Civanperçemi

Posted by: admin  /  Category: Civan Perçemi, Civanperçemi

Binbir Yaprak Otu, Kandil Çiçeği, Barsama Otu, Akbaşlı, Ayvadana: İsmiyle bilinen şifalı bitkiler aslında civanperçemidir.
Yaz aylarında pembe, sarı ve beyaz renkte çiçekler açan, kuru toprakları seven, yaprakları parçalı ve tüylü olup yol kenarlarında yetişen bir bitkidir. Kandil şeklinde gruplaşmıştır. Güzel bir kokusu vardır. Çiçekler tam olarak açılmadan önce yapraklarla birlikte toplanıp gölgede kurutulur. Suda kaynatılarak faydalanılır.
Civan Perçeminin Faydaları
• İdrar söktürücüdür, mide ve bağırsak gazlarını gidericidir.
• Acı tadıyla iştah açıcıdır.
• Soğuk algınlığı ve grip için en iyi ilaçlardan biridir.
• Kan dolaşımını arttırarak zindelik verir.
• Ağrı kesici, spazm çözücü etkileri vardır.
• Basit bel ağrılarında da kullanılabilir.
• Basur tedavisinde ve yaraların iyileştirilmesinde pansuman olarak kullanılmaktadır.

Böğürtlen

Posted by: admin  /  Category: Böğürtlen

Tilki üzümü, kür, kızamık, ağaç çileği isimleriylede anılan böğürtlen. Yol kenarlarında ve tarla kenarlarında yabani olarak yetişen, dikenli bir çalıdır. Haziran-Eylül ayları arasında beyaz çiçekler açar. Meyvesi ahududuya benzer fakatondan küüktür. Birçok çeşidi vardır. Rengi kırmızıdan siyaha dönüşür. Dikensiz bögütlen türü vardı. Akdeniz marmara ve karadeniz bölgelerinde yetişir. Meyvesi faydalı bir gıadadır. Bitki çiçek açmadan yaprakları toplanır ve gölgede kurutulup su ile kaynatılarak içilir. Ayrıca bögütlenin reçeli ve marmeladı yapılır.

Böğürtlenin bitkilerle tedavi de kullanılan hastalıklar yani iyi geldiği hastalıklar şunlardır. İdrarı söktürür,  ishali giderir kabız yapıcıdır. Boğaz ve ağız hastalıklarında gargara olarak kullanılır.

Yaralara iyi gelen bir bitkidir kuru yapraklar yaranın üzerine koyulur. Diş eti kanamalarına da iyi gelmektedir. Bunun için taze yaprakları çiğnenir.

Ayrıca mesane taşlarını düşüren bir şifalı bitkilerdir.

Sinirleri Yatıştıran Bitki: Bindirek Otu

Posted by: admin  /  Category: Bindirek Otu

Mayasıl otu ismiylede bilinen bu şifalı bitki çalılıkların arasında yetişir. Uzun ömürlü olmasına karşın otsu bir bitkidir. Yaprakları sapsızdır gövdesi dört köşelidir çiçekleri parlak sarı renktedir. Yaz mevsiminde çiçek açar.

Bu bitkinin en önemli özelliği sinirleri yatıştırıcı özelliği olmasıdır. Ayrıca balgam ve idrar söktürücüdür.

Şifalı Huş Ağacı

Posted by: admin  /  Category: Huş Ağacı

Huş ağacı birçok hastalık ve rahatsızlığa iyi gelen mükemmel bir şifalı bitkidir. Huş ağacı antiseptiktir, idrarı söktürür ve idrar yollarındaki mikropları temizleyerek antibiyotik görevi görür. Vücuttaki mikrobu ve ödemleri sökücü etkiside vardır.

Huş ağacı yaptağından iki tatlı kaşığı demliğe koyup üzerine 300 Ml. kaynak su koyun. 10 Dakika demlendikten sonra süzerek için.

Günde bir fincan içmek bu şifalı bitkiler den faydalanmanızı sağlayacaktır.

