Binbir Derde Şifalı: Biberiye!

Posted by: admin  /  Category: Biberiye

Kuşdili, sultan otu, hasalban isimleriyle bilinen şifalı bitkiler aslında kuşdili bitkisidir. Akdeniz, Ege ve Güney Anadolu bölgelerinde yabani olarak yetişmektedir. Kışın yapraklarını dökmez,  çiçekleri soluk mavimtrak bir renktedir. Bahçelerde ve parklarda süs bitkisi olarakta yetiştirilir. Park ve bahçelerde süs bitkisi olarakta yetiştirilen bu şifalı ot nane kokulu ve çalı görünümlüdür.

Biberiyenin faydaları anlatmakla bitmez. İlk başta idrar söktürücüdür. İnsanın tüm yorgunluğunu ve halsizliğini alır, sinir sistemini düzenler.

Yaşı ilerlemiş kişilerdeki damar sertliğine iyi gelen bir bitkidir. damarların yumuşamasına ve dolaşımın düzenlenmesine faydaları vardır. Düşük tansiyona olumlu etkisi vardır tansiyon hastalarıda bu bitkiden faydalanır.

Kadınların adet sancılarını azaltıcı etkisi olan bir bitkidir. Ayrıca düzensiz adet gören hanımlarında daha düzenli adet görmelerini sağlar.

Romatizmal ağrı çekenler içinde bu bitki şifalıdır. Haricen biberiye esansını romatizma olan bölgeye sürmek ağrıları azaltıp sizi rahatlatacaktır.

Şifalı Baldıran Otu

Posted by: admin  /  Category: Baldıran

Şifalı bitkiler ile ilgili bilgiler vermeye. Şifalı bitkileri sizlere tanıtmaya devam ediyoruz.

Baldıran, ağu otu olarakta bilinen bir bitkidir. Bu şifalı bitki yaz aylarında çiçek açmaktadır. Yaklaşık boyu 1 metredir ve zehirlidir.  Kalın bir gövdesi vardır, yaprakları iri, çiçekleri küçük, meyveleri ise esmer veya yeşil renktedir.  Yol ve tarlaların kenarlarında yetişir. Her bölgemizde bu tedavi edici bitkiye rastlamak mümkündür.

Meyveleri tamamen olgunlaştıktan sonra, çiçekli dalları ile birlikte toplanarak kurutulur. Daha sonra lapa haline getirilerek tüketilir.

Lapa yapılmış olan bu şifalı bitkinin özellikle romatizmal ağrılarına deri üzerine uygulanarak fayda sağlamak mümkündür.  Zehirli olduğu için dahili olarak tüketilmez. Harici olarak tüketmeniz gerekmektedir.

Aspir Bitkisi

Posted by: admin  /  Category: aspir

Yalancı safran adıyla da bilinen aspir bitkisi yaz sonlarına doğru turuncu çiçek açan bir bitkidir. Anadolu’da yabani olarak yetişmektedir. Kurutulmuş tohumları ve çiçekleri suda kaynatılarak içilir. Aynı zamanda tohumları kurutularak yağ elde edilmektedir. Bu yağ bitkisel tedavi yöntemlerinde kullanılır.

Aspir bitkisinin faydaları şunlardır:

  • Ter attırıcıdır
  • Kurt düşürücüdür
  • romatiza ağrılarına karşı etkilidir
  • müshil olarak kullanılır

Kullanılışı ise şöyledir. 100 gr aspir bitkisi 1 litre suda kaynatılarak günde 3 defa 1 bardak içilir.

