Yazılar veya Yorumlar 04 July 2008

Şifalı Bitkiler admin | 13 May 2008

Papatyalar

Orjinal Adı Anthemis ve Matricaria türleri
Bilgi
Bileşikgiller familyasindaki bitkiler gibi Anthemis
ve Matricaria cinsi papatya türleri, ortada sarı tüpsü çiçekleri ile bunların
çevresinde beyaz ya da sarı renkli dilsi çiçeklerinden oluşan bileşik çiçekleri
ve çok parçalı yapraklan ile dikkati çeker. Papatya türleri ilkbaharda çiçek
açmaya başlar, yaz boyunca çiçekli kalır.
Anthemis cinsi papatyaların tür sayısı 100 kadar olup bunların anayurdu
Avrasya’dır. 20-30 cm. kadar boylanabilen, dayanıklı çokyıllık otsu bitkilerdir.
Ülkemizde 50 kadar Anthemis türü papatya yetişmektedir. Bunlar, çiçekleri
gösterişli olduğundan çoğu yerde süs bitkisi olarak üretilir. En önemli türü 75
cm. kadar boylanabilen Alman papatyası (A. nobilis) türüdür.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Alman papatyasının tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri:
• Yatıştırıcı, tonik ya da boğaz ağrıları antiseptiği olarak, yaş veya kurumuş
çiçeklerinden hazırlanan infüzyon, günde birkaç kez içilebilir.
• Uykusuzluğa karşı aynı infüzyondan gece yatmadan önce bir bardak içilir.
• Akne durumunda bu infüzyonla yüz yıkanıp kurulanırsa cildi temizler.
• Romatizma ağrılarına karşı, zeytinyağında 10-15 gün kadar bekletilen
çiçekleriyle elde edilen eriyiği (özütü) ağrılı yerlere uygulanır.
• Saçlara çok yararlı olan bir banyo suyu hazırlamak üzere çiçekleri suda
kaynatılır. Bu banyo suyuna daldırılan tarakla saçlar taranır.
Köpek papatyası (A. cotula), ülkemizde çok yaygın olarak yetişen, kötü kokulu
bir papatya türüdür. Ama; gaz söktürücü, uyarıcı ve adet söktürücü ilaç olarak
kullanılır. Bu amaçlarla taze ya da kurumuş çiçekleriyle hazırlanan infüzyon,
günde bir-iki kez içilebilir.
Matricaria cinsi papatyalar içinde anayurdu Avrasya olan ve ülkemizde de çok
yaygın yetişeni, Adi ya da Tıbbi papatya (M. chamomilla) türüdür. 25-50 cm.
kadar boylanabilen, dayanıklı çokyıllık otsu bitkidir. Sarı renkli tüpsü
çiçeklerinden oluşan çiçek başı kubbe gibi çıkıntılı ve içi boştur. Bunların
çevresindeki dilsi çiçekleri beyaz renkli olur.
Adi papatyanın tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri de şöyle
sıralanabilir:
• İştah artırıcı, yatıştırıcı; mide ve bağırsak gazları ile safrayı söktürücü, idrarı
artırıcıdır. Bu etkilerinden yararlanılmak üzere iki-üç tutam taze veya kurumuş
çiçekleriyle hazırlanan infüzyon günde bir-iki kez içilebilir.
• Boğaz ağrılarına karşı, iki-üç tutam taze veya kurumuş çiçekleri kaynatılarak
bir dekoksiyon hazırlanır. Bu dekoksiyonla günde birkaç kez derin gargara
yapılır.
• Yaraları iyileştirici olarak aynı dekoksiyon yaralara dıştan kompres olarak
uygulanır.
• Saç rengini açmak üzere, gene bu dekoksiyon kullanılır.

