Romatizma hastalığına iyi gelen bir bitkiden bahsetmek istiyorum. Bayır tupru genellikle yol kenarlarında yetişen bir bitki olan bayır turpu romatizmal ağrılara iyi gelen bir bitkidir.
Ayrıca cildi güzelleştirici etkiside vardır.
Romatizma hastalığına iyi gelen bir bitkiden bahsetmek istiyorum. Bayır tupru genellikle yol kenarlarında yetişen bir bitki olan bayır turpu romatizmal ağrılara iyi gelen bir bitkidir.
Ayrıca cildi güzelleştirici etkiside vardır.
Orjinal Adı Urtica türleri
Diğer Adları Dolayan diken, Gidişkenotu, Sırganotu
Bilgi
Isırgangiller familyasının örnek bitkisidir. Dünyanın
tüm ılıman bölgelerine yayılmış Urtica cinsi 50 kadar bitki türünün ortak adı
Isırgan’dır. Bunlardan 5 türü ülkemizde toprağı nemli olan kırlarda, yol ve tarla
kenarlarında, bahçelerde ve duvar diplerinde sıkça görülür, 1 m. kadar
boylanabilen, üzeri ısırıcı tüylerle kaplı, bir ya da çok-yıllık bitkilerdir.
Yaprakları karşılıklı çapraz dizilişli, kenarları dişli, ucu sivri ve oval
biçimlidir. Yaprak koltuklarından çıkan yeşilimsi renkli, tek eşeyli çiçek
kümeleri yaz başından sonbahar başına kadar açar. Isırganın gövdesi dört köşe
kesitli ve tüylü; kökü rizom gibi çok yayılıcıdır. Bitki, döktüğü minik
tohumlarıyla ya da yayılıcı köklerinin fılizlenmesiyle çoğalır.
Isırgan bitkisinin tüm yüzeyini saran ve değildiğinde insan tenini yakan ısırıcı
tüylerinde formik asit ile tüm bitkide histamin, klorofil, asetilkolin, demir ve C
vitamini bulunur. Bazı yerlerde pazarlarda satılan ısırgan, suda kaynatıldığında
yakıcı etkisini yitirdiği, yararlı ve güçlü bir besin olduğu için haşlanarak
ıspanak gibi pişirilip yenir. Kurutulduğunda iyi bir hayvan yemi olur.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Büyük ısırgan (U. dioica) ve Küçük ısırgan (U. urens) en sık rastlanan, her
yerde bulunuşu ve kolay uygulanışıyla tıbbi etkilerinden en çok yararlanılan
türleridir. Isırganın tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece
özetlenebilir:
• Toniktir. Bedeni güçlendirir ve destekler.
• Burun kanamaları ve kadınlarda dölyatağı kanamalarında doku ve damar
büzücü özellikleriyle kanamayı kesici etki yapar.
• İdrar söktürücüdür.
• İştah açıcıdır.
Bu etkilerinden yararlanılmak üzere, ısırgan çiçek açtığında gövde, yaprak ve
çiçekleri hep birlikte toplanarak gölge yerde kurutulur. 1-3 tatlı kaşığı kurumuş
ısırgan karışımı üzerine 1 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika süreyle
demlendirilerek hazırlanan infüzyon, günde üç kez birer bardak olarak içilir.
• Isırgan, romatizma ve siyatik ağrılarına karşı etkilidir.
• Saç ve tırnakların ana maddesi olan keratini güçlendirerek saç dökülmelerini
ve tırnak kırılmalarını önler.
• Çocuklarda oluşan egzamada ya da sinirsel kökenli cilt rahatsızlıklarında
etkilidir.
Bu durumlarda ısırganın infüzyonu ya da daha iyisi dekoksiyonu kullanılır.
Dekoksiyonun hazırlanması için 3-4 tatlı kaşığı kurumuş ısırgan karışımı
alınır. Kaynama noktasına kadar ısıtılıp sonra kısık ateşte ısıtma işlemi 15
dakika daha sürdürülür. Elde edilen dekoksiyon romatizma ve siyatik ağrılı
yerlere ılık olarak uygulanırken elle ovuşturularak o bölgeye yedirilir. Saç
dökülmelerinde bu dekoksiyonla friksiyon yapılır. Tırnak kırılmalarında
tırnaklar dekoksiyona batırılır. Egzama ve diğer deri şikayetlerinde aynı
dekoksiyon dıştan uygulanır.
Orjinal Adı Arctium lappa (ya da Lappus officinalis)
Diğer Adları Dulkarıgömleği, Hanımyaması
Bilgi
Bileşikgiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmeyen, ülkemizde Doğu ve Kuzey Anadolu bölgelerindeki kırsal kesimde
ve yol kenarlarında yetişen çokyıllık dayanıklı otsu bitkidir. Gölgelik ve nemli
yerleri seven dulavratotu 30-60 cm. boylanabilir. Dallara ayrılan dik bir
gövdesi; iri yaprakları; yaz aylarında açan parlak morumsu ya da kırmızı
çiçekleri vardır. Yapraklarının altı tüylü, damarlı ve beyaz renklidir. Çiçek
yakınındaki yaprakları daha küçük olur. Çiçek bürgülerinin üzerindeki
çengeller, kırda dolaşan hayvanların postuna takılır. Böylece bitkinin tohumu
çevreye dağılır. Bitki, bu tohumlarıyla çoğalır.