HARDALLAR

Posted by: admin  /  Category: Şifalı Bitkiler

Orjinal Adı Brassica (ya da Sinapis) türleri
Bilgi
Turpgiller familyasındandır. Avrupa ve Asya’da
yabani ve yaygın olarak yetişen, sağlığa yararları bilindiğinden en az 2000
yıldır tarımı da yapılan, türlerine göre 30 cm. ile 5 m. arasında boylanabilen
biryıllık dayanıklı otsu bitkidir. Türkiye’de yetişen üç önemli türü Kara hardal
(Brassica: Sinapis nigra), Esmer hardal (Brassica: Sinapis juncea) ile Ak
hardal (Brassica: Sinapis alba)’dır. Bunlardan sağlığa yararlı etkileri en fazla
olan Kara hardalın anayurdu Akdeniz havzası ya da Batı Asya’nın ılıman
bölgeleridir. 1-5 m. arasında boylanabilir. Yuvarlak kesitli, sert ve yeşil renkli
gövdesi vardır. Oval biçimli, sivri uçlu ve yakıcı kokulu yapraklarının üstü
koyu ve altı daha açık yesil renklidir. Yaz ortasında küçük salkımlar halinde
açan sarı renkli çiçekleri, hafif hardal kokulu olur. Küçük, küremsi biçimli
kırmızımtırak kahverengi tohumları, yakıcı kokulu ve tahriş edicidir. Verimli
ve suyu iyi akıntılı toprakları seven kara hardal bitkisi, tohumuyla çoğalır.
Kara hardalın tohumlarında yapışkan bitki sıvısı, yağ, sinapin ile sinigrin adlı
glikozit ve myrosin bulunur. Bu tohumlar ak ve esmer hardal tohumları ile
karıştırılıp ezilir ve un haline getirilir, içine koruk suyu, şarap ya da sirke ile
su, şeker, tuz ve baharat katılarak, özellikle bazı et yemeklerinde, çeşni veren
macun halinde tüketilir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Tıbbi etkilerinden yararlanılmak üzere, kara hardalın temmuz ayından
başlayarak olgunlaşan tohumları, bitki kökünden kesilip iyice kurutularak ve
dövülüp silkelenerek toplanır. Bu tohumların sağlığa yararlı etkileri ve
onlardan yararlanma yöntemleri şöylece sıralanabilir:
• Kara hardal terleticidir. Ateşlilik hali, soğuk algınlığı, grip ve bronşitin
atlatılmasına yardımcı olur.
• Midevidir. İştahı açar ve sindirimi kolaylaştırır.
• Mayasıla karşı etkilidir.
Bu etkilerinden yararlanılmak üzere, 1 talı kaşığı kara hardal tozu üzerine 1
bardak kaynar su dökülerek 5 dakika süreyle demlendirilip infüzyon hazırlanır.
Bu infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir.
• Kara hardal romatizma ağrı ve yangılarını hafifletir.
• Artride (eklem iltihabı) karşı etkilidir.
• Kan dolaşımını uyarır.
Bu etkileri sağlamak üzere 120 gr. taze öğütülmüş kara hardal tozu 45
derecelik ılık suyla ağır ağır karıştırılır ve kalın kıvamda bir lapa elde edilir.
Bir tülbentin üzerine yayılıp ağrılı ve yangılı yerlere konulmadan önce,
tülbentin deriye yapışmaması için deriye ıslak gazlı bez yayılıp sonra hardal
lapalı tülbent deriye 1 dakika süreyle uygulanır ve daha sonra tülbent kaldırılır.
Uygulamada deri kızarırsa zeytinyağı sürülerek kızarıklık giderilir.
• Kara hardal ayak üşümelerini geçirir.
Bu etkiyi sağlamak üzere, 1 çorba kaşığı hardal tozu üzerine 1 litre kaynar su
dökülüp 5 dakika süreyle demlendirilerek infüzyon hazırlanır. Sonra üzerine
biraz soğuk su katılıp ılıtarak ayaklar bu infüzyonun içine sokulur.
• Ayrıca kara hardal rahatlatıcı, gevşetici ve yatıştırıcıdır.
• Kan dolaşımını uyarır.
Bu etkileri sağlamak için, 1-2 çorba kaşığı kara hardal tozu, küvete
doldurulmuş sıcak banyo suyuna serpilip iyice karıştırılır ve bu suda banyo
yapılır.
UYARI
• Hardal, cildi duyarlı olan kişileri rahatsız edebilir.