Kimyon

Posted by: admin  /  Category: Kategorilenmemiş

Orjinal Adı Cuminum cyminum
Bilgi
Maydanozgiller familyasındandır. Anayurdu
Akdeniz havzası ile Mısır olan kimyon, ülkemizde Orta Anadolu’da Eskişehir
ve Konya dolaylarında üretilir. 15-60 cm. boylanabilen, biryıllık duyarlı otsu
bitkidir. Hafif kokulu, elips biçimli şerit gibi yaprakları, yaz mevsiminde
şemsiyeler oluşturarak açan beyaz ya da pembe çiçekleri vardır. Bu çiçekler
olgunlaştığında, kimyon adıyla baharat olarak kullanılan iğ biçiminde ve
genelde ikiye bölünen yapıda sarımsı esmer renkli tohumlar verir. Güneşli ve
kısmen gölgelik yerleri; suyu iyi akıntılı ve bitek toprakları seven kimyon
bitkisi, ilkbaharın sonlarında, ılık günlerde ekilen tohumlarıyla çoğaltılır.
Kimyon tohumlarında % 2,5-4 oranında sabit ve karvon adı verilen uçucu yağ,
tanen ile reçine bulunur. Avrupa ülkelerinde ekmek, kurabiye, peynir, bazı
likör türleri ve etli yemeklere çeşni vermesi için sıkça kimyon tohumu katılır.
Kimyon Türk mutfağında da, köfteye konur. Parfüm endüstrisi ve veterinerlik
ilaçlarında kimyon tohumundan elde edilen yağ kullanılır. Kimyon, ülkemizin
tarımdaki dışsatım ürünlerinden biridir.


Tibbi Etkileri ve Kullanımı

Romalılar döneminden beri bedene yararlı etkileri bilinen ve kullanılan
kimyonun tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece
sıralanabilir:
• Midevidir: iştahı açar ve sindirimi kolaylaştırır.
• Mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür.
• Diyareyi hafifletici etkisi vardır.
• İdrar söktürücüdür.
• Sinirleri uyarır.
• Terletici etkisi de bulunmaktadır.
Bu etkilerinden yararlanılmak üzere yaz mevsiminde bitkinin çiçek şemsiyeleri
tam olgunlaşmadan önce kesilip alınır. Bunlar gölge ve havadar bir yerde
kurutulur. Yere serilen bir kağıdın üzerine bu şemsiyeler başaşağı edilip
silkelenir. Böylece toplanan olgun tohumlar ya da piyasadan satın alınan
kimyon tohumlarından 1-2 tatlı kaşığının üzerine 1 bardak kaynar su dökülüp
kabın üzeri kapatılarak 10-15 dakika süreyle demlendirilir. Bu şekilde elde
edilen infüzyondan günde iki kez sabah ve akşam yemeklerinden önce birer
bardak içilir.

KEÇİ SEDEFOTU

Posted by: admin  /  Category: Şifalı Bitkiler

Orjinal Adı Galega officinalis
Bilgi
Baklagiller familyasındandır. Benzer türleri
Amerika kökenli olmasına karşın, Keçi sedefotu Güney Avrupa’da ve
ülkemizin çeşitli yerlerinde yaygın biçimde yetişmektedir. 50-100 cm. kadar
boylanabilen, çokyıllık dayanıklı otsu bitkidir. Gövde üzerinde karşılıklı dizili
koyu yeşil yaprakları, haziran-ağustos aylarında bol çiçekli salkımlar
oluşturarak açan, açık mor ya da ender olarak beyaz çiçekleri vardır. Bu
çiçekler, içinde pek çok tohumu taşıyan esmer kırmızımtırak renkte kuru
meyveler verir. Güneşli yerleri ve suyu iyi akıntılı (süzek) toprakları seven
keçi sedefotu bitkisi, döktüğü tohumlarıyla çoğalır.
Keçi sedefotunun topraküstü kesimlerinde saponinler, flavon glikozitler, acı
maddeler, tanen ve galeghin adı verilen bir alkaloit bulunur.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Bitkinin bedene yararlı tıbbi etkileri ve bunlardan faydalanma yöntemleri şöyle
özetlenebilir:
• Emzikli annelerde süt gelişini artıran etkisi vardır. Bu etki o denli güçlüdür
ki, bazı durumlarda sütün % 50 oranında artışı sağlanabilir.
• Küçük dozlarda alınırsa kandaki şeker düzeyini düşürür. Bu nedenle şekerli
diyabeti (diabetes mellitus) olanlar keçi sedefotunu olabilirler. Ancak bu
tedavi, insülin tedavisinin yerine geçmemeli ve tıbbi gözetim altında
yapılmalıdır.
• Bitkinin, memeleri geliştirme etkisi de vardır.
• İdrar söktürücüdür.
• Terleticidir.
Bu etkileri sağlamak için keçi sedefotu bitkisinin sap, yaprak ve çiçekleri,
bitkinin çiçek açtığı yaz aylarında toplanır. Gölgelik yerde özenle kurutulur.
Kurutulmuş bitki karışımından 1 tatlı kasığı alınıp 1 bardak kaynar suyun içine
konur ve 10-15 dakika süreyle demlendirilerek elde edilen infüzyondan, günde
iki kez birer bardak içilir.
UYARI
• Keçi sedefotu galeghin adlı maddeyi içerdiğinden, yüksek dozlarda alınırsa,
sinir merkezlerini felce uğratabilir. Bu nedenle yukarıda verilen doz kesinlikle
aşılmamalıdır.