Şifalı Bitkiler admin | 05 May 2008

MISIR PÜSKÜLÜ

Orjinal Adı Zea mays
Bilgi

Buğdaygiller familyasındandır. Anayurdu Güney
Amerika olan mısır, Amerika Kıtası’nın keşfinden sonra denizciler tarafından
Avrupa’ya getirilmiştir. Oradan da, Afrika anakarasından, Mısır üzerinden
ülkemize getirildiğinden, dilimizde bu bitkiye mısır adı verildiği
sanılmaktadır, 2 m’ye kadar boylanabilen, biryıllık dayanıklı tahıl ve kültür
bitkisidir. Mısırın kökleri toprakta derine kadar iner, kalın ve bol saçaklıdır. 4
cm. çapa ulaşabilen dik gövdesi boğumludur. Bu boğumlar arasında gövdenin
içi boş olur. Gövde üzerinde almaşık dizili uzun yaprakları şerit biçiminde,
paralel damarlı ve uçları sivridir. Aynı bitki üzerinde ayrı kesimlerde yer alan
dişi ve erkek çiçeklerden erkek olanları, gövdenin ucunda başaklar; dişi
olanları, yaprak koltuklarında koçanlar halinde görülür. Dişi çiçeklerin
olgunlaşmasıyla meydana gelen mısır tohumları, tek ve kalın bir sap olan
koçan üzerinde düzgün sıralar halinde dizilmiş iri taneler şeklinde olur.
Konumuza yararı olan kısımları, dişi çiçeklerin olgunlaşıp tane biçimine
gelmeden önce koçanın ucunda 10-30 cm. uzunlukta oluşturdukları ve adına
mısır püskülü denilen ipliksi uzantıları (stigma’ları)dır. Bol güneşli sulak
alanları seven mısır bitkisi, ülkemizin su bulunan hemen hemen her yerinde
kültür bitkisi olarak yetiştirilirken çok gelişip fazla yer kapladığından
tohumlarının toprağa seyrek olarak ekilmesine dikkat edilir.
6000 yıl kadar önce Güney Amerika’daki And Dağları bölgesi yerlileri
tarafından yetiştirildiği ve tüketildiği saptanan mısır bitkisinin taneleri, yüksek
oranda nişasta ile doymamış yağ asitleri, A vitamini ve sterolleri içerir. Bu
yüzden mısır taneleri hem insanlar hem de hayvanlar için değerli bir besin
kaynağıdır, ilaç olarak kullanılan mısır püskülünün içerdiği maddeler ise
şunlardır: Glikoz ve maltoz gibi şekerler, steroller, reçine, potasyum tuzları ve
uçucu yağ.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı

Açık esmer ya da kırmızımsı renkli hafif ve özel kokusu bulunan mısır
püskülünün tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle
özetlenebilir:
• Sakinleştiricidir.
• Bedeni güçlendirici toniktir.
• Romatizma tedavisinde yardımcı olur.
• İdrar söktürücüdür.
• Mesane taşlarını düşürür.
• Üretrit (idrar yolları enfeksiyonu), sistit (mesane enfeksiyonu) ve prostatit
(prostat bezi enfeksiyonu) tedavilerinde etkilidir, özellikle ayrıkotu ve
civanperçemi ile birlikte kullanılırsa daha etkili olur.
• Çocuklarda böbrek sorunlarının atlatılmasına yardımcı olur.
Bu etkilen sağlamak üzere, mısır koçanındaki dişi çiçeklerin döllenme olayı
gerçekleşmeden
önce ortaya çıkan püskülleri alınır. Bunlar kurutulduğunda bazı etkilerini
yitirdiğinden kurutulmadan kullanılması daha doğru olur. 1 bardak kaynar
suyun içine 2 tatlı kaşığı kuru ya da taze mısır püskülü konur. 10-15 dakika
demlendirilerek elde edilen infüzyondan günde iki-üç kez birer bardak içilir.
• Mısır tanelerinden elde edilen mısırözü yağının, sıvı bitkisel bir yemeklik
yağ olarak, damar sertliğini önlediğini, kullanan kişilere bu konuda büyük
yarar sağladığını belirtmeden geçemeyeceğiz.

Şifalı Bitkiler admin | 10 Mar 2008

BAYIRTURPU

Orjinal Adı: Armoracia rusticana

Diğer Adları: Eşekturpu, Karaturp, Yabanturpu

Bilgi:

Turpgiller familyasındandır. Anayurdu Akdeniz

bölgesidir. Ama, günümüzde tüm ılıman iklim kuşağındaki yerlerde ve

ülkemizde yaygın olarak yetiştirilmektedir. 30-60 cm. boylanabilen, çokyıllık

dayanıklı otsu bitkidir. Elips biçimli, ucu sivri, iri, kaba dokulu ve parlak yeşil

yaprakları vardır. Yuvarlak kesitli ve boylamasına kabartılı saplarla köke

bağlanan bu yapraklar ezildiğinde yakıcı bir koku yayarlar.