Dulavratotunun rizomu (kökgövdesi) ve yaprakları inülin, uçucu yağ, tanen,
acı glikozitler, mikrop kırıcı bazı maddeler ile alkaloitleri içerir. Bitkinin
yaprakları, Doğu Anadolu bölgemizde sebze olarak yenir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Romalılar döneminden beri sağlığa yararlı etkileri bilinen dulavratotunun bu
tıbbi etkileri ve onlardan yararlanma yöntemleri şöyl sıralanabilir:
• İdrar söktürücüdür.
• Hafif müshil etkisi vardır.
• Bedeni güçlendirici bir toniktir.
• Kanı temizler.
• Terleticidir.
• Gut hastalığına karşı olumlu etkisi görülür.
• Sindirim ve safra salgılarını artırarak sindirimi kolaylaştırır, iştahı açar.
Sayılan bu etkileri sağlamak üzere sonbaharda toprağı kazılıp çıkarılan kökü
temizlenir. Dilimlenerek özenle kurutulur, 1 tatlı kaşığı kurumuş kökü 1
bardak suda kaynama noktasına getirilip ateş kısılır, ısıtma 10-15 dakika daha
sürdürülerek hazırlanan dekoksiyöndan günde üç kez birer bardak içilir.
• Dulavratotu aynca deri sorunlarının tedavisinde etkili olur. Yağlı ve akneli
ciltlere iyi gelir. Saçlardaki kepeği keser. Derideki yara ve ülserlerin
iyileşmesini hızlandırır. Egzama ve sedef hastalıklarına karşı iyileştirici etkiler
yapar.
Bu tür deri sorunlarına karşı olumlu etkilerini sağlamak üzere, bitkinin
yapraklanyla yara lapası hazırlanır. Şikayet edilen yerlere lapa dıştan
uygulanır. Ancak sedef hastalığı ve egzamada tedaviye iyileşme belirtileri
görülene değin, uzun süre devam edilmelidir.
• Dulavratotu romatizma ağrılarına karşı da etkili olur.
Bu olumlu etkiyi sağlamak için, bitkinin körpe ve iri yapraklarının tüylü alt
tarafı ağrılı yere konulup bezle sarılarak, gece boyu kaymadan orada kalması
temin edilir. Bu uygulama o günkü ağrıların geçirilmesinde etkili olur. Kalıcı
tedavi için yukarıda hazırlanan yara lapası bir tülbentin içine yayılarak
romatizma ağrılı yere sarılmalı, tedaviye uzun süre devam edilmelidir.
Orjinal Adı Laurus nobilis
Diğer Adları Har, Nehtel, Tehnel
Bilgi
Defnegiller familyasının örnek bitkisidir. Anayurdu
Akdeniz havzası olan ve günümüzde ılıman yerlerde yaygın olarak yetişen,
kışın yaprağını dökmeyen ağaç ya da ağaççıktır. Ülkemizin kıyı bölgelerinde
doğal olarak yetişmekte, ayrıca süs bitkisi olarak park ve bahçeleri
süslemektedir. 6-8 m’ye kadar boylanabilen defne, yuvarlak tepeli ve sık dallı
olarak gelişir. 8-10 cm. uzunluktaki oval ve süslemecilikte iyi bilinen özel
defne yaprağı biçimli, meşinimsi, sert, üst yüzü parlak, kenarları dalga
görünüşlü ve almaşık dizili koyu yeşil yaprakları vardır, ilkbaharda açan
sarımsı ya da yeşilimsi beyaz renkteki küçük çiçekleri olgunlaşınca rengi koyu
mor, tek tohumlu ve etli meyvelere dönüşür. Bitkinin yuvarlak kesitli ve
mor-kahverengi olan gövdesi, zamanla odunlaşır ve rengi griye döner. Defne,
gövde çelikleriyle çoğaltılır.
Bitkinin yaprakları eterik asidi içerir. Bazı yemeklere koku ve çeşni katar,
ayrıca veteriner hekimlikte ilaç yapımında kullanılır. Defne, ülkemizin tarımda
önemli dışsatım ürünlerinden biridir. Meyvesinden defne yağı elde edilir,
ayrıca olgun meyveleri saç dökülmesini engelleyici sabunların yapılmasında
kullanılır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Defnenin yaprak ve meyveleri, içerdiği etkiler nedeniyle tıbbi amaçlarla
kullanılır. Bu etkiler ve yararlanma yöntemleri kısaca şöyle sıralanabilir:
• Sindirimi kolaylaştırıcıdır. Midevi ve iştah açıcıdır.
• İdrar söktürücüdür.
• Terleticidir.
Bu etkilerinden yararlanılmak için defne yaprakları genelde yaz sonunda
toplanır, gölgelik ve havadar yerde kurutulur. Parçalanmış kuru yapraklarından
1-2 tatlı kaşığının üzerine 4 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika süreyle
demlendirilerek hazırlanan infüzyon, günde bir-iki kez ve bir-iki yemek kasığı
olarak alınabilir. Daha fazla alınması kusturucu olur.