KARAHİNDİBA

Posted by: admin  /  Category: Şifalı Bitkiler

Orjinal Adı Taraxacum officinale
Diğer Adları Aslandişi, Keklikotu, Radika, Şeytanarabasıx

Bilgi
Bileşikgiller familyasındandır. Avrupa, Asya,
Afrika ile Amerika kıtalarında yaygın olan ve ülkemizde genellikle çayırlık
alanlarla yol kenarlarında yetişen, çokyıllık otsu bitkidir. 5-30 cm. arasında
boylanabilir. İçi kengel denilen acı bir sütle dolu uzun kazık kökü, rozet
oluşturan derin dişli yapraklarını ve yapraklardan daha uzunca olan çiçek
saplarını taşır. Bu sapların tepesinde kömeç halindeki altın sarısı çiçekleri
ilkbahardan sonbaharın ortasına kadar açar. Daha sonra çiçek kömeçlerinden
oluşan ve tohumlarını taşıyan beyaz bir top görünüşündeki meyve kapçıkları
en hafif rüzgarda uçup çevreye dağılır. Bitki böylece döküp yaydığı
tohumlarıyla çoğalır.
Karahindiba % 5′e varan yüksek oranıyla en iyi doğal potasyum
kaynaklarından biridir. A ve C vitamini ve nikotinik asit ile türlü mineraller
yönünden de zengindir. Bu nedenle yaprakları salatalara katılıp yenir. Kökü
de, yaşken doğranıp salatalara katılır. Kurutulan kökü birçok ülkede öğütülüp
acı hindiba kahvesi olarak içilir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Bitkinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece
sıralanabilir:
• Safra salgılarını söktürür.
• İdrar söktürücüdür.
• Kabızlığa, gut hastalığına ve uykusuzluğa karşı olumlu etkileri vardır.
Bu etkileri sağlamak üzere, bitkinin kazık kökü sonbaharda toprağı kazılıp
çıkarılır ve boylamasına parçalara bölünerek gölgede kurutulur. Kurumuş kök
parçalarından 2-3 tatlı kaşığı alınıp 1 bardak suda kaynama noktasına kadar
ısıtılır. Ateş kısılarak ısıtma 15-20 dakika daha sürdürülür. Böylece hazırlanan
dekoksiyondan günde iki-üç kez birer bardak içilir.
• Karahindiba egzama ve aknelere karşı yararlı olur.
Bunun için, bitkinin yaprakları kaynar suya atılıp 10-15 dakika
demlendirilerek hazırlanan infüzyon, şikayet edilen yerlere dıştan uygulanır.
• Bitkinin yeşil bölümleri ezilerek yüz maskelerine katıldığında cildi temizler
ve nemlendirir.
• Bedene zindelik ve güç verir.
Karahindibanın bu tonik etkisinden yararlanmak üzere, bir bez torbaya
konulan bitki demeti, banyonun sıcak su musluğu altına asılır. Sıcak su
akıtılarak doldurulan küvete daha sonra biraz soğuk su eklenip içine girilerek
banyo yapılır.