Yaprak koltuklarında haziran-temmuz aylarında açan çiçekleri, beyaz

salkımlar halinde olur. Bitkinin yumrukökü uzun, kalın, dışı sarı kahverengi,

içi beyaz ve etlidir. Bu kökün de yakıcı bir kokusu vardır. Güneşli ve açıklık

alanları, derin kazılmış, hafif ve nemli toprakları seven bayırturpu,

tohumlarıyla çoğalır. Bitkinin taze yumrukökü kalsiyum, sodyum, magnezyum

gibi mineraller ile C vitamini yönünden zengindir. Ayrıca hardal yağı, glikozit

ve sinigrin maddelerini içerir. Bu kökler ince ince rendelenerek, hardalsı

baharat kokusunu versin diye bazı et ve balık yemeklerine katılır.

Bayırturpunun kökleri parçalanarak kum içinde ileriki kullanımlar için taze

olarak saklanabilir. (Bu tür kök saklama ve ileriki günlerde kullanma yöntemi

Avrupa’da pek yaygındır.)

Tibbi Etkileri ve Kullanımı:

Bayırturpunun tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece

özetlenebilir:

• Sindirim sistemini uyarır, iştahı açar, mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür,

ağrıları dindirir.

• İçerdiği antibiyotik nitelik nedeniyle bağırsakların çeperlerini koruyucu rol

oynar.

• Hafif müshil etkisi vardır.

• Grip ve yüksek ateşte iyileştirici etki yapar.

• Balgam söktürücüdür.

• İdrar yolları iltihaplarını iyileştirir.

Bütün bu durumlar için tıbbi etkisini sağlamak üzere, bitkinin yumrukökü

sonbaharda toprağı kazılarak sökülür. Temizlenip iyice rendelenerek günlük

diyete katılır. Ya da bitkinin ufak parçalara bölünmüş yumrukökünden l tatlı

kaşığı alınarak üzerine l bardak kaynar su dökülüp 5 dakika süreyle

demlendirilir. Böylece hazırlanan infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir.

Grip ve yüksek ateşte, içilen infüzyon miktarı artırılabilir.

• Bayırturpu romatizma, bel ve sırt ağrılarına da iyi gelir.

Bunun için, bitkinin yaprak ve çiçekli bölümleriyle yara lapası hazırlanır ve

şikayet edilen yerlere bu lapa dıştan uygulanır.

UYARI

• Gebe kadınlar ile böbrek sorunu olan kişiler, aşırı miktarda bayırturpu

yememelidir.

Şifalı Bitkiler admin | 06 Mar 2008

ARNİKA

Orjinal Adı Arnica montana

Diğer Adları Dağ öküzgözü

Bilgi: Bileşikgiller familyasındandır. Arnica cinsi bitkiler

içinde en çok bilineni Arnika ya da Dağ öküzgözü (A. montana) türüdür. Orta

Avrupa’nın dağlık kesimleriyle Kuzey Afrika ve Batı Asya’da yetişen bu bitki

Türkiye’de görülmez. Ama, konumuzla ilgili olduğu ve önemli tıbbi etkileri

bulunduğu için kısaca arnika diyeceğimiz bu bitkiye kitabımızda yer

veriyoruz. Arnika, 20-60 cm. boylanabilen, çokyıllık dayanıklı otsu bitkidir.

Yerde yatarak uzayan, dışı siyahımsı ve içi beyaz renkli rizom kökleri

(kökgövdeleri); rozet oluşturan ince uzun kargı biçimli tüylü yaprakları; yaz

boyunca açan ve papatyaya benzeyen hoş kokulu turuncu-sarı renkli çiçekleri

vardır. Güneşli yerleri; kumlu, asitli ve bol humuslu toprakları seven arnika,

tohumundan çok ağır geliştiği için kültürü yapılırken, rizomları bölünüp farklı

yerlere dikilerek çoğaltılır.

Arnika uçucu yağları, acı glikozitleri, alkaloitleri, flavonitleri, tanen ve diğer

bazı maddeleri içerir. Yaprakları ince ince kıyılarak yararlı otlardan yapılan

tütüne katılır.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı:

Bitkinin tıbbi etkileri ve onlardan yararlanma yöntemleri şöyle sıralanabilir:

• Yara iyileştiricidir.

• Ezikler, berelenmeler, burkulmalar ve morarmalarda, deride sancı ve yangı

varsa rahatlatıcı ve iyileştiricidir.

• Romatizma, flebit, mayasıl (deri çatlamamışsa) ve benzeri durumlarda ağrı

ile yangıları azaltıp rahatlatıcı etki yapar.

• Ayakları rahatlatmak için yapılan ayak banyolarına katılır.


eXTReMe Tracker