DULAVRATOTU

Posted by: admin  /  Category: Şifalı Bitkiler

Orjinal Adı Arctium lappa (ya da Lappus officinalis)
Diğer Adları Dulkarıgömleği, Hanımyaması
Bilgi
Bileşikgiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmeyen, ülkemizde Doğu ve Kuzey Anadolu bölgelerindeki kırsal kesimde
ve yol kenarlarında yetişen çokyıllık dayanıklı otsu bitkidir. Gölgelik ve nemli
yerleri seven dulavratotu 30-60 cm. boylanabilir. Dallara ayrılan dik bir
gövdesi; iri yaprakları; yaz aylarında açan parlak morumsu ya da kırmızı
çiçekleri vardır. Yapraklarının altı tüylü, damarlı ve beyaz renklidir. Çiçek
yakınındaki yaprakları daha küçük olur. Çiçek bürgülerinin üzerindeki
çengeller, kırda dolaşan hayvanların postuna takılır. Böylece bitkinin tohumu
çevreye dağılır. Bitki, bu tohumlarıyla çoğalır.
Dulavratotunun rizomu (kökgövdesi) ve yaprakları inülin, uçucu yağ, tanen,
acı glikozitler, mikrop kırıcı bazı maddeler ile alkaloitleri içerir. Bitkinin
yaprakları, Doğu Anadolu bölgemizde sebze olarak yenir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Romalılar döneminden beri sağlığa yararlı etkileri bilinen dulavratotunun bu
tıbbi etkileri ve onlardan yararlanma yöntemleri şöyl sıralanabilir:
• İdrar söktürücüdür.
• Hafif müshil etkisi vardır.
• Bedeni güçlendirici bir toniktir.
• Kanı temizler.
• Terleticidir.
• Gut hastalığına karşı olumlu etkisi görülür.
• Sindirim ve safra salgılarını artırarak sindirimi kolaylaştırır, iştahı açar.
Sayılan bu etkileri sağlamak üzere sonbaharda toprağı kazılıp çıkarılan kökü
temizlenir. Dilimlenerek özenle kurutulur, 1 tatlı kaşığı kurumuş kökü 1
bardak suda kaynama noktasına getirilip ateş kısılır, ısıtma 10-15 dakika daha
sürdürülerek hazırlanan dekoksiyöndan günde üç kez birer bardak içilir.
• Dulavratotu aynca deri sorunlarının tedavisinde etkili olur. Yağlı ve akneli
ciltlere iyi gelir. Saçlardaki kepeği keser. Derideki yara ve ülserlerin
iyileşmesini hızlandırır. Egzama ve sedef hastalıklarına karşı iyileştirici etkiler
yapar.
Bu tür deri sorunlarına karşı olumlu etkilerini sağlamak üzere, bitkinin
yapraklanyla yara lapası hazırlanır. Şikayet edilen yerlere lapa dıştan
uygulanır. Ancak sedef hastalığı ve egzamada tedaviye iyileşme belirtileri
görülene değin, uzun süre devam edilmelidir.
• Dulavratotu romatizma ağrılarına karşı da etkili olur.
Bu olumlu etkiyi sağlamak için, bitkinin körpe ve iri yapraklarının tüylü alt
tarafı ağrılı yere konulup bezle sarılarak, gece boyu kaymadan orada kalması
temin edilir. Bu uygulama o günkü ağrıların geçirilmesinde etkili olur. Kalıcı
tedavi için yukarıda hazırlanan yara lapası bir tülbentin içine yayılarak
romatizma ağrılı yere sarılmalı, tedaviye uzun süre devam edilmelidir.