KAKULE

Posted by: admin  /  Category: Şifalı Bitkiler

Orjinal Adı Elettaria carâamomum
Diğer Adları Hemame
Bilgi
Zencefilgiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmeyen, ancak Güney Hindistan ile Asya’nın sıcak ve bataklık orman
alanlarında yabani olarak yetişen, çokyıllık duyarlı otsu bitkidir, iklim uygun
olmadığından ülkemizde yetişmeyen kakule, 3-5 m. boylanabilir. Mızrak
biçimli iri yapraklarının üzeri koyu yeşil olup yaprakların altı daha açık yeşil
ve ipeksi görünüşlüdür. Bitkinin sarı renkli küçük çiçekleri, ilkbaharın
ortasından yaz başına kadar açar. Daha sonra bu çiçekler, içinde bitkinin koyu
kırmızı-kahverengi tohumlarını taşıyan 1-2 cm. uzunlukta, üzeri boydan boya
çizgili, soluk yeşil ya da kirli beyaz renkli ve üç hücreli tohum zarfı şeklindeki
meyvelere dönüşür. Bu hücrelerde 5-7 tane tohum yer alır. Tohumlar hoş
kokulu ve baharlıdır. Kakule bitkisi yüksek nemlilik oranı bulunan ve kısmen
gölgelik tropik iklimi olan yerleri, bitek ve sulak toprağı sever. Döktüğü
tohumlarla çoğalır ya da köklerinin bölünmesiyle çoğaltılır.
Kakule tohumları % 4′e varan oranda uçucu yağ ile terpinilasetat, sineol,
limonen, sabinen ve pinen adlı maddeleri içerir. Bu tohumlar hoş kokuları
nedeniyle, öğütülmeden aynen ya da öğütülüp toz haline getirilerek bazı
yemek, ekmek, kurabiye, bisküvi, turşu, likör ve şaraplara katılır. Yakındoğu
ülkelerinde kahveye eklenip “kakule kahvesi” yapılarak içilir. Tohumları
parfüm endüstrisinde de kullanılır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Çin’de her derde devaymış gibi sıkça kullanılan kakule tohumlarının sağlığa
yararlı tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:
• İştahı artırır.
• Midevidir. Sindirim sistemini uyarır. Sindirim işlemini kolaylaştırır.
• Dispepsi (sindirim yetersizliği) nedeniyle oluşan mide ve bağırsak gazlarını
söktürür. Aynı nedenle oluşan karın ağrısını da geçirir.
• Baş ağrısını geçirir.
• Tükürük akışını hızlandırır.
Bu etkileri sağlamak üzere piyasada satılan kakule tohumları alınır, 1 bardak
kaynar suya o anda ezilen 1 tatlı kaşığı dolusu kakule tohumu konur. 10-15
dakika süreyle demlendirilerek elde edilen infüzyon, günde üç kez birer bardak
içilir. Eğer iştah açıcı ya da gaz söktürücü etkisinden yararlanılacaksa, bu
infüzyon yemeklerden yarım saat önce alınmalıdır.
• Kakule tohumları ayrıca nefesin kötü kokusunu da temizler. Bunun için
bir-iki kakule tohumu ağza alınıp çiğnenir.

İNCİÇİÇEĞİ

Posted by: admin  /  Category: Şifalı Bitkiler

Orjinal Adı Convallaria majalis
Diğer Adları Mayısçanı, Müge
Bilgi
Zambakgiller familyasındandır. Orta Avrupa’nın dağ
ve ormanlık bölgelerinde yabani ve yaygın olarak yetişen, 15-30 cm.
boylanabilen, sürüngen kökgövdeli çokyıllık otsu bitkidir. Ülkemizde İstanbul,
İzmit ve Toros dağlan bölgesindeki ormanlarda yetiştiği gibi, bazı bahçelerde
de süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Gölgelik ve nemli yerleri seven bitkinin
kökü, rizomundan (kökgövde) çevreye yayılan kökçükler şeklinde; yaprakları
sapsız, elips biçiminde, iri ve geniştir. Her sürgününde iki yaprak yer alır.
Nisan-mayıs aylarında açan küçük beyaz çiçekleri saplı, çan biçiminde sarkık
ve keskin kokuludur. Küçük meyvesi kırmızı renkli ve kokuludur.
İnciçiçeğinin kök, rizom, sap, yaprak ve çiçekleri, yapışkan bitki sıvısı, uçucu
yağ ve glikozitleri içerir. Çiçeklerinden çıkarılan esans, parfüm endüstrisinde
değerlidir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Bitkinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemi aşağıda açıklanmıştır:
• Sağlığa yararlı bitkiler arasında kalbimiz için en değerli şifa verici etkiyi
inciçiçeği yapar. Özellikle kalbi yaşlanan ve kan damarları daralan kişilerde
kalbi güçlendirici etkisi vardır.
• Kalp çarpıntılarını keser.
• İdrar söktürücüdür.
• Müshil etkisi de vardır.
Bu etkilerinden yararlanılmak üzere, bitkinin çiçek açtığı nisan ve mayıs
aylarında yaprak ve çiçekleri toplanıp gölge ve havadar yerde kurutulur. 2 tatlı
kaşığı kurumuş yaprak-çiçek karışımı üzerine l bardak kaynar su dökülüp
10-15 dakika süreyle demlendirilerek hazırlanan infüzyon, günde iki-üç kez
birer bardak olarak alınır.
• İnciçiçeğinin hiçbir zehirleyici etkisi bulunmamaktadır. Gene de kalp
rahatsızlıkları için, doktor denetimi altında kullanılmalıdır.