•Aynı şekilde hazırlanmış infüzyondan bir-iki bardağı, küvete doldurulmuş
banyo suyuna katılarak banyo yapılırsa, bedeni uyarıp zindeleştirir.
• Bitkinin meyvelerinden yapılmış olan defne yağı, bedende romatizma yangılı
yerlere sürülerek rahatlama sağlanır.
• Bir-iki adet taze defne yaprağı fasulye, mercimek, nohut, pirinç gibi kuru
yiyeceklerin içine konursa onların kurtlanmalarını önler.
UYARILAR
• Gebelik durumunda defne alınmamalıdır.
• Yukarıda açıklaması yapılan, ülkemizin birçok yerinde yetişen Akdeniz
defnesi (L. nobilis) dışındaki diğer defne türleri zehirlidir.
Orjinal Adı Rosmarinus officinalis
Diğer Adları Beyaz püren, Biberya, Hasalban, Kuşdiliotu
Bilgi
Ballıbabagiller familyasındandır. Anayurdu
Akdeniz havzası olup ülkemizde Batı ve Güney Anadolu kıyı şeridinde
yetişen, çokyıllık çalı görünüşlü bir bitkidir. 2 m’ye kadar boylanabildiği ve
kışın yapraklarını dökmediği için bahçelerde süs ve çit bitkisi olarak
yetiştirilmektedir. Bitkinin gövdesi karemsi kesitli ve yeşilken, ikinci yılında
odunsulaşır. Yaklaşık 2 cm. boyundaki iğne gibi ince uzun yapraklarının üstü
parlak koyu yeşil ve altı gri renklidir. Bu yapraklar içe doğru kıvrılırlar. Yaz
boyunca açan küçük çiçekleri mavi ya da eflatuni renklidir. Tohumları küçük,
yağlı ve sarı-kahverengidir. Biberiye bitkisi, tohumlarıyla ya da ağır büyüdüğü
için gövde kalemleri veya daldırma yöntemleriyle çoğaltılır. Biberiyenin
içerdiği uçucu yağlar arasında başta borneol olmak üzere linalol, kamfen,
sineol ile kafuru ve bitkide ayrıca tanen, reçine ile diğer etkili maddeler vardır.
Bu nedenle yaprakları ve ince sürgünleri çok hoş kokan biberiye, taze olarak
salatalara, kurutulup baharat olarak da et yemekleri ve diğer yiyeceklere katılır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Biberiye bitkisi sağlığa çok yararlı olduğu gibi, mükemmel bir
güzelleştiricidir. Önce bitkinin tıbbi etkilerinden söz edelim:
• Kan dolaşımını hızlandırır.
• Sinirleri uyarır ve güçlendirir.
• Mide ve bağırsakları uyarır. Böylece sindirime (özellikle yağlı yiyecek
yendiğinde) yardımcı olur.
• Hazımsızlıktan oluşan gazları söktürür.
• Safra salgısını artırır.
• İdrar söktürücüdür.
• Kadınlarda aybaşını düzene sokar. Gecikmeleri önler, iyi bir adet
söktürücüdür.
• Etkili bir toniktir.
Bu etkileri sağlamak için, biberiyenin yaprak ve taze sürgünleri yaz boyunca
toplanır. Bitkinin tıbbi etkisi, çiçek açtığı zamanlarda en fazla olur. Yaprak ve
ince sürgünler, aşırı sıcak olmayan, çok havadar ve gölge bir yerde ağır ağır
kurutulur. Bir bardak kaynar suya l tatlı kaşığı yaprak ve taze sürgün konulup
10-15 dakika demlendirilerek yapılan infüzyon istendiği kadar içilebilir.
Bitkinin öteki tıbbi etkilerini şöylece sayabiliriz:
• Kas ağrılarını, siyatik ve nevraljiyi hafifletir.
• Romatizma ağrılarını azaltır.
• Burkulma ve eziklerde iyileştiricidir.
• Saç diplerindeki bezleri uyarır. Erken saç dökülmelerini önler.
Bu etkileri sağlamak üzere, biberiyenin yaprak ve genç sürgünleri suya atılıp
iyice kaynatılarak bir dekoksiyon hazırlanır. Bu dekoksiyon, ağrılı yerler ya da
saç dipleri elle iyice ovularak deriye yedirilir.
Biberiyenin cildi güzelleştirici niteliklerini de şöylece sıralayabiliriz:
• Biberiye infüzyonu ile yıkanan saçlar gürleşip güzelleşir.
• Bir bez torbaya konulan biberiye yaprak ve taze sürgünleri banyo
musluğunun altına asılarak üzerine sıcak su akıtılıp böylece doldurulan küvette
banyo yapıldığında cildi derinden temizler, teni kayganlaştırır ve güzelleştirir.
Şampuanla yıkanmaktan yıpranan saçları canlandırır. Bitkinin yaprak ve genç
sürgünleri ezilerek yapılan lapa, kırışıklıkları gidererek cildi güzelleştirir.