yuvarlak tohumları ve gene sarımsı kahverengi
rizomu (kökgövdesi) vardır. Bitki, tohumlarıyla ya da rizomundan uzayıp
toprağa yapışarak yeni bitki oluşturan kök saçaklarıyla çoğalır.
Kokulu menekşe saponin, mentil salisilat, alkaloitler, flavonitler ve uçucu yağ
içerir. Güzel kokulu çiçeği, şekerleme yapılarak pasta ve tatlıcılıkta, ayrıca
parfüm endüstrisinde kullanılır. Salatalara konularak çiğ olarak yenilir.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı

Bitkinin tıbbi etkileri ve bu etkilerden yararlanma yöntemleri şöyle
sıralanabilir:
• Soğuk algınlığı, anjin, boğmaca, öksürük ve bronşit durumlarında iyileştirici
ve rahatlatıcıdır. Göğsü yumuşatır, balgamı söktürür. Kronik bronşite bile iyi
gelir.
• İdrar söktürücüdür. idrar yolları enfeksiyonlarında iyileştirici etkisi vardır.
• Hafif bir müshil etkisi yapar.
• Egzama, akne ve öteki cilt sorunlarında iyileştirici etkisi görülür.
• Baş ağrısı, sinirlilik hali ve uykusuzluğa karşı olumlu etkileri vardır.
• Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre, kokulu menekşenin bedende ur
oluşumunu engelleyici etkileri de saptanmıştır.
Bütün bu etkilen sağlamak üzere çiçek açtığı sürece kokulu menekşenin
topraküstü kısımları toplanır. Bunlar ya yaş,olarak ya da gölge bir yerde özenle
kurutularak kullanılır ve infüzyonu şöyle hazırlanır: 1 tatlı kaşığı yaprak, sap
ve çiçek karışımının üzerine 1 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika süreyle
demlendirilir. Bu infüzyondan, günde üç kez birer bardak içilir.

Şifalı Bitkiler admin | 27 Nis 2008

KUŞOTU

Orjinal Adı Stellaria media
Diğer Adları Serçedili, Serçeotu
Bilgi

Karanfilgiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmemekte, ancak Anadolu’da yol kenarları, duvar dipleri ve bahçelerde
yaygın olarak yetişmektedir. 10-30 cm. kadar boylanabilen, biryıllık otsu
bitkidir. Çok dallı, gevrek yapılı, açık kahverengi gövdesinin bir tarafı tüylü
olur. Oval biçimli, etli ve sulu yapraklan, sapsız ve karşılıklı olarak gövde
üzerinde dizilmiştir, ilkbaharın başlarından kış başına kadar aralıksız açan
küçük kırmızımsı beyaz renkli çiçekleri yıldız biçimindedir. Yer seçmeyen,
nemli olmak koşuluyla her türlü toprakta yetişen kuşotu bitkisi, döktüğü
tohumlarıyla çoğalır.
Bitkinin topraküstü kesimleri organik asitler, potasyum tuzlan, fosfor ve C
vitamini içerir. Ülkemizde pazar yerlerinde satılan kuşotu, çiğ olarak
yenilebilecek kadar lezzetlidir. Bu nedenle salatalara konulur, börek harcına
girer ya da sebze olarak pişirilir.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı

Kuşotu bitkisinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
özetlenebilir:
• İdrar söktürücüdür. Böbreklerin çalışmasını hızlandırır.
• Balgam söktürücü etkisi de vardır.
• Müshildir, pekliği giderir.
• Romatizma yangılarını ve ağrılarını hafifletir.
Bu etkileri sağlamak üzere, kuşotunun tüm topraküstü bölümleri bitki yeşil
olduğu sürece toplanır ve gölgelik yerde kurutulur. Kurutulmuş bitkiden 2 tatlı
kaşığı alıp üzerine 1 bardak kaynar su konularak 5 dakika süreyle
demlendirilir. Böylece elde edilen infüzyon, günde üç kez birer bardak olarak
içilir.
• Hemoroite (basur) karşı iyileştirici etkiler gösterir.
• Kaşındırıcı ve rahatsız edici sedef hastalığı ve egzamada rahatlatıcıdır.
• Cildi yumuşatır.
Bu etkiler için, kurumuş bitkiden 2-3 tatlı kaşığı alınıp 1 bardak suda kaynama
noktasına kadar ısıtılır. Sonra ateşi kısılarak 15-20 dakika daha ısıtmaya
devam edilir. Böylece hazırlanan yoğun dekoksiyon dıştan uygulanır.
• Kuşotu ayrıca yara iyileştiricidir: Yara, kesik ve çıbanların tedavisinde
kullanılır. Bunun için toplanan taze bitki ezilerek yara lapası hazırlanır. Bu
lapa şikayetli yerlere dıştan uygulanır.

Şifalı Bitkiler admin | 04 Mar 2008

LABADA

Orjinal Adı Rumeoc patienta

Diğer Adları Efelek

Bilgi: Karabuğdaygiller familyasındandır. Kuzukulağının

yakın akrabası olan labadanın ülkemizde yetişen 25 kadar türü vardır.

Bunlardan en yaygını olan Adi labada (R. patienta), sulak yerlerde

kendiliğinden yetişen, aynı zamanda tarımı da yapılan ve 0,5-2 m. arasında

boylanabilen, çokyıllık otsu bitkidir. Kazık kökü dallı olup dışı kahverengi ve

içi sarıdır. Yuvarlak kesitli dik gövdesi, uzunlamasına çizgili ve genellikle

kırmızımsı renklidir. Yaprakları almaşık dizili, saplı, uzunca, oval ya da elips

biçimli ve kenarları hafif dalgalı olur. Yazın açan çiçekleri gövdenin tepesinde

kırmızımsı yeşil renkli salkımlar halinde bulunur. Bitki, çiçeklerinden

olgunlaşan meyvesindeki tohumlarla çoğalır.

Labadanın yapraklarında çeşitli mineral ve vitaminler; kazık köklerinde

nişasta, şekerler, reçine ve antrakinon türevleri bulunur. Anadolu’nun bazı

yerlerinde labada yapraklarıyla salata, sebze yemekleri ve ‘efelek dolması’

denilen özel etli yemeği yapılır. Meyvelerinin demlendirilmesiyle yapılan

‘gığış çayı’ bazı yerlerde çay yerine içilir.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı: Sağlığa yararlı bazı etkileri kuzukulağınınkine benzeyen labadanın, tıbbi

etkileri ve onlardan yararlanma yöntemleri şöylece sıralanabilir:

• Yaprakları, bedeni güçlendirici toniktir.

• İştah açıcıdır.

• Kanı ve bağırsakları temizler.

• Hafif müshil etkisi vardır.

Bu etkiler için, labadanın yapraklan çiğ olarak yenir ya da % 5′lik standart

dekoksiyonu yapılarak içilir. Yani, 1 litre sıcak suya 50 gr. taze labada yaprağı

konulup 15-20 dakika kadar kaynatılır. Böylece elde edilen dekoksiyon, günde

iki-üç kez birer bardak alınır.

• Yaprakları, deri hastalıklarında etkilidir. Çıbanları olgunlaştırır. Yara ve

egzamaları iyileştirir. Bu etkileri sağlamak üzere, labadanın yapraklarıyla yara

lapası hazırlanır ve şikayet edilen yerlere dıştan uygulanır.

• Kökü, müshil etkisi gösterir. Bunun için de kuzukulağının kökünde olduğu

gibi % 5′lik bir dekoksiyon hazırlanarak günde iki-üç kez birer bardak içilir.


eXTReMe Tracker