ISIRGANLAR

Posted by: admin  /  Category: Şifalı Bitkiler

Orjinal Adı Urtica türleri
Diğer Adları Dolayan diken, Gidişkenotu, Sırganotu
Bilgi
Isırgangiller familyasının örnek bitkisidir. Dünyanın
tüm ılıman bölgelerine yayılmış Urtica cinsi 50 kadar bitki türünün ortak adı
Isırgan’dır. Bunlardan 5 türü ülkemizde toprağı nemli olan kırlarda, yol ve tarla
kenarlarında, bahçelerde ve duvar diplerinde sıkça görülür, 1 m. kadar
boylanabilen, üzeri ısırıcı tüylerle kaplı, bir ya da çok-yıllık bitkilerdir.
Yaprakları karşılıklı çapraz dizilişli, kenarları dişli, ucu sivri ve oval
biçimlidir. Yaprak koltuklarından çıkan yeşilimsi renkli, tek eşeyli çiçek
kümeleri yaz başından sonbahar başına kadar açar. Isırganın gövdesi dört köşe
kesitli ve tüylü; kökü rizom gibi çok yayılıcıdır. Bitki, döktüğü minik
tohumlarıyla ya da yayılıcı köklerinin fılizlenmesiyle çoğalır.
Isırgan bitkisinin tüm yüzeyini saran ve değildiğinde insan tenini yakan ısırıcı
tüylerinde formik asit ile tüm bitkide histamin, klorofil, asetilkolin, demir ve C
vitamini bulunur. Bazı yerlerde pazarlarda satılan ısırgan, suda kaynatıldığında
yakıcı etkisini yitirdiği, yararlı ve güçlü bir besin olduğu için haşlanarak
ıspanak gibi pişirilip yenir. Kurutulduğunda iyi bir hayvan yemi olur.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Büyük ısırgan (U. dioica) ve Küçük ısırgan (U. urens) en sık rastlanan, her
yerde bulunuşu ve kolay uygulanışıyla tıbbi etkilerinden en çok yararlanılan
türleridir. Isırganın tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece
özetlenebilir:
• Toniktir. Bedeni güçlendirir ve destekler.
• Burun kanamaları ve kadınlarda dölyatağı kanamalarında doku ve damar
büzücü özellikleriyle kanamayı kesici etki yapar.
• İdrar söktürücüdür.
• İştah açıcıdır.
Bu etkilerinden yararlanılmak üzere, ısırgan çiçek açtığında gövde, yaprak ve
çiçekleri hep birlikte toplanarak gölge yerde kurutulur. 1-3 tatlı kaşığı kurumuş
ısırgan karışımı üzerine 1 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika süreyle
demlendirilerek hazırlanan infüzyon, günde üç kez birer bardak olarak içilir.
• Isırgan, romatizma ve siyatik ağrılarına karşı etkilidir.
• Saç ve tırnakların ana maddesi olan keratini güçlendirerek saç dökülmelerini
ve tırnak kırılmalarını önler.
• Çocuklarda oluşan egzamada ya da sinirsel kökenli cilt rahatsızlıklarında
etkilidir.
Bu durumlarda ısırganın infüzyonu ya da daha iyisi dekoksiyonu kullanılır.
Dekoksiyonun hazırlanması için 3-4 tatlı kaşığı kurumuş ısırgan karışımı
alınır. Kaynama noktasına kadar ısıtılıp sonra kısık ateşte ısıtma işlemi 15
dakika daha sürdürülür. Elde edilen dekoksiyon romatizma ve siyatik ağrılı
yerlere ılık olarak uygulanırken elle ovuşturularak o bölgeye yedirilir. Saç
dökülmelerinde bu dekoksiyonla friksiyon yapılır. Tırnak kırılmalarında
tırnaklar dekoksiyona batırılır. Egzama ve diğer deri şikayetlerinde aynı
dekoksiyon dıştan uygulanır.

Gizlilik Politikası