BİBERİYE

Posted by: admin  /  Category: Şifalı Bitkiler

Orjinal Adı Rosmarinus officinalis
Diğer Adları Beyaz püren, Biberya, Hasalban, Kuşdiliotu
Bilgi
Ballıbabagiller familyasındandır. Anayurdu
Akdeniz havzası olup ülkemizde Batı ve Güney Anadolu kıyı şeridinde
yetişen, çokyıllık çalı görünüşlü bir bitkidir. 2 m’ye kadar boylanabildiği ve
kışın yapraklarını dökmediği için bahçelerde süs ve çit bitkisi olarak
yetiştirilmektedir. Bitkinin gövdesi karemsi kesitli ve yeşilken, ikinci yılında
odunsulaşır. Yaklaşık 2 cm. boyundaki iğne gibi ince uzun yapraklarının üstü
parlak koyu yeşil ve altı gri renklidir. Bu yapraklar içe doğru kıvrılırlar. Yaz
boyunca açan küçük çiçekleri mavi ya da eflatuni renklidir. Tohumları küçük,
yağlı ve sarı-kahverengidir. Biberiye bitkisi, tohumlarıyla ya da ağır büyüdüğü
için gövde kalemleri veya daldırma yöntemleriyle çoğaltılır. Biberiyenin
içerdiği uçucu yağlar arasında başta borneol olmak üzere linalol, kamfen,
sineol ile kafuru ve bitkide ayrıca tanen, reçine ile diğer etkili maddeler vardır.
Bu nedenle yaprakları ve ince sürgünleri çok hoş kokan biberiye, taze olarak
salatalara, kurutulup baharat olarak da et yemekleri ve diğer yiyeceklere katılır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Biberiye bitkisi sağlığa çok yararlı olduğu gibi, mükemmel bir
güzelleştiricidir. Önce bitkinin tıbbi etkilerinden söz edelim:
• Kan dolaşımını hızlandırır.
• Sinirleri uyarır ve güçlendirir.
• Mide ve bağırsakları uyarır. Böylece sindirime (özellikle yağlı yiyecek
yendiğinde) yardımcı olur.
• Hazımsızlıktan oluşan gazları söktürür.
• Safra salgısını artırır.
• İdrar söktürücüdür.
• Kadınlarda aybaşını düzene sokar. Gecikmeleri önler, iyi bir adet
söktürücüdür.
• Etkili bir toniktir.
Bu etkileri sağlamak için, biberiyenin yaprak ve taze sürgünleri yaz boyunca
toplanır. Bitkinin tıbbi etkisi, çiçek açtığı zamanlarda en fazla olur. Yaprak ve
ince sürgünler, aşırı sıcak olmayan, çok havadar ve gölge bir yerde ağır ağır
kurutulur. Bir bardak kaynar suya l tatlı kaşığı yaprak ve taze sürgün konulup
10-15 dakika demlendirilerek yapılan infüzyon istendiği kadar içilebilir.
Bitkinin öteki tıbbi etkilerini şöylece sayabiliriz:
• Kas ağrılarını, siyatik ve nevraljiyi hafifletir.
• Romatizma ağrılarını azaltır.
• Burkulma ve eziklerde iyileştiricidir.
• Saç diplerindeki bezleri uyarır. Erken saç dökülmelerini önler.
Bu etkileri sağlamak üzere, biberiyenin yaprak ve genç sürgünleri suya atılıp
iyice kaynatılarak bir dekoksiyon hazırlanır. Bu dekoksiyon, ağrılı yerler ya da
saç dipleri elle iyice ovularak deriye yedirilir.
Biberiyenin cildi güzelleştirici niteliklerini de şöylece sıralayabiliriz:
• Biberiye infüzyonu ile yıkanan saçlar gürleşip güzelleşir.
• Bir bez torbaya konulan biberiye yaprak ve taze sürgünleri banyo
musluğunun altına asılarak üzerine sıcak su akıtılıp böylece doldurulan küvette
banyo yapıldığında cildi derinden temizler, teni kayganlaştırır ve güzelleştirir.
Şampuanla yıkanmaktan yıpranan saçları canlandırır. Bitkinin yaprak ve genç
sürgünleri ezilerek yapılan lapa, kırışıklıkları gidererek cildi güzelleştirir.

Gizlilik Politikası